Koka Bitkisinin Faydaları ve Zararları Nelerdir?

İngiliz araştırmacı Henry Hobhouse’a göre, insanlık tarihini, özellikle son 400 yıl içinde, en az insan faktörü kadar değiştiren altı bitkiden biridir, koka. (Diğerleri şeker kamışı, çay, pamuk, patates ve kınakına.) Koka, adını verdiği Kokaağacıgiller (Erythroxylaceae) familyasındandır.

Boyu Bosu ve Ötesi: Kendi halinde bırakıldığında 4 metreye kadar boylanabilen, ama kolay ve bol ürün elde etmek için genelde 1-2 mm boylarında tutulan, sık dallı, kahverengi-kızıl kabuklu; 2-8 cm uzunluğunda, yumurtamsı, sivri uçlu, üst yüzü koyu, alt yüzü grimsi yeşil, almaşık ve sık yapraklarını dökmeyen; küçük demetler halinde, sarımsı beyaz 5 taçyapraklı çiçekler açan; önceleri yeşilken, ardından sarıya ve olgunlaşırken kırmızıya dönen, tek tohumlu eriksi (drupa) meyveler veren bir çalı ya da ağaççıktır.
2-3 yaşında olgun hale gelen kola çalısının yapraklarında %2-3 oranında kokain bulunur. Yılda ortalama 3-10 defada yapılan yaprak hasadı ancak yarım kilodur, en çok bir kiloya ulaştığı olur. Hektar başına yıllık yaprak hasadıysa 0,8-2 tondur. Olgunlaştığında hafif sarımsı bir hal alan yapraklar gölde ve “tambur” adı verilen, 30-50 kğ’lık balyalar halinde işlem görür. Koka ağaççığının üretimi tohum ekilerek yapılır.

Coğrafya ve Tarihçesi: Gen merkezi Peru, Bolivya, Ekvador ve Kolombiya’daki sıcak ve nemli And dağlarıdır. Bu dağların özellikle doğu yamaçlarında 600-1600 metrelerde görülür.
Buralarda, şili’ de, Arjantin’de, Brezilya’da; Afrika ülkelerinden Kamerun’da; Güneydoğu Asya ülkelerinden Hindistan, Sri Lanka, Endonezya, Tayvan’da üretimi yapılır.
Güney Amerika’da 283 çeşidi vardır, ama bunlardan yaprak ve alkaloit bakımından zengin olan iki türü daha çok işlem görür.
5 bin yıldan bu yana Peru ve Bolivya’nın yerli halkı, bu bitkinin yapraklarını çiğnemiş, böylelikle yorgunluk, açlık ve susuzluk giderici, güçlendirici etkilerinden yararlanmaya Çalışmış, dini törenlerde de ondan medet ummuştur.
“Kutsal yaprak”, “bin yıllık yaprak” diye de adlandırılan kokanın çok eski dönemlerde de bahçelerde üretimi yapılırdı. Kutsal denmesinin nedeni tanrılara sunulması, “bin yıllık” denmesinin nedeniyse İnkalar’dan çok önceleri bile yararlanılmış olması. Koka yapraklarından
1860’ta elde edilen kokain, zamanla toplumları tehdit eden belalardan biri haline gelmiştir.
1880’li yılların sonlarında da, yine yapraklardan hareketle günümüzün en popüler alkolsüz gazlı içeceklerinden Cola’nın bulunuş öyküsü başlar. 1887 ya da 1892’de ABD’de Coca-Cola, gazlı içecek markası olarak piyasaya sürülür.

Kullanılan Kısmı ve Bileşimi: Mutfakta ve halk hekimliğinde koka bitkisinin yaprakları kullanılır. Yapraklarda kokain, papain, higrin, quinolin, benzoin, piridin, kokamin başta olmak üzere 14 adet alkaloit, flavonoitler, uçucu yağ, E, A, B2 (riboflavin) ve C (askorbik asit) vitaminleri ile kalsiyum, demir, fosfor mineralleri bulunur.

Tıp Folklorundaki Yeri Koka ağacının yaprakları açlığa, susuzluğa, uykusuzluğa, soğuğa direnci artırıcı, keyif verici, kişiye güven ve güçlülük duygusu aşılayıcı, baş ağrısı ve bulantı giderici, uyutucu özellikleriyle bilinir.

Dikkat: Alışkanlık yaptığı unutulmamalıdır! Koka yapraklarından elde edilen kokain, başlangıçta keyif verir gibi gelirken, doz zamanla yetmemeye başlar, gerginlik, sıkıntı ve öfke baş gösterir. Saldırganlık ya da toplumdan kopuş ortaya çıkar. Sonunda sinir sistemi tahrip olur, solunum sistemi bozulur ve ölüm gelir.
Günümüzde koka yaprakları ve kokainin, modern tıp ve eczacılık dışında, taşınması ve uyuşturucu olarak kullanılması yasaktır!
Bu arada son yapılan araştırmalarda fazla içilen kolalı içeceklerin yüksek tansiyonu artırdığı da saptanmıştır.
Ağaççığın yapraklarından demlenen çay nezle tedavisinde kullanılır.
Sert dokulu gövde ve dal odunundan tespih yapılır.
Özet olarak, kokain, insanlığın geleceğini tehdit eden bir zehir konumundayken; doğal ortamındaki koka ağacının yararlarından söz edilebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.