Rönesans Nedir? Nedenleri Ve Sonuçları Nelerdir?

Rönesans “Yeniden doğuş” anlamına gelir. 15. yüzyılda başlayan bu hareket, aynı yüzyıl içinde bütün Avrupa’ya yayıldı. Bu dönemde İslam ülkelerinde ilerleyen bilim örnek alınarak, deneyselliğe geri dönülmüş, yaşamın gerçek amacı üzerinde durulmuş, matbaanın bulunmasıyla birlikte sanat, şiir ve edebiyatta gelişmeler yaşanmıştır. Rönesans, Floransa, Venedik, İngiltere, Portekiz, Hollanda gibi dönemin küçük kent devletlerinde ve metropollerinde doğmuştur.

Avrupa’yı Rönesans’a götüren nedenler şöyle özetlenebilir:

  1. Orta Çağ’dan beri yapılan ilmi çalışmaların 15. yüzyıla gelindiğinde doruk noktasına ulaşması.
  2. Bu devirde büyük sanatkarların yetişmiş olması.
  3. Matbaanın bulunmasıyla, yeni düşüncelerin geniş kitlelere yayılmasını sağlayan bir ortam olması.
  4. Coğrafi keşifler sonrasında zenginleşen Avrupa’da sanattan ve edebiyattan zevk duyan bir sınıfın oluşması ve bu sınıfın sanatçılara sahip çıkması.
  5. Avrupa’nın, Endülüs Emevileri aracılığıyla tanıdığı zer İslam medeniyetinden etkilenmesi İstanbul’dan, İtalya’ya göç eden Bizans bilginlerinin etkis’

11. yüzyılın sonundan itibaren başlayan Haçlı Seferleri sırasında Avrupalılar Müslüman ülkelerdeki parlak medeniyetle ilk defa karşı karşıya geldiler. Daha sonra bu medeniyet Endülüs Emevileri vasıtasıyla Avrupa’da hızla yayıldı. İslam alimlerinin bilimsel eserleri Avrupa dillerine çevrildi ve okullarda ders kitapları olarak okutuldu. Böylece Batı’da bilimsel ilerlemenin Ye teknik gelişmelerin temeli atılmış oldu. Avrupa’da sanat ve bilimin geliştirilmesini ve canlandırılmasını sağlayan Rönesans asıl olarak İtalya’da ortaya çıktı. Hareketin öncülüğünü İtalya’nın yapmasının en önemli sebepleri şunlardır:

1. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethettikten sonra, isteyen Bizanslı bilim adamlarının İtalya’ya gidebileceklerini duyurdu. İslam medeniyeti ve bilimsel gelişmeler hakkında oldukça fazla bilgiye sahip olan bu Bizanslı bilginler, bilim ve sanat alanında yaptıkları çeviriler ve yazdıkları eserlerle İtalyayı Rönesans’a hazırladılar.

2. Bu dönemde, Doğu dünyasıyla en çok İtalyan gemicilerin irtibattaydı. Bunların İslam ülkelerindeki zenginlik, refah, düzen, adalet ve din özgürlüğünü her fırsatta dile getirmeleri, İtalya’da büyük etki oluşturuyordu.

3. İtalya, Orta Çağ Avrupası’nda en zengin ülkelerinden biriydi. Cenova, Venedik, Pisa ve Floransa şehirleri baharat ticaretini ellerinde tuttukları için dünyanın en zengin şehirleri haline gelmişlerdi. Zamanla bu şehirlerin idaresi tüccar prenslerin eline geçmiş, bu prensler İslam ülkelerinde gördükleri şekilde şairleri, sanatkarları, fikir adamlarını himaye altına almışlardı.

Avrupa’ya göç eden Bizanslı bilginlerin çalışmalarıyla, uzun zamandan beri kapalı duran, unutulan Yunan ve Latin edebiyat eserleri yeniden ortaya çıkarılmış, eski metinler çoğaltılmaya, karşılaştırılmaya ve açıklanmaya başlanmıştı. Matbaacılığın yayılmasıyla bu metinler daha geniş bir kitleye hızla ulaştı ve Rönesans hareketi hızlandı. Dante, Petrarca, Boccacio’dan sonra Machiavelli, Ariosto, Tasso gibi yazarlar yetişti. İtalyan Rönesans hareketi yalnız edebiyat alanıyla sınırlı kalmamış, güzel sanatlar alanına da yayılmıştır. Giotto, Botticelli, Leonardo da Vinci, Michelangelo, Raphael gibi ressam ve heykeltıraşlar, Brunelleschi, Bramante gibi büyük mimarlar bu dönemde yetişmiştir.

Fransa’da ise Rönesans hareketi, Paris Üniversitesi’nde Yunanca dersi veren Gregorio Tifemas’ın etkisiyle başlamıştır. Başlangıçta, Orta Çağ zihniyetiyle hareket eden bilginler ve sanatçılar bu harekete karşı koymak istedilerse de gelişmelere engel olamamışlar.

VIII. Charles’m Napoli şehrini ele geçirmesi, Fransızları İtalyan Rönesansıyla tanıştırmıştı. Ancak asıl Fransız Rönesansı I. François zamanında ortaya çıkmıştır. Bude ve Scaligeı gibi bilginler eski Yunan düşünürleri üzerine araştırmalara hız verirken, Ronsard ile onun çevresinde birleşip Plelade adını alan topluluk da eski eserlerden aldıkları ilhamla yeni bir Fransız edebiyatı meydana getirmeye başlamışlardır. Rabelais, Ronsard. Montaigne bu hareketin en önemli yazarlarıdır. Almanya’da da Rönesans, İtalya’da eğitim gören öğrencilerin etkisiyle başlamış burada Erasmus, Röklen ve Luther etkili olmuştur.

15. yüzyıl sonlarında İtalya’da Padua, Bolonya, Floransa gibi üniversitelerde Rönesans hareketini inceleyen İngiliz bilginleri yurtlarına dönünce Oxford ve Cambridge Üniversitelerin bu hareketi yaymaya çalışmışlar. VIII. Henry’nin himayesi altında İngiliz Rönesansı’na hız vermişlerdir. 1564-1616 yıllan arasında yaşayan William. Shakespeare bu devrin en büyük yazarlarından biri olarak kabul edilir. İspanyol Cervantes, Hollandalı Jerome Boseh, Pieter Bruegel de bu devrin önemli sanatçılarıdır Hollanda’da ayrıca ressam Rembrand bu dönemde yetişen önemli sanatçılardandır.

Rönesans hareketi, Avrupalıları eski Yunan ve Roma’nın sanat eserleriyle karşı karşıya getirmiştir. Resim, heykel ve mimaride yeni bir zevk ve anlayışa yol açmış, eski edebiyat ürünleri örnek alınarak yeni eserler yazma isteği uyanmıştır. Bu zamana kadar başta İncil olmak üzere hemen hemen tüm eserler Latince yazılırdı. Bu dönemde ise büyük yazarlar eserlerini kendi dillerinde yazmaya‘ başlamıştır. Böylece birçok Avrupa ülkesinde milli edebiyat doğmuştur.

Rönesans bilim adamları, İslam alimlerinin eserlerinden aldıkları bilgilere ve onların yöntemlerine dayanarak, araştırmalarında deneye önem vermişlerdir. Böylelikle Rönesanslareetinin sonlarına doğru bilimde de büyük bir ilerleme görülmüştür. Kopernik, Galleo, Kepler gök cisimlerinin hareketlerini ve güneş sisteminin özelliklerini ortaya koymuşlardır. Tarihteki en büyük matematikçilerden biri olarak kabul edilen Newton fiziğin temellerini :oluştururken, Vesalius anatomide yeni buluşlar ortaya koymuştur, Harvey, kan dolaşımını keşfederek anatomi ve tıpta yepyeni bir anlayışa yol açmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.