Kapari Nedir? Nasıl Kullanılır? Faydaları ve Zararları Nelerdir?

İspanyolların çiçeğinin tomurcuğundan yılda 20 milyar dolar kazanıp “ulusal bitki” ilan ettiği; Almanların tam 472 çeşit yiyecekle birlikte tükettiği kapari, tipik bir Akdeniz bitkisi, maki topluluğunun göz alıcı üyelerinden biri. Yıldızı bizde de parlak sayılır. Kapari, adını verdiği Kaparigiller (Capparaceae) familyasındandır.

Boyu 60-300 cm boylarında, genellikle yere ya-yılmış, sürünücü, kırmızımsı, odunsu gövdeli; kısa saplı, 2-4 cm boyunda, geniş yumurtamsı ya da yüreksi, ucu küt ya da çentikli, genellikle kalın, etli, bazen kırmızı lekeli, mavimsi açık yeşil, almaşık yapraklarını kışın ılık geçtiği yerlerde dökmeyen; yaprak koltuklarında kedi tırnaklarına benzer kısa, kıvrık dikenleri olan ve bunların hemen yanında, mayıs-eylül aylarında, sabahtan öğle üzerine kadar, 4-6 cm çapında, ortasında mor polenli uzun püsküller (erkekorganlar) bulunan, bazen pembemsi lekeli 4 beyaz taçyapraklı, gösterişli çiçekler açan; uzun saplı, 3-6 cm boy ve 5-10 mm çapında, uzun armutsu, çok tohumlu, mavimsi yeşil (içi kırmızı) kapsül meyveler veren; 200 yıl ömürlü, yayılıcı bir çalıdır.

Üretim tohum ekilerek ya da çelikle yapılır. Güneş gören, süzek toprakları sever. —5 ya da —10 dereceye kadar soğuğa ve kuraklığa dayanır. Bu sebeplerle, güneye bakan araziler kültürü için daha elverişlidir.
Su ve bakım istemeyen, kıraç arazilerde de yetişebilen bitkiden dönüm başına 2,5 ton dolayında ürün alınır. Bir lezzet ve Şifa deposu olan kaparinin ekimi, mart ayında; hasadıysa üç yaşından başlayarak mayıs-ağustos ya da haziran-eylül aylarında 5-10 mm çapında, nohut iriliğinde, bazen daha küçük, küremsi çiçek tomurcuklarının haftada iki kez toplanmasıyla yapılır.

Coğrafya ve Tarihçesi: Kaparinin gen merkezi Akdeniz havzasıdır. Dünyada 150-350 tür, Türkiye’de 2 tür ve 6 taksonla temsil bulur. Bu tür Adana, Antalya, Balıkesir, Denizli, Hatay, İçel, İstanbul, İzmir, Muğla gibi illerde deniz yüzeyinde, en çok 200-300 metre yüksekliklerde görülürken; 20-30 cm boylarındaki, diğer yatık-yayvan tür C. ovata Desf. (Bodurkapari), Ankara, Artvin, Aydın Çanakkale, Denizli, Diyarbakır, Gaziantep, Hakkari, Konya, Mardin, Tokat, Şanlıurfa illerinde 1500-2000 metrelere kadar çıkabilir. Romalılar kapariyi soslarda kullanmıştır Yaşlı Plinius (23-79) kaparinin egzotik kaynaklı bir bitki olduğunu söylerken biraz yanılır. Anavarza doğumlu Dioscorides (40 90) onun dalak rahatsızlıkları, adet düzensizlikleri, ülserler ve siyatik ağrılarına (kalçadan bacağa uzanan ağrı) iyi geldiğini belirtir. Bergama doğumlu Bizanslı çocuk hekimi Oribasius (325-403), bebeklerde görülen hidrosefali hastalığının tedavisinde kullandığı merhemde, zeytinyağı, tuz, balmumu, arpa lapası, Aristolochia sp. (Acıkök ya da Loğusa çiçeği) gibi maddelerin yanında kapari kökü ve kabuklarına da yer vermiştir.

Kullanılan Kısmı ve Bileşimi: Kaparinin mutfakta ve beslenme endüstrisinde kullanılan, ticari değer taşıyan en önemli kısmı, çiçek tomurcuklarıdır.
Halk hekimliğindeyse kökün yanı sıra, bitkinin gövdesi, meyvesi, dalları, çiçekleri ve kök kabukları kullanılır.
Bileşiminde protein, selüloz, tanen, karbonhidrat, glikozitler, alkaloitler, saponinler, kersetol, rutozit gibi flavonoitler, kaprik asit, ziucocapparin, demir, bakır, fosfor gibi mineraller, C vitamini (askorbik asit), rutin (P viurnini) bulunur.
Çiçek tomurcuklarının hardala benzer ayaksı lezzeti, bir tür kükürt glikozitinin parçalanmasıyla ortaya çıkar.

Tıp Folklorundaki Yeri: Kaparinin sonbaharda toplanıp kurutulan kök ve kök kabukları ağrı kesici, solucan düşürücü, basur iyileştirici, bağırsak yumuşatıcı. tıkanıklık giderici, kan temizleyici, idrar artırıcı, adet söktürücü, gaz giderici, balgam söktürücü, güçlendirici, damar daraltıcı, karaciğer koruyucu özellikleriyle bilinir.
Dahilen ishal, gut, romatizma, felç, kan bozuklukları, basur, dalak büyümesi, damar sertliği, mide, bağırsak, karaciğer sorunlarında kullanılır.
Çiçek, meyve ve kabuklarda bulunan kersetol, rutozit gibi flavonoitlerin karaciğer hücrelerinin hasarını önleyici (antihepato-oksik) etki gösterdiği kanıtlanmıştır.
Bu etkileri elde etmek için kurutulmuş 10- 30 gr bitki 1 litre (5 bardak) suda kaynatılır ya da 1 litre kaynar suyla demlenir ve günde üç bardak içilir.
Kök ve kabuklar dışardan, cilt sorunlarının, basit yaraların tedavisinde, zayıf saçların güçlendirilmesinde kullanılır.
Acı lezzetli gövde ve sap kabukları iştah açıcıdır.
Çiçek tomurcukları bağırsak yumuşatıcıdır. içerden öksürük tedavisinde, dışardan enfeksiyonlu gözlerde kullanılır, katarakt oluşumunu engeller.
Bitkinin kaynatıldığı su rahim iltihabına iyi gelir.
Öldürülmüş yaprak gut tedavisinde dışardan uygulanır.
Kapari, Uluslararası Kanser Enstitüsü tarafından, antitümör etki sağlayan ilaç hazırlanmasında kullanılan bitkiler arasında yer alır.
Köklerle demlenen çayın balla içilmesinin cinsel gücü artırıcı (afrodizyak) etki yaptığına inanılır.
Kaparinin bileşiminde bulunan P vitamini ya da rutin denen bioflavonoidin kılcal ve toplardamarları koruyucu, bunların esnekliğini artırıcı özelliği vardır, basura, varislere ve ödeme karşı etkilidir.
Klasik Hint hekimliği Ayurveda’da karaciğeri koruyucu olarak işlem görür.
Boya ve kozmetik endüstrisinde de kullanılır.
En kurak aylarda bile yeşil kaldığı ve geç tutuşan bitki olduğu için orman yangınlarına dayanıklıdır.
Erozyon mücadelesi için de etkili bir bitkidir. Kökü yerin derinlerine inerek toprağın dağılıp sürüklenmesini önler.

Ülkemizdeki Uygulamalar: Muğla-Datça’da bitki kökünün kanatılarak içilmesinin prostata iyi geleceğine inanılır; burada, eskiden hayvanların ağzına ya da su içerken insanların burnuna kaçan sülükler bu bitkinin yaralanması ya da koparılmasından sızan sütle çıkarılırmış.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.