Papaya Nedir? Nerede Yetişir? Faydaları Nelerdir?

Az da olsa Türkiye’de de yetiştirilen tropikal kökenli bir meyve. Papaya, Papayaağacıgiller (Caricaceae) familyasındandır. Boyu 3-6 metre boylarında, en çok 10 metreye ulaşan, gri-yeşil ve parçalı kabuklarla kaplı, dallanmayan, dik, palmiye ağacına benzer gövdeli; ağacın tepesinde doğrudan gövdeden çıkan, upuzun saplı, 50 cm uzunluğa varan, iri, parçalı, elsi yapraklarını birinci yılında dökmeyen; yaprak koltuklarında, fazla göze batmayan, açık sarı dişi, ya da ayrı bir bitkide krem rengi erkek, küçük çiçekler açan; yaprak koltuklarında, doğrudan gövdeden çıkan, 7-50 cm uzunluk ve 0,5-6 kg ağırlıkta, kısa saplı, türüne göre yuvarlak ya da genelde yumurtamsı, başlangıçta koyu yeşil, olgunlaştığında sarımsı-yeşil ya da turuncumsu-sarı bir hal alan meyvelerinin sarı, turuncu, kırmızı etli kısmının ortasında, 5-7 mm boyutlarında karabiber tanesi iriliğinde, yumurtamsı, gri-siyah tohumlar bulunan, dayanıksız bir ağaççıktır.

Üretimi tohum ekilerek, çelikle ya da aşılamayla yapılır. Nisanda ekilen tohumlar filizlenince, fideler bol güneşli, süzek, ama nemli, zengin topraklı bir yere taşınır. 2 dereceye kadar soğuğa dayanır.
Papaya ağacı daha çok, aynı adı taşıyan meyvesi için yetiştirilir. Bir yılın sonunda meyve vermeye başlar ve bu 4-5 yıl sürer.

Coğrafya ve Tarihçesi: Gen merkezi, başta Güney Meksika olmak üzere, Orta Amerika’dır. Dünyada, çoğunluğu burada, 50 dolayında Carica türüyle birlikte temsil bulur, bunlardan 20 kadarı yenebilir meyveler verir. C. papaya L., Kristof Kolomb (1451-1506) öncesinde, Brezilya’da, Meksika’da yerliler tarafından yetiştirilen bir meyve ağaççığıdır. Karayip adalarına ve Asya’ya sonradan götürülmüştür. Uzakdoğu Asya’da bir ada ülkesi olan Filipinler’e İspanyollar tarafından götürülüşünün tarihi 1555.
Günümüzde dünyanın hemen bütün tropikal bölgeleriyle yer yer alttropikal bölgeler-de yetiştirilir.
Ülkemizde de Alanya ve Gazipaşa dolaylarındaki muz yetiştirmeye uygun çevrelerde yetiştirilme çalışmaları olumlu sonuç vermiştir. Bugün dünyada yaklaşık 7 milyon ton papaya meyvesi elde edilir. Brezilya, Meksika, Nijerya, Hindistan, Endonezya ülkelerini Etiyopya, Kongo, Peru, Tayland, Çin, Kolombiya, Venezüella izler.

Kullanılan Kısmı ve Bileşimi: Mutfakta ağacın olgun ve olgunlaşmamış meyvesi, tohumları, yaprakları ve sütsü özsuyu; halk hekimliğinde bunlara ek olarak çiçekler, gövde ve dalların iç kabuğu, kökü kısaca bütünü kullanılır.
Sütsü özsu; başta yapraklarda, ağacın bütün kısımlarında bulunmakla birlikte, olgunlaşmamış yeşil meyvelerin çizilmesiyle sızdırılır ve katılaşınca kazınarak alınır.
Meyve şeker, C (100 gr’da 64 mg) ve A vitamini (betakaroten) açısından zengindir; bunların yanında proteinler, yağlar, B1 (tiamin), B2 (riboflavin), B3 (PP, niasin), B5 (pantotenik asit), B6 (pridoksin), B9 (folik asit, folat) vitaminleri, potasyum, kalsiyum, magnezyum, fosfor, sodyum, selenyum, de-mir, çinko, bakır, manganez mineral ve oligo elementleri; sütsü özsuyun bileşiminde de papain ve kimopapain bulunur.

Papayanın Faydaları: Papayanın sütsü özsuyu öncelikle solucan düşürücü özelliğiyle bilinir. Yemeklerle birlikte, 10-20 gram papaya özsuyu, bal ya da sıcak suyla karıştırılarak alınır, ardından da güçlü bir müshil içilir ki zararsız hale gelen asalaklar dışkıyla dışarı atılsın.
Ya da 30 gr yaprak 1 litre (5 bardak) kaynar suyla demlenir ve günde 3 kez birer bardak içilir.
Taze özsu, dışardan uygulandığında nasırları ve siğilleri yok eder.
Tohumlar da solucan düşürücüdür; ancak keskin lezzetinden dolayı pek kullanılmaz.
Sütsü özsuda bulunan siyanitrik maddesinin sinir ve fıtık ağrılarını dindirici; papain’in ise sindirim rahatsızlıklarını giderici, pankreası destekleyici, cilt rahatsızlıklarım, selüloidi iyileştirici özellikleri vardır. Ozsu ayrıca, protein emilimini kolaylaştırır.
Meyvenin zayıflatıcı özelliği vardır, kilo sorunu olanlarda diyet besini olarak değerlendirilir
Günde en az bir adet meyve yiyen kadınlarda, rahim ağzı kanserine de yol açan bir genital bölge siğili olan HPV (human papilloma virus) enfeksiyonuna yakalanma riskinin daha az olduğu görüşü vardır.
Ağacın çiçeklerinden demlenen çay boğaz rahatsızlıklarında; çiçeklerle kaynatılan su karaciğer rahatsızlığında ve sindirim bozukluğunda kullanılır. Gövde ve dalların iç kabuğu cinsel gücü artırıcı (afrodizyak) olarak kullanılırken, köklerin de tam tersine cinsel gücü frenleyici, azaltıcı etkiler taşıdığı kabul edilir.
Tohumlar, Hindistan’da, ağız kokusunu giderme ve sindirimi kolaylaştırma amacıyla çiğnenir.
Yeşil meyve, göze dikkat edilerek, yüze uygulandığında canlandırıcı etki gösterir.

Dikkat: Yapraklar, olgunlaşmamış mey-ve ve sütsü özsu toksik (zararlı, zehirli) maddeler de içerir; yapraklar ve ham mey-ve pişirilmeden yenmemeli, özsuda da doz aşımına dikkat edilmelidir! Astımlılar, hamileler ve emzikliler papayadan uzak durmalıdır!

Mutfaktaki Değeri: Hafif tatlı, biraz kekre lezzetli olgunlaşmış papaya meyvesi öylece çiğ yendiği gibi tatlılara ve tuzlulara eklenerek de yenir. Şuruplara, reçellere, dondurmalara, turtalara, keklere eklenir.
Olmamış meyveler daha çok beyazlatılıp pişirilerek salatalara konur, sebze olarak tüketilir.
Kurutulup öğütülmüş tohumlar mayonezin, salçanın, soslu yemeklerin lezzetini artırır. Hardalla tere lezzetine benzer acımsı tohumlar taze olarak da değerlendirilir.
Bitkinin yapraklarıyla birkaç saat sarılı kalan etler yumuşar ve sindirimi kolay hale gelir. Bu şekilde kullanım oldukça yaygındır.
Ağacın hafif tuzlu, acı, ızgara et kokulu sütünde bulunan papain tekstil endüstrisinde kullanıldığı gibi bira yapımında da kullanılır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.