Ömer Muhtar Kimdir? Hayatı ve Müthiş Direnişi

Ömer Muhtar Libya’nın milli kahramanıdır. Libya’da İtalyanlara karşı verilen direniş mücadelesinin öncüsü ve sembolüdür. Libya bağımsızlık hareketinin manevi lideri olan Ömer Muhtar, “Çöl Aslanı” olarak da anılır.

Ömer Muhtar, 1862 yılında Libya’nın Defne bölgesinin Batnan kasabasında dünyaya gelmiştir. Annesinin ismi Aişe binti Muharib’tir. Babası Muhtar, mertliği, cesareti ve güçlülüğü ile tanınmış bir kişidir. Ömer Muhtar ilk eğitimini babası Muhtar’dan almıştır. Daha sonra babası 1878 yılında Hac vazifesini yerine getirirken vefat etmiştir. Ardından Ömer Muhtar Cağbub’taki İslami Bilimler Akademisi’nde öğrenim görmeye başlamıştır. Eğitimi sırasında bir yandan da kendisini sanat dallarında yetiştirmiş ve marangozluk, ziraatçılık, demircilik ve duvar ustalığı gibi sanat dallarıyla ilgilenmiştir. Ancak liderlik vasfı her zaman daha baskın çıkmıştır.

Ömer Muhtar birçok Kuzey Afrikalı Müslüman gibi Senusi tarikatına mensuptu. Senusi hareketi bir tasavvuf ekolünden daha çok, bir ıslahat hareketi olarak görülüyordu. Tarikat ve tasavvufu hayatın her yönünü kapsayan bir hizmet kurumuna dönüştürmeyi hedef almıştı.

Ömer Muhtar eğitimini tamamladıktan sonra Kasur ve Ayn Kalak zaviyesi şeyhliğini yürütmeye başladı. Ancak 1911 yılında İtalya’nın Libya’ya saldırması üzerine görevini bırakarak İtalyanlarla mücadeleye girdi.

İtalyanlar, Osmanlı Padişahı Abdülhamit’in tahttan indirilmesinden sonra Libya’ya saldırdılar. 27 Eylül 1911’de Osmanlı hükümetine verdikleri ültimatomla Trablusgarb’a çıkartma yaptılar. İtalyan kumandanların düşüncesi 15 gün içinde Libya’yı işgal edecekleri yönündeydi. Ancak durum bekledikleri gibi olmadı. Az sayıdaki Osmanlı kuvveti ile dayanışma içindeki Libya halkı büyük bir direniş gösterdi. İtalyan askerlerini sahil kentlerinde sıkıştırdılar.

Aynı günlerde Osmanlı Devlet’i Balkan savaşının başlaması üzerine İtalya ile anlaşma sağladı ve Libya’daki kuvvetlerini çekti. Bundan sonra Libya halkı İtalyan güçleri ile başbaşa kaldı. Libya halkının başına Senusi cemaatinden Seyyid Ahmed eş Şerif es Senusi geçti. I. Dünya Savaşı başladığında Seyyid Ahmed, bu savaşa girme taraftarı değildi.

Ancak fikir değiştirerek Mısır üzerinden İngiliz güçlerine saldırdırmaya karar verdi. İngilizlerin şaşkınlığından yararlanan Libyalılar biraz ilerlediler, fakat sonra Trablus’un içlerine geri çekilmek zorunda kaldılar. Bu başarısız saldırı Senusilerin Mısır erzak yolunu tehlikeye düşürmekten başka hiçbir işe yaramadı. Senusi şeyhi, bu ağır yenilgiden sonra komutanlıktan ayrıldı yerine Seyyid Muhammed İdris geçti. Ancak o da İtalyan saldırısı öncesi Libya’yı terketti. Bu dönemde İtalya’nın başına Benito Mussolini geçti. Mussolini Trablusgarb’taki direnişin bastırılmasını Büyük Roma’yı oluşturabilmesi için önemli bir adım olarak görüyordu

Libya’da ise Ömer Muhtar direnişin liderliğini üstlenmişti. İlk iş olarak kabileleri 100-300 silahlı atlı ya da yaya olarak küçük gruplar halinde organize etti. Bu güçleri birer vurucu tim haline getirdi. Bunların özelliği çok hızlı ve seri bir şekilde İtalyan askeri kollarına, nakliyelerine baskınlar yapıp ardından izlerini kaybettirmeleriydi. Ömer Muhtar’ın emrindeki güçler ile İtalyan kuvvetleri arasında, 1923’ten 1932’ye kadar her yıl en az elliden fazla muharebe, iki yüzden fazla küçük çapta çatışma meydana geldi.

Zaman ilerledikçe İtalyanlarla çatışmaların dozu gittikçe arttı. Bazı araştırmacılar sadece 20 aylık bir zaman diliminde Senusi güçleri ile İtalyan ordusu arasında 263 çarpışma geçtiğini belirtmektedirler. Bu da mücadelenin şiddeti konusunda bize bir fikir vermektedir. İtalyan kuvvetleri ilk yıllarda ciddi kayıplar verdi ve Muhtar’a karşı bir üstünlük sağlayamadı. Haziran I 923’te Sirte’de meydana gelen bir çatışmada İtalyanlar 13 subay ve 300 asker kayıp verdiler.

Çarpışmaların artması üzerine Ömer Muhtar ekonomik ve askeri alanda destek bulabilmek için Mısır’da yaşayan İdris Senusi ile bir takım görüşmelerde bulundu. Ancak İdris, Mısır ve İtalyan hükümetlerinin arasını bozmamak için yardım isteğini geri çevirdi. Ömer Muhtar, Mısır’da bulunduğu süre içinde halyan gizli ajanlarınca izlendi ve direnişe son vermesi için kendisine birçok teklifte bulunuldu. Kendisine Bingazi’de güzel bir köşk, hayatının sonuna kadar rahat yaşayacağı yüklü bir maaş ve ekonomik yardımlar teklif ettilerse de, bunların hiçbirini kabul etmedi. Ömer Muhtar için halkının bağımsızlığı her şeyden önce geliyordu.

Savaşın gittikçe uzaması, katliamlar ve yaşanan kıtlık insanları çok zor durumda bırakıyor ve birçok kişinin ölmesine sebep oluyordu. Ayrıca İtalyanların bazı kabile reislerini vaatlerle kandırmasıyla çeşitli karışıklıklar yaşarıyordu. Hatta bazı kabile şeyhleri Ömer Muhtarla İtalyanlara teslim olmasını ve bölgelerinden gitmesini istediklerini ilettiler. Aksi halde onunla savaşacakları tehdidinde bulundular. Bu durumda sorumluluğunun bilincinde olan Ömer Muhtar, bütün kabile reislerini, genel fikirlerine danışmak için toplantıya çağırdı.

Kabile reisleri, ülkesini savunmak için gösterdiği kesin azim ve kararlılık karşısında Ömer Muhtar’dan özür dilediler. Bunun ardından 1927 yılı Libyahlar için zaferlerle dolu geçti. Mart ayında İtalyanların 7 taburundan 50 askeri araç pusuya düşürüldü. Daha sonra 8 Kasım 1929’da Muhtar’ın birlikleri Bingazi’deki İtalyan karargahına saldırı düzenlediler. Buradaki İtalyan birliğini tamamen ortadan kaldırıp, karargahı havaya uçurdular.

Bu önemli gelişme İtalyanlar arasında büyük bir şaşkınlık yarattı. Sonunda Mussolini duruma el koydu ve 10 Ocak 1930 tarihinde harekatın başına General Rodolfo Graziani’yi getirdi. Graziani sömürgelerde özel olarak yetiştirilmişti, ayrıca komutanların en tecrübelisi ve en acımasız’ olarak biliniyordu. Graziani aşağıdaki tedbirleri alarak işe başladı.

İtalyan hükümetinin emrinde çalışan yerli memur ve askerleri hainlikle suçladı ve görevden aldı.

Senusi tekkelerini kapattı, şeyhlerini yurt dışına sürdü, mal varlıklarına el koydu.

Ülkeyi abluka altına alarak toplama kamplarını genişletti. Kamplardaki yaşama koşulları tam bir vahşet örneğiydi. Bu kadar insanın dörtte birini bile doyuracak erzak yoktu.

Halkın silahsızlandırmasına büyük ağırlık verdi, silah aramalarını arttırdı.

Seyyar mahkemeler kurdurdu. Bu mahkemelerde hep idam kararları alındı.

Mısır sınırında 300 km’lik bir alanı dikenli tel örgülerle çevirdi.

Uçak devriyeleriyle çöl yollarını sürekli gözetim altında bulundurdu.

Mısırla olan her türlü ticareti yasakladı, Cebel-i Ahdar halkının ekonomisini kontrol altına aldı.

Bütün bu tedbirlerden sonra Müslümanlara karşı ardarda birçok baskın ve saldırılar düzenlendi. Baskınların sürmesine rağmen Ömer Muhtar hala karşı ataklarına devam ediyordu. 11 Nisan 1930’da El Faidiyye üzerinde büyük bir saldırı düzenle-yen Muhtar’ın adamları, İtalyanları unutamayacakları bir hezimete uğrattılar.

16 Haziran 1930’da Grazianilnin başında bulunduğu 13.000 kişilik İtalyan birliği Ömer Muhtar’a saldırı düzenledi. Bunu önceden haber alan Ömer Muhtar birliğini küçük gruplara böldürdü. Fayed bölgesine gelen İtalyan birlikleri hiç beklemedikleri bir anda saldırıya uğradılar. Çarpışmada Muhtar taraftarları çok az kayıp verdiler. Böylece General Graziani amacına ulaşamamış oldu.

Daha sonra Graziani, Muhtar’ı durdurmak için, İtalyanların ulaşamadığı tek toprak parçası olan Kufra’yı 1931 Ocak ayında aldı. İtalyanların burada yaptığı katliam, işkence ve tecavüzler tarihe kazınmıştır. Kufra’nın elden çıkmasıyla Libyalıların elin-de korunmasız Cebel’ül Ahdar kalıyordu ki, burası da İtalyanların gittikçe sıklaşan kontrol ve gözetimleri altında her gün adım adım elden çıkmaya başlıyordu.

Bir süre sonra Ömer Muhtar yanında birkaç adamıyla, Hz. Muhammed’in sahabelerinden Sidi Rafi’nin kabrini ziyaret etmek için İtalyanların elinde bulunan bölgeye girdi. Bunu öğrenen İtalyanlar bölgeye askeri kuvvet gönderdiler, Çetin bir mücadeleden sonra atı vurulan Ömer Muhtar İtalyanlar tarafından esir alındı. Bingazi’ye 60 km uzaklıktaki Suluk’a götürüldü. Burada İtalyan birliklerinin genel kumandanı Graziani’nin karşısına çıkartıldı. Ömer Muhtar, 15 Eylül 1931 günü İtalyan sıkıyönetim mahkemesi tarafından göstermelik bir duruşmaya çıkarıldı. Graziani’nin daha önceden emrettiği gibi mahkeme idam kararı verdi. 16 Eylül 1931 günü idam edildi. Kabri Suluk’ta bulunmaktadır.

Ömer Muhtar ünlü aktör Anthony Quin’in başrolünü oynadığı, 1980 yapımı “Lion of Desert” (Çöl Aslanı) filmiyle tüm dünyaca tanınan bir kahraman haline gelmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.