Dar-ı Fülfül Nedir? Faydaları Nelerdir?

Tarihte, baharat olarak, büyük ve önemli rol oynayan dar-1 fülfül, günümüzde kabaca, karabiberin meyveleri uzunca olan, kuyruklu bir çeşidi konumundadır. Bitki Karabibergiller (Piperaceae) familyasındandır. Diğer adları: Fülfül, Uzunbiber.

Bitkinin Boyu: 5-10 metre boylarında, dik gövdeli; saplı. 6-9 cm boylarında, tabanda yüreksi, sivri uçlu, açık yeşil, yukarıda uzun-yumurtamsı ve parlak, koyu yeşil, almaşık yaprakları olan; dik ve sık salkımlar halinde kahverengi çiçekler açan; salkım halinde, 2,5-3,5 cm uzunluk ve 5 mm genişlikte, saplı, hoş kokulu ve yakıcı-acı lezzetli, konik-silindirik meyveler veren; dallı köksaplı (rizom), sarılıcı bir çalıdır. 3-5 yıl boyunca bütün yıl ürün verir, sonra yeni bitki dikmek gerekir.

Coğrafya ve Tarihçesi: Dar-ı fülfülün gen merkezi Kuzeydoğu Hindistan ve Bengal bölgesidir. Dünyanın tropikal bölgelerinde, P. nigrum L. (Karabiber) ve P. cubeba L. (Kebabiye) gibi ünlü baharatların da içinde yer aldığı 2000 dolayındaki türle birlikte temsil bulur. Hindistan’da, Sri Lanka’da, Bangladeş’te üretimi yapılır.

İS 3. yy’a kadar Akdeniz havzasında, botaniğin babası Midillili Theophrastus (İO 372- 287) ile yaşlı Plinius’un (İS 23-79) anlatımlarıyla bilinir. Sonraları Yunanlılar ve Romalılar arasında çok popüler olur. Romalılar Güney Hindistan’dan gelen dar-ı fülfülleri stoklamak için İskenderiye limanında devasa antrepolar yaparlar. Romalılarca çok değerli olan dar-ı fülfül, Ortaçağ’da, kendisi gibi Hindistan’ın güney-batısından, Malabar kıyılarından gelen kara-biber tarafından tahtından indirilir. Geleneksel Hint tıbbı Ayurveda’da solunum yolu hastalıklarına, öksürüğe, bronşite, astıma karşı; Çin tıbbında doğumu kolaylaştırma amacıyla kullanılır. Bütün klasik kaynaklarda zehir etkisini giderici olarak da gösterilir.

Not: Çinhindi’nde (Vietnam, Laos, Kamboçya), Endonezya’da, Filipinler’de ve Malezya’da dar-ı fülfülün bir başka türü olan ve daha çok Cava biberi diye anılan Piper retrofractum Vahl bulunur.

Kullanılan Kısmı ve Bileşimi: Dar-ı fülfülün, mutfakta, taze ya da kurutulmuş meyvesi; halk hekimliğindeyse meyvenin yanı sıra kökü kullanılır. Uzunca-parmaksı meyveler tam olgunlaşmadan toplanır. Bileşiminde reçine, uçucu yağ, piperin (%5), piperlongminin, silvatin, guineensin, piperlongmin, filfilin, sitosterol, metil piperat ve nişasta bulunur.

Tıp Folklorundaki Yeri: Dâr-ı fülfül ağrı kesici, solucan düşürücü, cinsel gücü artırıcı, bağırsak gazlarını giderici balgam söktürücü, karaciğeri koruyucu, kanı temizleyici, kalbi güçlendirici olarak bilinir. Kötü tümörlere, astıma, bronşite, öksürüğe, sindirime, epilepsiye (sara), bağırsaklarda gaz toplanmasına, gut hastalığına, gırtlak iltihabına (larenjit), inmeye, romatizma ağrılarına, siyatiğe, bağırsak solucanlarına, bel soğukluğuna karşı kullanılır. Ağrılı adalelerin üzerine uygulanır. İnmeye ve epilepsiye karşı bitkinin kökü daha etkilidir. 20-25 gr biber şekerle tatlandırılıp günde iki kez yutulur. Öksürük için yakılıp dumanı genze çekilir, günlük ile birlikte dövülüp sırta yakı olarak uygulanır.

Mutfaktaki Değeri: Dar-i fülfül meyvesinin kokusu bildik karabiber kokusuna göre daha güzeldir; meyvemsi ve anasonludur. Lezzeti öncelikle yakıcı-acıdır; ama arka planda, ince bir kokuyla birlikte meyanköküne benzer bir tatlimsılık sezilir. Karabiberin kullanıldığı yerlerde kullanılır. Karışım baharatları olan körinin ve Ras’el-Hanut’un oluşumunda yer alır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.