Havucun Faydaları Nelerdir?

Kökeni ve Yayılışı: Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika orijinlidir. Günümüzde dünyanın her tarafında geniş alanlarda yetiştirilen havuçla ilgili olarak özellikle Almanya, Hollanda, İngiltere, Fransa ve Amerika’da çeşit ıslahı konusunda yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Ülkemizde özellikle Hatay Samandağ’da yetiştirilen havucun vişne çürüğü renkli olması bu havucun havuç suyu sanayince tercih edilmesine sebep olmuştur.

Bitkisel Özellikleri: Havucun yabani formları bir yıllık, kültür formları toprak altında iki yıllıktır. İlk yılı, etli kökleri ile toprak üstünde sap ve yaprakları meydana gelir. Kökleri 40-50 cm. derinliğe kadar inebilir. İkinci sene, 60-100 cm. kadar yükseklikte sapları oluşur. Yapraklar, dereotu yaprağına benzediğinden parçalıdır.
Sapın ucunda şemsiyemsi çiçek topluluğu bulunur. Çiçekler beyaz renklidir.

Nadiren, yeşilimtırak-beyaz renkli de olabilir. Hermaphrodit olmakla beraber allogam’dır. Olgunlaştığı zaman ikiye ayrılan meyveleri vardır. Tohumlar; küçük, sarımtırak-kurşuni renkli ve hafif çengellidir. Tohumlar 3-4 yıl canlılığını muhafaza edebilir.

İçerikleri: 454 g. havuçta; 48.000 ünite A vitamini, 0.27 mg. BI ve B2, 2.0 mg. niacin, 24 mg. C vitamini, 4.8 g. protein, 156 mg. kalsiyum, 148 mg. fosfor ve 3.2 mg. demir ve 1.2 mg. yağ bulunur. Bu bakımdan beslenme programında özel bir öneme sahiptir. Dolayısıyla çocuk, genç, ergin ve yaşlıların beslenme-sinde taze, haşlanmış hali veya suyu vazgeçilmezdir.

Faydalanma Yönleri:

Toprak altında bulunan etli ve yumuşak bünyeli köklerinden istifade edilir. Havuç, A vitamini bakımından çok zengindir. Aynı zamanda diğer vitamin ve besin maddelerine de sahiptir.

Halk hekimliğinde; göz zafiyetinde, böbrek ağrılarının dindirilmesinde, mide rahatsızlıklarında, gaz söktürmede, cinsel gücü artırmada, kabızlıkta, bağırsak iltihaplanmasında, idrar artırmada ve adet söktürmede (tohumu), bağırsak kurtlarını düşürmede, kansızlıkta, yeni bebekli hanımların sütünü artırmada, öksürükte, soğuk algınlığında (bal ile karışımı), göğüs yumuşatmada, balgam söktürmede, kalp hastalıklarında, cildin güzelleştirilmesinde faydalanılır.

Ayrıca, damar sertliğinde, bacak ağrılarında (sarımsakla birlikte), vücudun güçlenmesinde, yağı diş etlerinin kuvvetlendirilmesinde, astımda, çocuk ishalinde, bağırsak bozukluklarında, sırt ağrılarında, karaciğer ve mideye kuvvet vermede (turşusu), dalak şişinin indirilmesinde, cilde canlılık vermede, kanlı idrarın giderilmesinde, sarılık hastalığında, adet durumunun ağrısız ve düzenli olmasını sağlamada, safra kesesi ve böbrekteki taşı düşürmede yaygın olarak kullanılmaktadır.

Yağlı merhem şeklinde deri hastalıklarında ve yaralanmalarda, yanıklarda ve donmalarda pansuman yapılarak kullanılır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.