Tarhun Nedir? Kullanımı, Faydaları ve Zararları Nelerdir?

Türkiye florasında pek çok artemisia türü doğal halde bulunurken; tarhun, üretimi yapılarak varlığını sürdürür. Dünya mutfaklarında kokulu ot olarak yaygındır. Bizde de sıklıkla baharatlar arasında sayılır. Tarhun, Papatyagiller (Asteraceae) familyasındandır.

Bitkinin Boyu: 50-150 cm boylarında, tabanda kahve-rengimsi, yukarıda açık yeşil, dallı, silindirik, dik gövdeli; sapsız, 10 mm uzunluk ve 2 mm genişlikte dar ve uzun, dikenimsi sivri uçlu, yeşil yaprakları olan; ağustos-eylül aylarında yeşilimsi sarı ya da beyazımsı yeşil, küçük, küremsi çiçekler açan; genelde pek meyve ve tohum vermeyen, hoş ve güçlü kokulu, çok yıllık, çalımsı görünüşlü, otsu bir bitkidir. Üretimi kökten ayırmayla ya da çelikle, ender olarak tohum ekilerek yapılır. Güneş gören, kurak, killi ya da hafif alkalinli, süzek toprakları sever. Evde yetiştirmek mümkündür. Kışın soğuktan korumak için üstünü bir örtüyle örtmek gerekebilir.

Coğrafya ve Tarihçesi: Gen merkezi bir görüşe göre Sibirya’dır; buradan Türkler aracılığıyla İran’a ve Anadolu’ya gelmiştir. Bir görüşe göreyse Çin; bir başka görüşe göre de, Güney Avrupa.
Dünyada, çoğunluğu kuzey yarıkürede, 250 türle temsil bulurken; Türkiye florasında görülen 22 artemisa türü arasında tarhun yoktur.
Fransa, İspanya, İtalya ve Kuzey Amerika’da olduğu gibi, ülkemizde de Ankara, Gaziantep, Şanlıurfa, Erzurum gibi illerde tarhun üretimi yapılır. Ayrıca, tarhun yerine, özellikle halk hekimliğinde, kitabımızın pelin (A. absinthium L.) maddesinde anlatılan çeşitli artemisa türleri kullanılır.
Eski Yunanlılar ve Romalılar tarhunu yılan sokmalarına karşı kullanırken; Hindistan’da tarhunla rezenenin özsuyu tanrılara, üst sınıflara ait bir içecek sayılmıştır. İbn-i Sina (980- ‘037) El-Kanun fi’t-Tıb (Hekimlik Yasası) adlı ünlü kitabında tarhunu engerek sokmalarına, vebaya, koleraya, mide şişkinliğine karşı etkili bir ilaç olarak önerir.
Avrupa’ya onu Haçlılar getirir. Burada diş sancılarına ve uykusuzluğa karşı ecza olarak kullanıldığı gibi likör yapımında da kullanılır.
Frenk kralı Charlemagne’ın (Şarlman) (742-814) manastırlarda ve imparatorluk bahçesinde yetiştirilmesini emrettiği bitkilerden biri de tarhundur.

Kullanılan Kısmı ve Bileşimi: Mutfakta ve halk hekimliğinde bitkinin ve toprak üstü çiçekli kısımlarının buharıyla damıtılan uçucu yağı; halk hekimliğinde yaprağa ve uçucu yağa ek olarak kökü de kullanılır.
Türk Gıda Kodeksi’nin baharat tebliğinde tarhun ”bitkinin tekniğine uygun olarak kurutulmuş yaprakları” şeklinde tamamlanır.
Yapraklar gerektikçe koparılabilir, ama hasadın geneli yaz sonunda bitkinin üçte ikisi, biçilerek yapılır. (Derin biçildiğinde bitki kuruyabilir.)
Bileşiminde uçucu yağ (%0,3 – 1), tanenler ve flavonoitler, acı madde, iyot, A, C (askorbik asit) ve K vitaminleri, örnek olarak yada doğal ortamından derlenen bitkilerin yağında etken madde olarak metil ,estragol) (%76,69) bulunur.

Tarhunun Faydaları:

  • Tarhunun yaprakları iştah açıcı,
  • Sindirim kolaylaştırıcı,
  • Uyku verici,
  • İdrar söktürücü,
  • İyileştirici,
  • Adet düzenleyici,
  • serbest radikal süpürücü (antioksidan) olarak bilinir.

Hava yutma (aerofaji), gaz, bağırsak spazmaları, sindirim güçlüğü, geç sindirim, bulantı, hıçkırık gibi sindirim sorunlarında kullanılır. Uyku vericiliğinin de katkısıyla orta derecede sakinleştiricidir.
Bu etkileri elde etmek için 20 gr tarhun yaprağı 1 litre (5 bardak) kaynar suyla demlenir ve günde 2-3 kez birer bardak içilir.
Diş ağrısı için bitkinin kökleri de kullanılır.

Uçucu Tarhun Yağı: Duru, hareketli, sıvı görünüşlü, renksiz-sarımsı ya da yeşilimsi sarı renkli, anasonsu, baharlı, uzaktan kerevizi çağrıştıran, özel kokuludur.
Sindirim sistemini güçlendirici, iştah açıcı, gaz, spazm, hıçkırık giderici, iltihap kurutucu, virüs yok edici, alerji önleyici, zihinsel güçlendirici özellikleriyle bilinir; geç sindirim, gastrit, bağırsak iltihabı, hava yutma, hıçkırık, spazm, yol tutması, adet ağrıları, siyatik (kalçadan bacağa uzanan ağrı), sinir iltihabı, alerjik astım, romatizma, gut, eklem iltihabı, kasılma durumlarında kullanılır.
%20 ve daha az oranla bitkisel yağlarla (örnek kayısı çekirdeği yağı) inceltilerek, bir-kaç damla tarhun uçucu yağı karna ya da iltihaplı bölgelere damlatılıp ovuşturulur.
Yemeklerden önce güneş sinir ağı üzerine 5-10 damla damlatılıp ovuşturulur.
Yemeklerden sonra elin üzerine ya da şekere 1-3 damla damlatılıp yalanır.

Dikkat: Hamileler uçucu tarhun yağın-dan uzak durmalı; genel olarak uzun süre kullanmaktan kaçınılmalıdır! Cilde sürülürken bitkisel yağ oranı %80’den az olursa tarhun alerjiye yol açabilir!
Uçucu tarhun yağı; buğday, fındık, kantaron bitkisel yağlar’ ve almanpapatyası, balsam köknarı, batı sarıçamI, çindefnesi, defne, fesleğen, gül ağacı, kekik, kimyon, köri, lavanta, limonotu, mandalina, mavi gümüşdüğme, mercanköşk, rezene, sahil çamı, servi, şekerleme çalısı, turunç uçucu yağlarıyla birlikte çeşitli formüller içinde de kullanılır.
Uçucu tarhun yağı eczacılıkta ve deterjan yapımında da değerlendirilir.

Mutfaktaki Değeri: Anasonu çağrıştıran lezzetiyle taze yapraklar salatalara, sirkeye, turşulara konur. Böylece asidin etkisi biraz azaltılır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.