Rezene Nedir? Kullanımı, Faydaları Ve Zararları Nelerdir?

Rezene, Maydanozgiller (Apiaceae) familyasındandır. Boyu 60-200 em boylarında, yuvarlak kesitli, koyu yeşil-mavi, dik, tazeyken etli sulu, yaşlanınca içi boş, yukarıda dallanan gövdeli; tabanda uzun saplı, yukarıda sapsız, iplik gibi ince, dar ve uzun, 3-4 parçalı, önce açık, sonbaharda koyu yeşil, almaşık yaprakları olan; ikinci yılın mayıs-eylül aylarında, dal uçlarında 4-25 kollu, 15 cm’lik çapa ulaşan şemsiyemsi durumlar halinde, 2-3 mm boyunda limon sarısı çiçekler açan; 6-10 mm uzunluk ve 1,5-4 mm genişlikte, silindirik ya da yumurtamsı, kahverengi-yeşil, ikili fındıksı tohum-meyveler veren; tepeden tırnağa anasona benzer keskin kokular yayan, iki ya da çok yıllık, otsu bir bitkidir.

Üretimi tohum ekilerek ya da kökten ayırmayla yapılır. Hemen her tür toprakta yetişmekle birlikte güneş gören, kireçli, kumlu, humuslu toprakları sever.
Bitkinin hasadı, meyveler olgunlaşınca, temmuz-ekim aylarında yapılır, güneşte kurutulup dövülür, taneler sap ve samandan ayrılarak mutfaklara ya da pazarlara yönelir.

Coğrafya ve Tarihçesi: Gen merkezi Anadolu ve Makedonya dolayları; kabaca, Akdeniz havzasıdır.
Ülkemizin farklı yörelerinde farklı adlarla anılması onunla ilişkimizin yoğunluğunu ortaya koyar. Artvin, Bursa, Çanakkale, Ha-tay, İstanbul, Karaman, Kastamonu, Kırklareli, Kocaeli, Manisa, Muğla, Samsun, Sinop, Trabzon, Zonguldak gibi illerde 0-1200 metrelerde görülür.
Batı Avrupa’da tarım alanlarında yabancı ot olarak mücadele edilen 580 bitkiden biri olduğu halde; Avrupa’nın ıhman bölgelerinde, Balkan yarımadasında, İtalya, İspanya, İngiltere, Brezilya, Arjantin, ABD ve Suriye’de, sebze olarak ya da daha çok, sağlığa yararlı tohum-meyvelerinden dolayı üretimi de yapılır.
Ülkemizde de yine Karadeniz, Ege ve Akdeniz kıyılarında az miktarda yetiştirilir. Bi-beriye ve lahana türleri hariç, diğer bitkiler rezenenin yetiştiği yerde pek barınamaz.
Tunç (Bronz) Çağında (IÖ 3500-1000), Çinliler, Mısırlılar, Yunanlılar ona baharat olarak bakarken; Hititlerin (IÖ 1650-1200) başkenti Hattuşa’dan (Boğazköy) çıkarılan tabletlerde “Samranu” adıyla geçen bitkinin tohumuyla herhangi bir parçasının ilaç olarak kullanıldığı düşünülür.
Bu arada Yunanlılar rezeneyi, İÖ 490’da, bu bitkiyle dolu ovada, Perslere karşı kazandıkları savaşın bir simgesi sayar; bitkinin adından dolayı ovaya da, zaferi imparatora müjdelemeye koşan askerin yorgunluktan düşüp ölmesi anısına düzenlenen 42 küsur km’lik uzun koşuya da “Marathon” adını verirler.
Roma kentinin kurucularından Romulus, inşa ettiği tapınağın kötülüklerden korunması için etrafını rezene bahçeleriyle çevirir. Romalılar sonraları rezeneye daha çok bir sebze olarak bakar, askerlerle fazla kilo almak istemeyen kadınlar, onu bolca tüketirler.

Kullanılan Kısmı ve Bileşimi: Türk Gıda Kodeksi’nin baharat tebliğine göre ”rezene” sözcüğünden anlaşılması -Foeniculum vulgare Mill. var. dulce çeşidine giren bitkilerin tekniğine uygun olarak kurutulmuş tohumları” ya da “öğütülmüşdir.
Mutfakta ve halk hekimliğinde tohum-meyveler, körpe toprak üstü kısımlar, tohum-meyvelerden damıtılan uçucu yağ ve bitkinin kullanılır.
Rezenenin dereotuna benzer, taze yapraklı dalları, Ege, Akdeniz ve İstanbul semt pazarlarında arapsaçı adıyla satılır, yemeklere koku ve lezzet katması için kullanılır.
Bitkinin bileşiminde C (askorbik asit), A, E, B1 (tiamin), B2 (riboflavin) vitaminleri, kalsiyum, potasyum, sodyum, manganez ve demir mineralleri; tohum-meyvelerinde tanen, uçucu yağ, sabit yağ, zamk, şeker, nişasta, katran; örnek olarak Macaristan kaynaklı bitkilerden su buharıyla damıtılan uçucu yağda da etken madde olarak transanetol (%83,15 -77,68) bulunur.

Rezenenin Faydaları: Avrupa, Alman, Çin, Fransız, İngiliz, İngiliz-bitki, İsviçre farmakopelerinde kayıtlı olan rezene ve uçucu yağının mikrop ve akar (gözle görülmeyen küçük böcekler) öldürücü, enfeksiyonun yayılmasını önleyici, serbest radikal süpürücü, kan pıhtılaşmasını önleyici, böcek koyucu, kas gevşetici, yerel duyu kaldırıcı (lokal anestezik), balgam söktürücü, iltihap kurutucu, ağrı kesici, gen bozucu maddeleri etkisizleştirici (antigenotok-tümör önleyici, kemik erimesini engelleyici, tansiyon düşürücü, karaciğer hasarını onarıcı, östrojen üretici, sindirim kolaylaştırıcı etkileri yapay ve canlı ortam deneyleriyle; böcek koyucu, östrojen üretici, sindirim kolaylaştırıcı, bebeklerde karın ağrısını giderici etkileri klinik araştırmalarla gösterilmiştir.
Bitkinin tohum-meyveleri halk hekimliği uygulamalarında sindirim kolaylaştırıcı, reflü (mide ekşimesi ve yanması) azaltıcı, gaz ve balgam söktürücü, doğum kolaylaştırıcı, süt artırıcı, adet düzenleyici, bakteri yok edici, taş ve kurt düşürücü, damar açıcı, uyarıcı, iştah açıcı, açlık giderici, sakinleştirici, göz iltihabı (konjonktivit) iyileştirici, migren rahatlatıcı; kökü de idrar artırıcı özellikleriyle bilinir.
Genelde 20 gr tohum hafif ezilerek, 1 litre (5 bardak) kaynar suyla 10-15 dakika demlenir, süzülerek günde 2-3 kez birer bardak içilir.
0,5-1 gramlık hap halinde günde 2-3 kez de alınabilir. Ağız kokusunu gidermek üzere tohumlar ağızda çiğnenir.
Ezilmiş tohumlarla maske yapılarak yüz derinden temizlenir.
Rezenenin yaprakları yaralara dışardan uygulanır.
Rezene suyu meme kanserinde, çocuklarda mide ve bağırsak rahatsızlıklarında kullanılır.
Ezilmiş tohumlar banyo suyuna eklenirse, temizlik ve zindelik duygusu güçlenir.
Göz yorgunluğu geçer.
Parfüm endüstrisinde de değerlendirilir.
Günümüzde eczanelerde süzen poşet halinde çeşitli rezene çayları satılmaktadır. Bunlardan anason ve hatta kimyonla karışık olanları da vardır. Hap şekliyle ve keten kesecik içinde sunulanları da.
Rezene çocuk hastalıklarında balla karıştırılıp şurup ya da bonbon halinde gaz giderici, balgam söktürücü olarak kullanılırken; rezene suyu da (aqua foeniculu) gargara ve göz banyosu olarak kullanılır.
Avrupa’da eczanelerde içinde rezene bulunan sayısız preparat vardır.

Dikkat: Hamileler ve epileptik hastalar rezeneden uzak durmalıdır! Ayrıca doz aşımından kaçınmak gerekir: Günde 3 gramdan fazla alınması baş ağrısına ve sersemliğe yol açar! Hekim önerisi ve denetimi olmadan bir-kaç haftadan fazla kullanılmamalıdır.

Ülkemizdeki Uygulamalar: Bursa’nın Keles ve Orhaneli gibi dağ yörelerinde katarakt için bitkinin kaynatıldığı suyun buharı göze tutulur; buralarda, kış uykusuna yatan yılanların uyanırken gözlerini rezeneye sürttüğüne inanılır.
Mardin-Kızıltepe’de iltihap kurutucu, gaz giderici, tansiyon düşürücü, baş ağrısını kesici, görme gücünü artırıcı, emziklilerde süt artırıcı olarak bitkinin kök ve meyvelerinden. 20 gramı 5 bardak kaynar suyla demlenip gün-de 2-3 bardak içilir. 3 ay süreyle içilmesi durumunda bir yıl hasta olunmayacağına inanılır.
Samsun’da emzikliler sütlerini artırmak amacıyla bitkinin yapraklarını yer.
Muğla-Datça’da, taze yapraklı dallar, iştah açıcı, idrar artırıcı, vücudu güçlendirici, balgam söktürücü, sindirim kolaylaştırıcı, ishal kesici, solucan düşürücü, yara ve çıban iyileştirici; tohumlarla demlenen çay da rahatlatıcı ve cildi canlandırıcı olarak değerlendirilir.

Uçucu Rezene Yağı: Saydam, akışkan, sıvı görünüşlü, açık – koyu sarı, anasonsu tipik rezene kokuludur.
iştah açıcı, sindirim kolaylaştırıcı, gaz giderici, bağırsak yumuşatıcı, spazm çözücü, idrar artırıcı, vücudu güçlendirici, zayıflatıcı, kan temizleyici, adet söktürücü, süt artırıcı, kurt düşürücü özellikleriyle bilinir; adet görememe, adet düzensizliği, adet ağrısı, menopoz ve menopoz öncesi sıkıntılar, sindirim bozukluğu, spazmlı kalınbağırsak iltihabı, hava yutma (aerofaji), gaz, paraziter rahatsızlıklar, hıçkırık, astım, spazmlı öksürük, akciğer kanaması, selüloit, emziklilerde süt azlığı durumlarında kullanılır.
Fındık yağı benzeri bitkisel yağlarda iyice inceltilerek; rahatsızlığın durumuna göre karna, kanım alt kısmına, selüloitli bölgelere sürülüp ovuşturulur.
Sindirim sorunları için anason, kişniş, küçükhinistancevizi; zayıflamak için ardıç, limon, servi, ıtır uçucu yağlarıyla birlikte karıştırılarak kullanılırsa etkisi artar.
Uçucu rezene yağı badem, buğday, fındık, kantaron, susam, üzüm çekirdeği bitkisel yağları ve adaçayı, almanpapatyası, anason, ardıç, batı sarıçam’, biberiye, çay ağacı, fesleğen, greyfurt, havuç, ıtır, karamankimyonu, kediotu, kimyon, kişniş, lavanta, mandalina, mayıspapatyası, tarçın, tarhun uçucu yağlarıyla çeşitli formüller içinde de kullanılır.
Günde birkaç kez 1-2 damla balla karıştırılarak ağızdan da alınabilir. (Ancak uçucu yağlar [esans] ağızdan alınırken mutlaka ilgili hekim önerisi ya da denetimi gerekir!)

Dikkat: Hamile ve çocuklar uçucu rezene yağından uzak durmalılar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.