Tornado Nedir? Nasıl Oluşur? Korunmanın Yolları?

Tornado, “dönmek” anlamına gelen İspanyolca bir kelimedir. Tornado olaylarında sanki akan bir şelalenin ya da yakından geçen bir trenin çıkardığı gürültüye benzer bir ses duyulmaktadır.

“Tornado bazen bir evin çevresinde ki havayı o kadar hızlı emip boşaltır ki evin içinde ki hava duvarları yıkıp patlatarak dışarı çıkar.”

“Yalnız ABDde her yıl ortalama 800 kadar tornado olduğu ve bu olaylarda yaklaşık 80 kişinin hayatını kaybederek, 1500 kişinin de yaralandığı rapor edilmektedir.”

En özlü tanımla spiral şeklinde dönerek giden çok kuvvetli rüzgârlara tornado denilir. Saatte hızı neredeyse 500 km.’yi bulan bu güçlü hava akımı baca şeklinde koyu renkli bulutlar-2 an meydana gelir. En büyüklerinin çapı maksimum 1500 m.’dir

Bunlar tropikal siklonlara oranla çok daha küçük ve yerel olmakla birlikte dünyada bilinen en güçlü ve yıkıcı fırtınalarıdır. Tornadoların ılık sular üzerinde daha zayıf şiddette olanlarına hortum (waterspout) adı verilir.

Tornado’da konveksiyon (ısınan havanın yükselmesi) şöyle gerçekleşir: hava kütleleri alttan ısınmaz, nemli-sıcak bir hava kütlesi üzerine kuru-soğuk bir havanın çıkması hadisesidir. Altta sıcak hava üstte soğuk hava vardır. Bu durum bir kararsızlık oluşturur. Zaten kararsız hava ve fırtına tornado oluşumunun gerekleridir. Son derece büyük bir hızla yükselmeye başlayan hava içinde girdaplar meydana gelir. Nemli hava soğuk havanın içine çekilir böylece şiddetli fırtınalar doğar. Rüzgarın şiddeti daha da artar ve yönü değişir.

İşte bu yön değişikliği nedeniyle etrafında ki hava yatay olarak dönmeye başlar, kuvvetli bir akımla karşılaştığında da dönerek yükselir. Hava hızla yükseldiği için basınç düşer, sıcaklık azalır. Havada ki su buharı yoğunlaşır. Yoğunlaşan su buharı, orta kısımda beyaz-gri renkli huni şeklinde bir bulut görünümü alır. Huni bulutun altında ki hava merkeze doğru çekilirken hızlı bir şekilde soğuyarak yoğunlaşır ve huni bulut, konveksiyon ile oluşmuş

Cb (Kümülonimbus) bulutunun tabanından yere uzanmaya başlar. Bu uç yere ulaştığı andan itibaren tornado adını alır.

Artık müthiş bir dönme yeteneğiyle spiraller çizerek hareket eden tornadonun içine toz, toprak karışır, koyu renkli siyah bir sütun halini alır. Tornadolar sürekli şimşek, dolu ve sağanak yağmurları da beraberlerinde getirirler.

Bir tornadonun içinde en az bir en fazla altı küçük girdap oluşabilir. Bu tarz tornadoların yıkıcı etkisi çok fazladır. Genellikle kuzey yarım kürede saat ibresinin ters yönünde, güney yarım kürede ise saat ibresi yönünde dönerler. En sık rastlandığı alan ABD’nin güneydoğu sahilleridir. En çok torna-do görülen aylar ise Mayıs ve Haziran olmasına rağmen er. şiddetli tornadolar Nisan ayında oluşur. Tornadolarm süresi bir-kaç saniye olabildiği gibi bir saatten daha fazla devam edenlere de rastlanmıştır. En uzun süreli tornadolar hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak 1 900’lü yıllardan beri rapor edilen tornadolara göre tornadoların ortalama süesi 10 dakikadan azdırır.

Chicago Üniversitesi’nden Prof. T. Theodore Fujita çok vorteksli (burgaç) tornadolar üzerinde çalışan ilk bilim adamıdır. Kendi adıyla anılan tornadoları yol açtıkları zarara göre sınıflandıran bir hasar ölçeği geliştirmiştir.

  1. Zayıf yapılar ve çatılar kırılır, ağaçlar kökünden sökülür, hafif nesneler mermi gibi fırlatılır.
  2. Çatılar uçar, sağlam duvarlar yıkılır. Trenler ters döner, arabalar fırlatılır.
  3. Çatılarda ve zayıf yapılarda hasar meydana gelir, ağaçlar yıkılır, hareket halinde ki arabalar yoldan çıkar.
  4.  Bacalar ve işaret levhaları zarar görür, ağaç dalları kırılır.
  5. Sağlam binalar bile yerle bir olur, zayıf temelli binalar uzaklara taşınır.
  6. Sağlam yapılar temellerinden sökülerek uzaklara taşınır, arabalar 100 m. mesafelere sürüklenir, çelik yapılarda bile büyük hasar meydana gelir.

Ülkemizde Tornadolar Oluşuyor mu?

Şiddeti göz önüne alındığında tam olarak tornadolardan değil ama hortumlardan bahsedebiliriz. Eğer Türkiye bu şekilde dağlık olmasaydı tabi ki durum daha farklı olurdu. Kuzeydeki soğuk hava ve nemli hava ile güneyden gelen sıcak kuru hava karşılaşsaydı Amerika gibi sık sık hortum ya da tornadolar yaşanabilirdi. Ancak ülkemizde dağlar bu hava kütlelerine geçit vermedikleri için birbiriyle buluşamıyor ve bu durumda tornado gibi şiddetli bir fırtına da patlak vermiyor. Ancak nadir yakalardan biri olarak 2004 yılının Haziran ayında, Ankara’nın 30 km kadar kuzeyindeki Sünlü kasabasını vuran tornadoda 2 si çocuk 3 kişi ölmüş, 21 kişi yaralanmıştı. Yarım saat kadar devam eden tornado, arabaları ters çevirmiş, ağaçlan devirmiş, çatılan uçurmuş, pencereleri kırmıştı. Ayrıca geleneksel kerpiç evler çok zarar görmüş, 300 den fazla evin çatısı uçmuştu.

Bir Tornado’nun Ardından… Gerçek Bir Olay Ve Görgü Tanıklarının Yaşadıkları Yer: Amerika, Güney Dakota. Tarih: 24 Haziran 2003. Akşam saatleri. Yaşanan doğal felaket sonrası çevre adeta enkaza dönüşmüş. Duvar, çatılar, barakalar, çitler, televizyonlar, buzdolapları yerden havalanarak çapı bir kilometreyi bulan torna-do tarafından yutuluyor.

Saatte 320 km. hızla esen rüzgar önüne çıkanı talan etmektedir. 36 yaşındaki Rex Geyer evinin yatak odasındadır. Usulca perdeyi aralayıp dışarı bakar. Aslında neyle karşılaşacağını tahmin etse bile göreceklerinin ona yaşatacağı dehşet duygusunu biraz da olsa ertelemeye çalışmaktadır. Tornado, herhangi bir yöne hareket etmeksizin öylece duruyor gibi gözükmektedir. Birkaç dakika önce sekiz aylık hamile eşi Lynette ile masada oturmuş akşam yemeğini yemekte olan Geyer birkaç saniye içerisinde kanını donduran gerçeği fark eder. Ölümcül fırtına dosdoğru üstüne doğru gelmektedir. Geyer’in evine çok yakın oturan erkek kardeşi Dan büyük bir hışımla içeri dalar. “Bodruma inmeliyiz” diye haykırır. Şiddetli yağan yağmur dışarıda ki görüş mesafesini daraltmaktadır. Ancak bir anda Rex tornado geçip çıktığı Manchester’dan arta kalan enkazı fark eder. Camın önünde donakalmıştır. Bodruma sığınmakla kurtulamayacaklarını anlar ve hep beraber Dan’in arabasına koşarlar. Onlar kaçmaya çalışırken şaşırtıcı bir şekilde fırtınanın üzerine doğru giden iki araç belirir. Bu kişiler elektronik mühendisi Tim Samaras ve fırtına takipçisi Pat Porter’dır. Kamyonetlerinde şekli huniyi andıran, “kaplumbağa” adını verdikleri yirmişer kiloluk altı metal disk taşımaktadırlar. İki bilim adamı bunların içine yerleştirilmiş alıcılarla tornadonun hızı, yönü, barometrik basıncı, nem ve sıcaklığı ölçmeyi hedeflemektedirler. Diğer araçta ise tornadoyu resimlemek isteyen Carsten Peter bulun-maktadır.

Fırtına takipçileri Geyer’ların çiftliğine doğru ilerlemektedir. Ve beklenen olur. Jet motorunu andıran gürlemeyi duyarlar. Şiddetli rüzgar elektrik direklerini kürdan taneleri gibi toprak-tan söküp söküp fırlatmaktadır. Tim Samaras sondalardan birini tornadonun güzergahma yerleştirmeye çalışırken, Pat Porter cipten yarı beline kadar aşağı sarkan arkadaşını “Vaktimiz yok, acele et” diyerek hızlandırmaya çalışmaktadır. Takipçiler hızla uzaklaşırken 90 metre ilerilerinde toprağı yararak ilerleyen rüzgânn paramparça ettiği bir sürü şey üstlerinden uçuşur. Çiviler, teller, kalaslar oraya buraya savrulurlar. Birkaç dakika arayla yola ikinci ve üçüncü kaplumbağalarda yerleştirilir.

Tornado sondalardan birine yalnızca seksen saniye sonra ulaşır. Ancak birdenbire gücü zayıflar, uzar, yana yatıp şiddetini tamamen yitirmeden önce halat gibi bir görünüm alır ve buharlaşır. Tornadoların yörüngelerinin kestirilemez oluşu nedeniyle, son on yılda bu tür bir alet yerleştirilmesinde kaydedilen başarı bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az sayıdadır.

Fırtına sonrası Güney Dakota köyüne geri dönen ekip tedirgin ve merak içindedir. Köydeki altı bina yerlerinden sürüklenip götürülmüş, Geyer’ların çiftlik evini de kırıp geçmiştir. Fujita ölçeğine göre F4 kuvvetindeki tornadodan sonra birkaç yaralı insan dışında can kaybı yaşanmadığı haberini alarak sevinirler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.