Binbirdelik Otu Nedir? Faydaları ve Zararları Nelerdir?

Bitkiyi Hippokrates, Dioskorides ve Plinius hyperikon olarak adlandırmaktadır. Sözcüğün kökeniyle ilgili birtakım açıklamalar vardır. Örneğin hypo altında, arasında, ereike çalılık, fundalık veya hyper üzerinde ve eikon resim anlamına gelmektedir. Delikli anlamındaki Perforatum adı, yapraklarının görünümü yüzünden verilmiştir.

Binbirdelik otu, yapraklarındaki bezelerin bitkiyi delikli olarak göstermesi nedeniyle verilmiştir. Binbirdelik otu Avrupa, Kuzey Afrika, Avustralya, Yeni Zelanda, Kanarya adaları, Kuzey ve Güney Amerika, Asya (Anadolu, Kafkaslar, Sibirya, Orta Asya, İran, Kuzey Irak, Batı Suriye) ve Kıbrıs’ta yetişmektedir.

Binbirdelik otu çok eskiden beri yaygın kullanılan bitkilerden biridir. Özellikle ezilen çiçeklerinin kırmızı bir sıvı salgılaması eski hekimlerin bitkiyi kanayan yaralarda kullanmalarına neden olmuştur. Modern tıp eski hekimlerin bu düşüncesini doğrulamaktadır. Hippokrates binbirdelik otunu iç organ iltihaplarmda ve akciğer hastalıklarında kullanmıştır. Dioskorides androsomon, askyron, hyperikon, korys diye adlandırdığı 4 hypericum türü tanıyordu. Askyronun günümüzde H. Perforatum olarak adlandırdığı bitki olduğu sanılmaktadır. Dioskorides bazı hastalıklara karşı tohumunun ballı suyla içilmesini, siyatik ve yaruklara karşı da suyunu pansuman olarak önermektedir. Galen bitkinin çaban, yanık ve yaraları tedavi gücünü övmüş, bitkinin kaynatılmasıyla elde edilen sıvının gut hastalığırun tedavisinde iyi sonuçlar verdiğini yazmıştır. Paracelsus binbirdelik otundan da-ha iyi bir yara tedavi bitkisi bulunamayacağını ileri sürmüş, sancı kesici olarak ve eziklerde, yanıklarda kullanmıştır. Matthiolus bitkinin çıban, siyatik, yara, yanık tedavi edici, menstrüasyon ve idrar söktürücü olduğunu yazmaktadır. Ayrıca ivme, sıtma nedenli ateş ve idrar torbası taşlarında kullanmıştır. Leclerc yanıklarda uygulamıştır. Kneipp çayını karaciğer hastalıklarında, balgamlanmalarda ve yatak ıslatmalarında, taze çiçeklerini zeytinyağıyla karıştırıp bir şişeye koyarak 6 hafta güneşte dinlendirdikten sonra elde edilen karışımı gut hastalığı, çıkık, lumbago, şişler ve karın ağrısında kullanmıştır. Kneipp bu karışımın 2 yıl saklanabileceğini yazmaktadır.

Uzun süre unutulur gibi olan binbirdelik otu, özelikle ağır yan etkileri olan sentetik sakinleştirici ilaçlara karşı, yan etkisi olmayan güçlü bir ilaç olarak kendisini kabul ettirmiştir. Bitki 1979 yılında Alman tıbbi ilaçlar kodeksine alınmıştır.

Avrupa’nın bazı bölgelerinde, bahçede veya evde binbirdelik otu bulunmasının insanları, özellikle genç kızları şeytanın ve cadılann kötülüklerine karşı koruyacağına inanılmaktadır. Halk kötü havayı uzaklaştırmak için ocağa binbirdelik otu atardı. İsa’nın annesi Meryem’in göğe çıktığı güne adanan 9 bitkiden biri de binbirdelik otudur. Elde ezilen çiçeklerinin havayla teması sonucu kırmızılaşması nedeniyle, Hıristiyanlık öncesi Almanlar bitkinin Odin’in kanından oluştuğunu inanıyorlardı. Hıristiyanlıkla birlikte bitkinin Yahya peygamberin kanından oluştuğu inancı yayılmaya başladı. Bu nedenle Avrupa’da Yahya peygambere adanan 24 Haziran’da insanlar ruhlarını ve mallarını kötülüklerden korumak için evleri ve kiliseleri binbirdelik otuyla süsler. Binbirdelik otuyla başlarına çelenk yapan gençler, otun kendilerini büyüye karşı koruyacağına inanmaktadır. Avrupa’da engizisyon döneminde işkence yapılan cadıları şeytandan kurtarmak için devedikeni tohumu ile bibinbirdelik otu kaynatılarak içirilirdi.

Tıbbi Nitelikleri: Antiseptik, büzücü, çatlak iyileştirici, idrar söktürücü, yara tedavi edici, yatıştırıcı, solucan düşürücü.

Binbirdelik otundaki hyperforinin özellikle hastanelerde yaygın olarak görülen bakterilerin ve antibiyotiklerin etkisiz kaldığı staphilococus aureus gram pozitif bakterilerin gelişmesini önlediği anlaşılmıştır. Beynin noradrenalin ve serotonin dengesinin bozulması depresyona sebep olur. Bu denge ancak tekrar ilaç tedavisiyle sağlanabilmektedir. Yapılan son araştırmalar binbirdelik otu özünün bu dengenin sağlanmasında etkili bir madde olduğunu göstermiştir. Binbirdelik otundaki bitkisel antidepresan madde, orta ve hafif depresyonlarda yan etkisiz olarak sentetik antidepresanlar kadar etkili olmaktadır.

Kullanıldığı Yerler: Baş ağrısı, bebeklerde ince bağırsak iltihabı (dyspepsie), yara ve sıyrıklar, ezikler, bitkinlik, bronşit, çıkıklar, çürükler, gut hastalığı, hafif ve orta derecede depresyon, rahim mukoza tabakası iltihabı (endometritis), gastrit, hava değişikliği nedenli rahatsızlıklar, iltihaplı sivilceler, incinmeler, hafif burkulmalar, kalp kasları zayıflığı, kas kopması, kanser, konsantrasyon bozukluğu, korku, menstrüasyon şikayetleri, safra kesesi şikayetleri, öksürük, romatizma, sinir bozukluğu, parazit, ishal, uyku bozuklukları, yanıklar, menopoz şikayetleri, yatak ıslatma, zona. Binbirdelik otu evlerdeki ecza dolaplarında olması gerekli bitkilerden biridir.

Antiseptik olması sebebiyle özellikle iltihaplı yaraların tedavisine yardımcıdır. Bronşit ve safra kesesi iltihaplarında yapılan tedaviyi desteklemektedir. Binbirdelik otunda yüksek oranda bulunan flavonoidler bazı enzimlerin çalışmalarını yavaşlatır veya önler, bu yüzden bitki bazı kanser türlerine karşı koruyucudur. Ancak bitkinin kanser tedavi etme özelliği yoktur. Günde 1 çay fincanı binbirdelik otu çayı içmek koruyucu olarak yeterlidir.. Bu çay binbirdelik otundan yapılmış ilaçlara eşdeğerlidir.

Eterli yağı, çoğunlukla spor yaparken oluşan çürükler, ezikler, sıyrıklar, adele kopmaları ve buruklarda serinletici, sancı dindirici ve tedavi edicidir.

Yağı hassaslık, zihin yorgunluğu, bitkinlik, gerginlik, çarpıntı, depresyon, huzursuzluk, kalp rahatsızlıkları, konsantrasyon zayıflığı, korku, sinirlilik, stres, uyku bozukluğu, vejetatif bozukluklar, artrit, Avrupa lodosunun neden olduğu şikayetler, baş ağrısı, bel fıtığı, böbrek hastalıkları, bulaşıcı hastalıklar, çıbanlar, gut hastalığı, cilt hastalıkları, romatizma, epilepsi, güneş yanık”, nekahat dönemi, hemoroit, kan pıhtıları, kanser, kas sorunları, lumbago, menstrüasyorı, metabolizma bozuklukları, migren, safra kesesi şikayetleri, menopoz ve damar rahatsızlıklarında tedaviye yardımcıdır.

Botanik: Türkiye’de 69, Avrupa’da ise 10 türü yetişmektedir. Bunlardan Hypericum Perfaratum, Hypericum Maculatum L. ve Hypericum Tetrapterum Fries türlerinden yararlanılır. Hypericum Tetrapterum Fries ve Hypericum Perfaratum Türkiye’de de yetişir. Binbirdelik oturum boyu 20 cm ile 1 m arasında değişir. Yuvarlak ve çıplak olan gövdenin üst bölümü çok dallıdır. Düz kenarlı, uzun biçimli, çıplak yapraklar gövdeye yapışıktır. Yaprakların üzerinde yağ bezeleri vardır. Yaprak ışığa tutulduğunda yağ bezelerinin olduğu yerler delik gibi görünür. Altın sarısı çiçekler hazirandan eylüle dek açar. Çiçekler elde ezildiğinde deriyi mavimsi menekşe rengine boyayan kan kırmızısı bir sıvı çıkar.

Nelerinden Yararlanılır: Kökü dışında tüm bitkiden ve yakından yararlanılır.

Toplanması ve Saklanması: Binbirdelik otu haziranın ortasından eylüle kadar yerden 10 cm kadar yukarıdan kesilerek çiçekli olarak toplanır. Küçük demetler halinde, havadar, gölge yerlerde asılarak kurutulur. Bitki kurtuluduktan sonra ışıktan ve sıcaktan korunmalıdır.

Kokusu ve Tadı: Çiçeğinin pelesenke benzer kokusu, reçinemsi, acı ve biraz büzücü tadı vardır.

Yan Etkileri: Günde 4 g’dan çok kullanılmadığı (top-lam hiperisin miktarı 0,2 ile 1 mg arasında kaldığı) sürece herhangi bir yan etkisi yoktur. Yeni yapılan araştırmalar bu ölçünün daha da yüksek tutulabileceğini göstermektedir.

Binbirdelik otu ışığa karşı duyarlılığı artım, bu nedenle bitkiyi çok yiyen açık renkli at ve sığırların ilerisinde renk değişiklikleri, boynuz gibi sertliklerin oluştuğu görülmektedir. Çok miktarda kullanılmadığı sürece (önerilenden 30 kat kadar çok) insanlar için böyle bir tehlike yoktur. Bazı eserlerde uzun süre binbirdelik otu çayı veya yağı kürü yapanların güneşte fazla durmamaları önerilmektedir. Son zamanlarda yapılan araştırmalar binbirdelik otunun bazı enzimleri aktif duruma getirerek, bazı ilaçların etkisini azalttığını göstermiştir. Binbirdelik otunun etkisini azalttığı ilaçlar siklosporin (organ değişiminden sonra vücudun yeni organa ters tepki göstermesini önleyci), AIDS enfeksiyonunda uygulanan indinavir, kalp tedavi maddesi digoksin, kanın pıhtılaşmasını önleyen fenprokumon, düşük dozajlı doğum kontrol ilaçları ve antidepresan amitriptilindir.

Binbirdelik otu astım ilaçları, bazı kalp ilaçları, kemoterapi, bazı kan incelticiler, alkol ve kanser önleyici ve tedavi edici maddelerle etkileşime girerek metabolizmayı olumsuz etkileyebilir.

Binbirdelik otu bir doktora danışmadan kesinlikle kullanılmamalıdır.

Kullanma Biçimleri: içten ve dıştan uygulanır.

Bitkiden Yararlanma Yöntemleri:

Çay: 4 g kuru bitkiye 150 ml sıcak su eklenir, ağzı kapalı olarak 10 dk demlenip süzülür. Çay 12 dakika-dan daha uzun süre demlenirse içindeki tanen nedeniyle acılaşır. Veya 4 g kuru bitki 150 mi soğuk suda, kaynama noktasına dek ısıtılır, 5 dk demlenip süzülür. En az 4 hafta boyunca günde 2 çay fincan içilir.

Yağ: Birçok yöntemle elde edilen yağ parlak koyu kırmızı renklidir. Binbirdelik otu yağı genellikle çiçek yağından yararlanılarak elde edilir. Yağın elde edilmesinde çoğunlukla zeytinyağı kullanılır. 125 g taze çiçek ezildikten sonra 500 ml zeytinyağıyla karıştırılarak renksiz bir şişede konur. Şişe en az 6 hafta boyunca camın önünde her gün çalkalanarak dinlendirilir. Karışım parlak kırmızı renk alınca süzülür, posası preslenerek içine karıştırılır. Işık geçirmeyen şişelerde ağzı kapalı olarak saklanır.

Yağ: 500 g taze çiçek, 100 ml zeytinyağı ve 500 ml beyaz şarap karışımında 3 gün dinlendirilir. Sürenin sonunda karışım sıcak su banyosunda içindeki şarap uçuncaya kadar ısıtılır, süzülür. posasi preslenerek karıştırılır. Işık geçirmeyen şişelere doldurularak saklanır.

Yağ (Pahiow): 125 g taze çiçek ezilir, 500 ml zeytinyağıyla karıştırılır. Karışım ağzı açık bir şişede ara sıra karıştırılarak 5 gün süreyle mayalanmaya bırakılır. 5-6 gün sonra ağzı kapatılarak güneşe konur. Karışım yaklaşık 6 hafta sonra parlak kırmızı renk alınca süzülerek ışık geçirmeyen şişelere doldurulur. Her üç yöntemde de renksiz şişe ve sürmek için keten bez kullanılır. Yağ serin yerde sakınmalıdır.

Yağ dıştan saf olarak veya diğer bitkisel yağlarla karıştırılarak kullanılır. içmek için yağ kapsülleri tercih edilmelidir.

Tentür: 20-25 g kuru veya taze binbirdelik otu, kıyılıp havanda dövüldükten sonra 70°’lik 100 ml alkolle karıştırılır ve 10 gün dinlenmeye bırakılır. En az 2, en çok 4 hafta süreyle günde 2 veya 3 kere 8-10 damla içilir.

Not: Çocuklara ve alkoliklere içirilmemelidir. İçindeki alkol nedeniyle yaralara uygulandığında sancıyı artırır.

Toz: Çok iyi kurutulmuş çiçekler bir havanda dövülerek toz durumuna getirilir. Ağzı kapalı kavanozlarda nemden korunacak biçimde saklanır. Sinirsel bozukluklarda, depresyonda, korku veya karamsarlıkta 1 çay kaşığı toz bol suyla içilir. Tozun kapsüle konarak içilmesi hem boğazda takılıp kalmasını önlemek, hem de tadından hoşlanmayanlar için iyi bir çözümdür. Toz uzun süre saklanamaz, tadı bozulur ve etkisi azalır. Toz çay yapmak için kullanılabilir.

İçindeki Maddeler: Flavonoidler, hiperisin, hiperforin, reçine, rutin, tanen, eterli yağ, yağ. Yağında eterli yağ, hiperisin, biapigenin, amentoflavon, rutin, hiperforin ve tanen bulunmaktadır. Yapraklarda bulunan kersitrin ve kersetin flavonoidleri, mutluluk hormonu olarak bilinen serotoninin etkili olmasını önleyen mono amino oksidaz enzimini bloke ederek beyinde olumlu bir etki gösterir. Seratonin uyumayı kolaylaştırır, vücudu ağrı kesici maddeler üretmesi için uyarır; korkuda, depresyonda ve akut ağrılarda etkili olmaktadır. Özellikle gece yemek yeme nöbetlerinde, sürekli açlık duyma durumlarında, uykusuzluk, migren, aşırı sigara ve alkol alışkanlıklarında yardımcı olmaktadır. Kersitrin ve kersetin flanovoidleri belirli mono amino oksidaz maddelerinin oluşmasına engel olarak kalın bağırsakta kanser çıbanlarının, göğüslerde hormona bağlı kanser urlarının oluşmasını önler. Yapılan araştırmalar kersetinin yüksek oranda virüsleri yok ettiğini, düşük oranda ise virüslere karşı koruyucu olduğunu göstermektedir. Bu nedenle yüksek oranda kullanıldığında dudak uçuklarının tedavisine yardımcı ol-maktadır. Biapigenin ve amentoflavon flavonoidleri sinirleri rahatlatmakta, yatıştırmaktadır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.