Meyan Kökü Nedir? Nerede Yetişir? Faydaları Nelerdir?

Tanımı: Botanik adı Glycyrrhize Glabra olan meyan kökü; yöresel olarak Biyam, Boyam, Piyam, Tatlıkök diye de adlandırılır. Sonbahar sonuna doğru kökler sökülür, yıkanarak iyice temizlenir, genellikle kabuğu soyulur ve güneşte kurutulur. Daha sonra ince kıyılır ve hava almayan kaplarda saklanır. Çay gibi demlenerek içilir. Meyan kökü dünyada biyolojik olarak en aktif olan bitkilerden biridir. Magnezyum ve silisyum kaynağıdır. Ayrıca köklerinden meyan balı elde edilir, tıbbi etkileri daha fazladır.

Boyu Bosu ve Ötesi: 30-150 cm boylarında, birden çok ve dallı gövdeli; 15-45 mm uzunluk ve 10-20 mm genişlikte, 5-17 yumurtamsı-eliptik yaprakçıktan oluşma, 7-15 cm uzunlukta, tek tüysü bileşik, almaşık yaprakları olan; mayıs-temmuz aylarında, yaprak koltuğunda, 5-15 cm uzunlukta, silindirik, seyrek bir salkım halinde, mavimsi mor, erguvani varyete ya da toprağına göre bazen de beyaz ya da açık sarı çiçekler açan; sert, parlak, koyu kahve-rengi 1-9 tohumlu, uzunca saplı, sivri uçlu, 15-25 mm uzunluk ve 4-5 mm genişlikte baklamsı meyveler veren; güçlü, kalın, odunsu kök saplarıyla (rizom) çok yıllık, çalımsı bir bitkidir.
Üretimi tohum ekilerek ya da kökten ayırmayla yapılır. Bol güneşli, derin, zengin ve nemli toprakları sever. 15 dereceye kadar soğuğa dayanır.

Coğrafya ve Tarihçesi: Gen merkezi, bitkinin türüne göre Doğu Akdeniz, Türkiye ve Çin dolaylarıdır. Günümüzde Türkiye, Çin ve Afganistan’da doğadan toplanırken; Çin’de ve Hindistan’da, Türki cumhuriyetlerde, İspanya ve İtalya’da, Afrika’nın Akdeniz kıyılarında üretimi de yapılır.
Türkiye’de üçü endemik, 6 Glycyrrhiza türüyle birlikte ve iki varyetesiyle temsil bulur. Glabra varyetesi Bitlis, Diyarbakır, Gaziantep, Iğdır, Kahramanmaraş, Kars, Muş, Samsun, Siirt, Şanlıurfa illerinde; var. giandulifera varyetesi Amasya, Ankara, Antalya, Aydın, Bilecik, Çankırı, Erzurum, Hakkari, Hatay, Isparta, İçel, İzmir, Kars, Kırşehir, Malatya, Manisa, Mardin, Muğla, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Tunceli, Van illerin-de 0-1800 metrelerde nehir kenarındaki kumluk alanlarda, alüvyonlu ovalarda, sürülmeyen tarlalarda, yol kenarlarında görülür.

Meyankökü İslam ve Osmanlı tıbbının da kullandığı bitkiler arasındadır. İbn-i Sina’nın (980-1037) öksürük ve soğuk algınlığı için önerdiği ilaçların oluşumunda meyankökü de vardır. 17. yy Türk hekimi Salih bin Nasrullah meyankökünü tek başına ya da başka bitkilerle birlikte çeşitli rahatsızlıklara karşı önerir. “Suyunu içseler mideyi iyi eder, öksürüğe nafidir” der.

Kullanılan Kısmı ve Bileşimi: Halk hekimliğinde ve mutfakta bitkinin kök sapları kullanılır. Sonbaharda toprak-tan çıkarılan 1-3 cm kalınlıktaki kahverengi kökler, kabuğu soyularak ya da soyulmadan, ama kurutularak, 0,5-2,5 cm çap ve 15-50 cm uzunluktaki çubuklar halinde işlem görür. 2-4 yaşındaki bitkilerin kök sapları, son-baharda yerden kazılır, bu sırada, bitkinin varlığını sürdürebilmesi için Tıp Folklorundaki Yeri Avrupa, Afrika, Çin, Endonezya, Hint, İngiliz, Japon, Macar farmakopelerinde (kodeks) kayıtlı olan meyanın mantar, mikrop, virüs yok edici, serbest radikal süpürücü, mide ülserini iyileştirici, balgam söktürücü, öksürük giderici, steroit hormonunu destekleyici, iltihap kurutucu, kan pıhtılaşmasını engelleyici, bellek güçlendirici, karaciğer koruyucu, bağışıklık sistemini güçlendirici özellikleri yapay ve canlı ortam deneyleri; bu özelliklerin birçoğu klinik araştırmalarla gösterilmiştir. Meyan, dünyada üzerinde en çok klinik deney yapılan bitkisel eczadır.
Bitkinin köksapı ve bundan elde edilen meyanbah halk hekimliği uygulamalarında hafif göğüs yumuşatıcı, bronşit iyileştirici, öksürük kesici, boğaz ağrısını giderici, balgam söktürücü, mide ve mide ülseri iyileştirici, idrar söktürücü, ağrı dindirici, vücudu ve zihni güçlendirici, vücut fonksiyonları düzenleyici (alterative), alerji ve yara iyileştirici, serinletici, kolesterol düşürücü, hafif ve orta depresyonları iyileştirici, ultraviyole ışınlar-dan koruyucu özellikleriyle bilinir.
Şekerden 50-100 kat daha tatlı olan glisirizik asit, bitkiye öksürük kesici ve balgam söktürücü özellik kazandırırken; likiritozit ve izolikiritozit flavonoitleri de spazm çözücü etki sağlar.
Addision hastalığı, astım, bronşit, öksürük, soğuk algınlığı, mide ülseri, eklem iltihabı (arthrite), alerji ve idrar yolları rahatsızlıkları, steroit tedavisi sonrası için ağızdan alınır.
AİDS hastalarında ve karaciğer kanserinde direnci artırır.
Son yapılan araştırmalardaysa meyankökünün prostat, mide, akciğer kanserini önleyici etkisinden söz edilmiş; bunun için toz haline getirilmiş kökün bir-iki ay boyunca günde bir kaşık ya da 200-600 mg içilmesi yeniden içmeye başlamak için üç ay ara verilmesi önerilmiştir Meyan dışardan da uçuk, egzama, zona, kaşıntı tedavisinde kullanılır.
Batı’da hem halk hekimliğinde ecza olarak, hem de lezzeti iyi olmayan eczaların lezzetini düzenleyici olarak kullanılışının uzun bir tarihi vardır.
Meyan, eczacılıkta toz, çubuk ya da sıvı olarak; şurup, damla, pastil yapımlarında, bazı hapların düzenlenişinde yer alır. yan köklere dokunulmaması gerekir. Meyankökünün bileşiminde triterpenik saponinler, reçine, nişasta, şekerler, zamk, östradiyol ve östrojen steroitleri, likiritozit ve izolikiritozit flavonoitleri, glisirizik asit bulunur.

Dikkat: Günde 50 gr’dan ve düzenli olarak 6 hafta ya da 2 aydan fazla meyankökü alınması yüksek tansiyona, kalp ritmi bozukluğuna (aritmi), kalsiyum yetersizliğine ve bağımlılığa yol açabilir! Hamileler, emzikliler, yüksek tansiyonlular, böbrek ve karaciğer hastaları, şeker hastaları, kortizon tedavisi görenler meyandan uzak durmalıdır!
Bitkinin köklerinden yalın halde kemik, bakırsülfatla çağla, potasyum bikromatla açık somon renkleri elde edilir. Mordan olarak demirsülfatın devreye girmesiyle bej sarı, paslı sarı, yanık sarı gibi renkler de sağlanabilir.

Ülkemizdeki Uygulamalar: Meyan bitki-sinin kökleri, Bodrum’da öksürük ve bronşit giderici; Düzce’de mide ve karın ağrısını, bağırsak bozukluklarını iyileştirici; Bitlis’te kan şekerini düşürücü olarak kaynatılıp içilir.
İzmir-Bergama’da mide ülserinde meyanbah suda eritilip saatte bir yudum içilir, öksürükte biraz meyanbah yenir ya da kök kaynatılıp içilir, göğüs tutukluğunda meyankökünün suyu sulandırılarak içilir.
Konya’da bitkinin kökü ve meyanbah göğüs ve akciğer hastalıklarına karşı kullanılır.
Basur tedavisi için, Aydın’da yapraklar dışardan uygulanır; Kayseri’de kök kaynatılarak içilir.
Denizli’de meyankökü suyu taş ve kum düşürücü olarak içilir.
Gaziantep, Diyarbakır illeriyle Mardin-Kızıltepe’de göğüs yumuşatıcı, balgam söktürücü, bronşit iyileştirici, kuru öksürüğü kesici, nikotinin etkisini azaltıcı, idrar artırıcı, böbrek taşın ve yüksek tansiyonu düşürücü, basur iyileştirici olarak dış kabukları soyulan kökler parçalanıp kaynatılarak 1-2 saat bekletilip içilir.

Mutfaktaki Değeri: Meyankökünün kokusu biraz anasonu ya rezeneyi çağrıştırır, ama bunlardan daha Lezzeti tatlı, hafif acımsı ve tıbbi çağırışımlıdır.
Tarihten günümüze şerbet, şeker, şekerleme kek ve öksürük şurubu yapımında kullanılmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.