Çam Fıstığı Nedir? Faydaları Nelerdir?

Fıstıkçamı, Çamgiller (Pinaceae) familyasındandır. Fıstıkçamı; 20-25 metre boylanabilen, yayvan dallarıyla 30 metre en yapabilenleri bulunan, derin çatlaklı, kırmızımsı gri gövdeli; 10-15 cm uzunluğundaki, batıcı, sivri uçlu, parlak açık yeşil, ikili iğne yapraklarını 2-4 yıl üzerinde taşıyan; nisan-mayıs aylarında, yeni sürgün diplerinde, birçoğu bir arada, 1-1,5 cm boyunda, yumurtamsı-silindirik kozalakçıklar halinde, sarımsı-turuncu-kahverengi erkek çiçekler ve sürgün uçlarında, tek, 4-6 mm boyunda kozalakçık şeklinde, sarımsı yeşil, dişi çiçekler açan; tek ve 3’lü gruplar halinde, üçüncü yılında olgunlaştığında kızıl-kahverengi bir renk alan, 8-15 cm boy ve 6-10 em çapındaki kozalak meyvelerin pulları al-tında sert, odunsu kabuklu, 1,5-2 cm boyunda, yenebilir tohumlar taşıyan, 250 yıl dolaylarında yaşayan, gençken yuvarlak, yaşlandığında şemsiyemsi tepeli bir ağaçtır.

Olgunlaşan kozalaklar dallarından koparılıp güneşli bir yere serilerek kurumaya bırakılır. Sıcakta pulları açılan kozalaklardan odunsu kabuklu tohumlar çıkarılır. Biraz ıslatılır ki dış kabuklar kırılıp alınırken iç fıstıklar parçalanmasını. Üzerlerindeki ince zar da çıkarılarak iç fıstıklar kurutulur ve tüketilmeye hazır hale gelir. Ağacın en verimli dönemi 25-80 yaşlarıdır.

Üretimi tohum ekilerek ya da çelikle yapılır. Güneş gören, süzek, silisli, kumlu toprakları sever. —18 dereceye kadar soğuğa dayanır. Fıstığından ve odunundan yararlanmanın dışında, hoş görünüşünden dolayı park ve bahçelerde dekoratif amaçla da yetiştirilir.

Coğrafya ve Tarihçesi: Gen merkezi Akdeniz havzası, özellikle İtalya olan fıstıkçamı, dünyadaki en geniş yayılım alanlarından birini Türkiye’de gösterir. Dünya üzerinde 111, ülkemizde 5 Pinus türüyle birlikte temsil bulur. (Ülkemizdeki alttür ve varyetelerin adlandırılışı konusunda tereddüt söz konusu.)

Fıstıkçamı Antalya, Artvin, Bursa, İzmir, Kahramanmaraş, Trabzon illerinde 0-750 metrelerde doğal yayılış gösterdiği gibi, buralarda ve Marmara ile Batı Karadeniz bölgelerinde insan eliyle de yetiştirilir. Fıstıkçamı yetiştirilen bazı iller: Muğla, Aydın, İzmir, Manisa, Balıkesir, Kahramanmaraş.

Kullanılan Kısmı ve Bileşimi: Terk Gıda Kodeksi’nin baharat tebliğine göre çamfıstığı deyince; “Pinus pinea L. türüne en bitkilerin tohumlarının kabuğu sıyrılmış ve zarından temizlenmiş, embriyonu da bulunan endosperm kısmı” anlaşılmalıdır. Mutfakta burada tanımı yapılan iç fıstık ile bundan elde edilen yağ; halk hekimliğin-deyse bunların yanı sıra, ağaçtan elde edilen reçine, kabuklar ve taze filizler kullanılır. Çamfıstığı %46 oranında sabit yağ, protein, selüloz ve E, B1 (vitiamin), B3 (PP, niasin), A vitaminleri, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, çinko mineralleri içerir. Çamfıstığı yağında bolca E (100 gramında 13 mg) ve B1 vitamini, fosfor, demir mineralleri, çoklu doymamış (%60,4), tekli doymamış (%30,4), doymuş yağ asidi (%9,2) bulu-nur. Çoklu doymamış yağların %59,9’u linoleik (omega 6), %0,5’i linoleniktir (omega 3).

Faydaları: Çamfıstığı ağacından elde edilen reçine idrar artırıcı, parazit düşürücü, solunum yollarını rahatlatıcı özellikleriyle bilinir. Böbrek ve mesane şikayetlerinde, romatizma ağrılarında, öksürük, üşütme, grip ve verem gibi solunum yolu rahatsızlıklarında kullanılır. Yara, yanık gibi cilt rahatsızlıkları için lapa olarak uygulanır. Çamfıstığıysa, akciğer ve kalp rahatsızlıklarında iyileştirici, iç sıkıntısını dağıtıcı, cinsel isteği artırıcı (afrodizyak) kabul edilir. Bunun için belli miktarı aşmamak kaydıyla doğrudan yenir. Balla birlikte ezilmesinden elde edilen macun da güçlendirici olarak değerlendirilir. İslam hekimi Razi (854-932) felçlilere çamfıstığı yemelerini önerir. Parlak altın sarısı, hafif şekerli çamfıstığı yağı, çoklu doymamış asit yoğunluğu sebebiyle sağlığa yararlı, besleyici ve enerji vericidir. Fosfor, B1 ve demirce zenginliği ona zihni güçlendirici özellik kazandırır. Çamfıstığı yağı solunum sistemi üzerinde de etkilidir; öksürük, kronik bronşit, astım iyileştiricidir.

Ülkemizdeki Uygulamalar: İzmir-Bergama’da filiz uçları, suyu, kaynatılmış suyu, çırasının kaynatılmış suyu, katranı, kömürü, taze kozak çağlası, dövülmüş fıstığı, fıstığın yağı, hafif kavrulmuş fıstıkla çekirdeksiz üzümün karıştırılması, sakızı balmumuyla karıştırılması; balgam, boğmaca, diş ağrısı, diş temizliği, doğum sancıları, göğüs tutukluğu, şişlik, yakı (mide ekşimesi), zayıflık durumlarında kullanılır.
Bodrum’da çam filizi adıyla satılan 10- 15 cm’lik taze sürgünler demlenerek astım ve bronşit iyileştirici olarak; Aydın-Koçarlı çevresinde gövde kabuklarıyla demlenen çay mide rahatsızlıklarına karşı içilir. Karabük’te grip, soğuk algınlığı ve öksürükte çam filizleri kaynatılıp, şeker eklenerek ılık halde içilir; göğüs hastalıklarında çamsakızı balla karıştırılıp yenir.
Gaziantep’te kızılçam katranı mide ülseri tedavisi için balla karıştırılıp macun haline getirilerek yenir. Konya’da karaçamın subsp. pallasiana (Lamb.) Homboe alttürünün körpe kozalakları gaz söktürücü, yatıştırıcı olarak ve solunum yolu rahatsızlıklarında, ağızda çiğnenir ya da demlenerek içilir.
Mut – Gülnar – Ermenek yöresinde mide rahatsızlıkları için karaçam katranı toz haline getirilip tülbentle elenir, eşit miktarda balla karıştırılarak bir miktar yenir.
Manisa’nın Kurttutan köyünde çam katranı berelere, ayak, el çatlaklarına ısıtılarak sarılır.
Kızılçam, karaçam, sarıçam gibi türler Balıkesir, Çanakkale, Isparta, İçel, Kırklareli, Muğla, Kahramanmaraş, Sivas, Trabzon illerinde de çeşitli rahatsızlıklar için kullanılır.

Mutfaktaki Değeri: Çamfıstığının yağlımsı bir lezzeti vardır. Hem fıstığı, hem de bundan elde edilen yağı, pastalarda, tatlılarda, bisküvilerde, bazı salatalarda ve omletlerde kullanılır. Çamfıstığı yağı özellikle sos yapımında değerlendirilir.
Çamfıstığı pirinç ve irmikle iyi gider. Fesleğen ve sarımsakla birlikte, İtalyanların ünlü sosu “Pesto”nun oluşumunda yer alır. Ülkemizdeyse, başta Siirt olmak üzere doğu illerimizde özel ve önemli günlerinin yemeği olan “Perde Pilav”ın hazırlanmasında kullanılır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.