Anason Nedir? Nasıl Kullanılır? Faydaları Ve Zararları Nelerdir?

Anason, Maydanoz giller (Apiaceae) familyasındandır. Boyu 15-45 cm boylarında, silindirik, yeşil gövdeli, dallara ayrılan yapıda; maydanoz yapraklarını çağrıştıran dişli kenarlı, yuvarlakça, hafif etli, almaşık yaprakları olan; temmuz ayında dal uçlarında, 8-15 kollu salkımlar halinde, beyaz, sarı, nadiren pembe 5 taç yapraklı, küçük, balverici çiçekler açan; 5-6 mm uzunluk ve 2 mm genişlikte, yanlardan hafif basık, ikili fındıksı, tüylü, grimsi yeşil meyveleri ağustos-eylül aylarında olgunlaşan; iğsi, biraz dallı, beyazımsı köklü; bir yıllık, otsu bir bitkidir.

Üretimi tohum ekilerek yapılır. Sıradan bahçe toprağında yetişmekle birlikte güneş gören, süzek, hafif toprakları sever. Nisanda ekilen tohumlardan 3 hafta içinde çıkan filizler, daha sonra seyreltilir.

Coğrafya ve Tarihçesi: Anasonun gen merkezi kesin olmamakla birlikte, Mısır ile Türkiye, Kıbrıs, Yunanistan, Suriye gibi Doğu Akdeniz ülkeleridir. Dünyada, kuzey yarıkürenin “liman kesimlerinde 300 tür, ülkemizde 5’i endemik, 5’i nadir, 24 tür ve 27 taksonla birlikte temsil bulur.

Ülkemiz,  İspanya  ve  Mısır’la  birlikte, dünyada  en  çok anason üreten ülkeler arasında yer alır. Denizli, Kocaeli, Mardin ilerimizde 0-1000 metrelerde doğal halde bulunan bitki; başta Ege, Akdeniz ve Marmara bölgeleri olmak üzere Antalya, Aydın, Burdur, İzmir, Manisa, Balıkesir, Muğla illerinde, en çok da Burdur’da, 50-3000 metrelerde yetiştirilir.

Kullanılan Kısmı ve Bileşimi: Mutfakta ve halk hekimliğinde anason bitkisinin tohum-meyveleri, bunlardan su buharıyla damıtılan uçucu yağı, mutfakta bunlara ek olarak körpe yaprakları ve çiçekleri kullanılır. Anasonun bileşiminde sabit ve uçucu yağ, nişasta, müsilaj, reçine ve şekerler, östrojenik bileşikler, kalsiyum, demir, magnezyum, potasyum, sodyum mineralleri, A, C (askorbik asit), E ve B grubu vitaminler; örnek olarak İspanya kökenli bitkilerin uçucu yağında tam %90,96 oranda bir metil eter fenol olan, anetol ile; gama-himaşalen (%4,71), beta bizabolen (%0,44), zingiberen (%0,49) gibi terpenler bulunur.

Anasonun faydaları: Avrupa, Alman, Avusturya, İngiliz, İsviçre, Türk farmakopelerinde (kodeks) ve Martindale’de kayıtlı olan anasonun mikrop öldürücü, böcek yok edici, serbest radikal süpürücü, yerel duyu uyuşturucusu anestezik), balgam söktürücü, spazm çözücü, östrojen üretici, tümör engelleyici, sakinleştirici, enzim artırıcı, idrar azaltıcı, gen bozucu maddeleri etkisizleştirici (antigenotoksik) özellikleri yapay ve canlı ortam deneyleriyle gösterilmiştir. Ülkemizde daha çok sindirim kolaylaştırıcı, gaz giderici, spazm çözücü, balgam söktürücü, göğüs yumuşatıcı, hafif uyku verici, iştah açıcı özellikleriyle bilinir.

Astım, basur, hazımsızlık, diş ağrısı, gaz, bebeklerde karın ağrısı tedavilerinde kullanılır. Anasonun cinsel gücü artırıcı (afrodizyak) özelliğinden de söz edilir. Tohum-meyvelerin ve bunlardaki uçucu yağın kadınlarda östrojen hormonu üretmesi ve süt üretimini artırmasıyla ilişkilidir bu. Erkeklerde de libidoyu uyardığı, meni artışını sağladığı söylenir.

Tohumların kaynatıldığı suyun cildi güzelleştirici, genç kızların göğüslerini büyütücü, kadınların göğüslerinin sarkmasını önleyici olduğundan dem vurulur.

1978’de yapılan bir araştırmada, Türkiye’deki sekiz ilacın oluşumunda anasondan yararlanıldığı saptanmıştır.

Dikkat: Adet dönemlerinde ve hamileyken, anason kullanılmamalıdır! Çocuklardan uzak tutulmalı, yüksek dozdan ve sürekli kullanımdan kaçınılmalıdır! Anasonlu alkollü içeceklerle, yemek borusu, üst solunum yolu, sindirim sistemi kanserleri arasında ilişki kurulmaktadır!

Ülkemizdeki Uygulamalar: Diyarbakır’da kısırlık tedavisinde, kadın hastalıklarında, çocukların karın ağrılarıyla gaz sancılarında, ayrıca iltihap kurutucu, tansiyon düşürücü, görme gücünü artırıcı, baş ağrısını giderici olarak 10-20 gram tohum-meyve 1 litre (5 bardak) kaynar suyla demlenerek günde 2-3 bardak içilir (bebeklerde 1-2 çay kaşığı).

Trabzon çevresinde kaynatılarak çocuklarda gaz söktürücü ve sancı giderici olarak kullanılır. İzmir-Bergama’da karın ve boğaz şişmesinde kaynatılarak içilir. Denizli’de mide ağrısını giderici, öksürük kesici, sindirim kolaylaştırıcı, iştah açıcı olarak kullanılır. İstanbul’da basur için kakule, çörekotu ve nane yaprağıyla birlikte kaynatılarak içilir.

Uçucu Anason Yağı: Sıvı görünüşlü, açık sarı renkli, tipik anason kokuludur. Sinirlerle ilgili kas kasılmalarını giderici, spazm çözücü, kadınlarda östrojen üretici, adet söktürücü, süt artırıcı, sindirim kolaylaştırıcı, gaz giderici, idrar artırıcı, kalbi, sindirim ve solunum sistemini uyarıcı özellikleriyle bilinir; sindirim bozuklukları, mide ağrısı, kusma, hava yutma (erofaji), spazmlı kalınbağırsak iltihabı, ağrılı ve düzensiz adet, menopoz ve menopoz öncesi sıkıntıları, çarpıntı, kalp sancısı, yorgunluk, inme, bel ağrısı, spazm durumlarında kullanılır.

Bitkisel yağlarla ya da diğer bazı uçucu yağlarla karıştırılarak dışardan sürülüp ovuşturulur. Sindirim sorunları için rezene ve kişniş uçucu yağlarıyla karıştırılırsa etkisi artar. Günün ana yemek öğünleri öncesi ya da sonrasında 1-2 damla ağızdan alınmasını önerenlerin yanında, sadece dışardan kullanılmasını önerenler de var.

Dikkat: Çocuklar, hamileler ve emzikliler uçucu anason yağından uzak durmalıdır! Biraz yüksek dozu keyif verici olarak kullanılabilir. Anason uçucu yağı eczacılık ve parfüm endüstrisinde, diş macunu yapımında da kullanılır.

Mutfaktaki Değeri: Anasonun güçlü, özel kokulu, baharlı, farklı lezzetli tohum-meyveleri tane olarak yada öğütülerek; ekmek, çörek, bisküvi, pasta, krema, şekerleme yapımlarında, sebze haşlamalarında yer alır. Peynire, turşuya, bir karışım baharatı olan körinin oluşuma girer. Salkım halinde küçük yıldızlara benzeyen şemsiyemsi beyaz çiçekleri ve yaprakları salatalar’ süsler. Uçucu yağı besinlere çeşni verici olarak eklenir. Anason kokulu bisküvi ya da çörek yapmak için malzemelere 1-2 damla uçucu anason yağı eklenir.

Anason, üzümle birlikte, Türkiye’nin ünlü alkollü içeceği rakının yapımına girdiği ve ona o ünlü kokusunu verdiği gibi; Yunanistan’da “Ouzo”, Fransa’da “Pastis”, “Anisette”, Latin Amerika’da “Aguardiente” gibi alkollü içeceklerin yapımına da girer.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.