Şişmanlığın Nedenleri Nelerdir?

Beden ağırlığınız yaşınızla ve şeklinizle orantılı olarak çok yüksekse, ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşma riskiniz artmıştır. 20. yüzyılın başı ve sonu arasında, beslenme ve yaşam şekli değişiklikleriyle kadın ve erkeklerin beden şekil ve ağırlıkları kötü yönde bozulmuştur. Yeni bin yıla girerken, pek çok insan kilolarının üzerindedir. Bundan önemlisi, yüzde 272’si ve erkeklerin yüzde 24’ü klinik olarak şişmandır. (kiloları kendi yapılarına göre iskelet kemikleri istenenden yüzde 20 daha fazladır). Üzücü sayıda çocuk da bu kategoridedir.

Şişmanlığın Nedeni Nedir? Doğal beden ağırlığınız, yaş cinsiyet ve şekil gibi pek çok etkenden etkilenir. Yedikleriniz beden tarafından enerji (kalori) olarak kullanılmadığı, bunun yerine edipoz (yağ) dokusunda depolandığı zaman kilo alırsınız. Kadınlarda bu genellikle, kalçalar, uyluklar, kol ve omuzlarda görülür. Erkeklerde, yağlar bel ve mide çevresinde toplanır.

İnsanlar, yalnızca genetik olarak değil, yeme alışkanlıklarını da ailelerinden aldıkları için, şişmanlık aile içinde de görülmektedir. Çok seyrek olarak şişmanlık, yetersiz çalışan tiroit ve gereğinden fazla çalışan adrenaller gibi salgı bezi sorunlarından kaynaklanır. İnsanlar daha enerji kullandıkları kas kütlelerini kaybettikleri, metabolik hızları yavaşladığı ve daha fazla yağ depoladıkları için, yaşlanmanın da bir etkisi olduğu düşünülmektedir.

Fazla kilolu Olmanın Tehlikeleri: Şişmanlık yalnızca kozmetik bir sorun değildir. Bir yetişkin olarak orta şiddete kilo almak bile, ileride hastalık riskini artırır. Pek çok kilolu kişide yüksek kan basıncı ve kan yağ düzeyleri bulunmaktadır. Bunlar, koroner kalp hastalığı (KKH), felç, bazı kanserler(kolorektal ve meme), safra taşları ve erişkin başlangıçlı diyabet gibi pek çok sağlık sorunuyla bağlantılıdır.

Klinik olarak şişmansanız, bunun anlamı metabolizmanızın bedeninizdeki pek çok organa baskı yapması ve osteporoz gibi diğer tıbbi sorunları kötüleştirecek biçimde kemik ve eklemlerinize ek yük bindirmesidir. Mide çevresinde kilo depolamak (elma şeklinde), kalça ve uyluk bölgesinde (armut şeklinde) yağ depolamaktan daha fazla hastalık  riskine sahiptir. Ancak, toplanan bu ek kiloların yüzde 5-10’unu verebilirseniz ve egzersizle birlikte sağlıklı bir beslenme planı uygularsanız, bu riski azaltabilirsiniz.

Sağlık Risklerini Ölçmek: Doktorlar, beden yağınızın yapınızla olan ilişkisini hesaplamak için, beden kütle endeksini (BKE) kullanırlar. Bu sayı, kilo olarak ağırlığınız (ayakkabılarınız olmadan), metre cinsinden boyunuzun karesine (en yakın ondalık sayıya yuvarlanır) bölünerek bulunur. 1.6 m ve 60 kğ olan bir kadın BKE’si şu şekilde hesaplanabilir: 1.6 çarpı 1.6 = 2.6; sonra 60 bölü 2.6 = 23.1.

Kadınlar için, istenen BKE 19 ve 24 arasındadır. 19’un altındaysa zayıf; 25-27 arasındaysa kilolu; 27 ve 30 arasındaysa şişman kabul edilirsiniz. 30’un üstü klinik olarak şişmandır.

Doktorlar bel-kalça oranı denilen bir diğer değerlendirme de yapabilir: Bel ölçünüz kalça ölçünüze bölünür. Beliniz 75 cm. ve kalçalarınız 92.5. cm ise, oran 0.8’dir. ideal olarak kadınlarda bu oran 0.8’in altında olmalıdır (bel, kalçanın yüzde 80’inden fazla olmamalıdır); 0.9’un üstünde 0.7’nin altında kalp hastalığı riski 3 kattan fazla artmıştır (kiloları normal olsa bile). Genellikle jimnastik salonunda yapılan üçüncü bir ölçümle, yağsız beden kütleniz (kemik ve kaslarınızı yansıtan) ve yağ kütlesi bulunur. Egzersiz programlarının amacı, beden yağını kas haline getirmektir.

Metabolizmanız: Metabolik hızınız, bedeninizin besinleri, tüm beden bölümlerin iyi işler görmesini sağlayacak olan enerjiye çevirme hızıdır. Hızlı yürümek, tenis ve bisiklete binmek gibi, sizi nefessiz bırakacak düzenli aerobik egzersizler, kas kütlenizi artırarak, daha yüksek bir metabolik hıza neden olurlar.

Bu artışın etkisi, egzersiz yaptığınız süreden daha uzundur; bu nedenle dinlenirken bile beden yağını kullanırsınız. Formdaysanız ve düzenli egzersiz yapıyorsanız, yediğiniz ek kaloriler depolanmak yerine yakılacaktır. Düzenli egzersizi bırakırsanız, metabolik hızınız yavaşlar; kas kütlesinin yıkımı başlar ve kilonuz eskisine dönebilir.

Hızlı bir diyet uygularsanız (çok az kalorili), bedeniniz metabolik hızına düşürerek yanıt verir. Normal yeme düzeninize geri döndüğünüzde, bedeniniz ek kalorileri eskisi kadar etkili yıkamaz; bu nedenle de ek enerji yağ olarak depolanır ve kilo alırsınız. Yineleyen hızlı diyetler, koruyucu HDL kolesterol düzeylerini kötü yönde etkileyebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.