Karga Hakkında Bilgi? Karga Türleri Ve Özellikleri Nelerdir?

Kargagillere sokulan 102 cins arasında dünyanın en iyi bilinen kuşlarından bazıları vardır. Belirgin kişilik sahibi, cüretli, faal, gürültücü ve saldırgan kargalar, alakargalar, kuzgunlar, ekin kargalar’, küçük kargalar ve akrabaları her zaman insanın ilgisini ve dikkatini çekmiştir. Bu kuşlara verilen adlar da birçok ülkenin günlük diline yerleşmiştir. Hiçbir kuş grubu efsane, folklor, edebiyat ve günlük konuşmada kendisine bu kadar üstün bir yer sağlayamamıştır.

Karga familyası en iyi Kuzey Yarımküresi’nde gelişmiştir, ama hemen hemen bütün dünyada yaygındır. Sadece Güney Kutbu, Yeni Zelanda, belirli bazı Okyanusya adaları ve Güney Amerika’nın aşağı kesimlerinde yoktur. Kuş uzmanları Kargagiller familyasını iki alt familyaya ayırırlar. Daha iri, koyu renkli kargalar (kargamsıgiller) ve daha renkli olan alakargalar (alakargamsıgiller). Kargalara kanatları nispeten uzun ve sivri, kanatları kısadır. Alakargaların kanalları daha kısa ve yuvarlak, kuyrukları daha uzundur. İki alt familya arasındaki yapı farkları her zaman belirgin değildir. Bazı türleri bu ikisinden birine kesinlikle sokmak da zordur.

Kargalar bir familya olarak genelleşmiş, nispeten fazla özelleşmemiş, evrim bakımından bir hayli yaşlı bir gruptur. Yüzyıllar boyunca familyanın ve daha özelleşmiş akrabaları olan sarı asma, cennet, ipekli çardak ve diğer cinslerin, türeyip geliştiği ata soyuna diğerlerinden daha yakındır. Teknik açıdan bunlar boyları ortadan iriye kadar değişen, 10 ana telekli öz ötücü kuşlar olarak kabul edilirler. Gagaları güçlü ve çentiksizdir. Burun delikleri genellikle öne doğru yatık kıllarla kaplıdır. Ayak ve bacakları güçlü ve uzundur. Ayak bileklerinin ön kısmında pullar vardır, arkaları düzgündür.

Bir kabarıklıkla sona erer. Kargalar ve alakargalar orman, çalılık ve çayırlıkların tipik sakinleridir. Besin seçiminde pek titiz değillerdir. Çoğu hayvansal ya da bitkisel, hemen hemen yutabilecekleri her şeyi yerler. Bu yüzden de çeşitli çevrelerde değişen şartlara rağmen yaşamlarını sürdürebilirler. öte yandan bazı grupların yayılma alanları acayip bir şekilde kısıtlıdır. Bunları, çevreyle ilgili belirli bir faktörün sınırladığı anlaşılmaktadır. Birkaç cinsin yayılma alanlarında ise geniş kesintiler görülür.

Familyanın günümüzdeki yayılma alanından, bu kuşların Eski Dünya’nın kuzey ılık ve astropik bölgeleri sayılan kesimlerinden çıktıkları ve şimdiki yerlerine dağıldıkları anlaşılmaktadır. Avrupa’da 25 milyon yıl önce biriken Miosen tabakalarında kargagillerin fosilleri bulunmuştur. Alakarga alt familyasının Orta ve Güney Amerika’da iyice gelişmiş olmasından bu kuşların bir atalarının çok eskiden, belki de üçüncü Zaman’ın ortalarında Yeni Dünyayı işgal ettiği sonucu çıkarılmıştır. Afrika’da, Sahra’nın güneyindeki bölgelerde Alakarga olmamasından, daha sonra Batı Yarımküresi’nden gelen bu kuşların Eski Dünya’ya yayıldığı anlaşılmaktadır.

Karga alt familyası Yeni Dünya’ya alalardan çok daha sonra erişmiştir. Çünkü üyeleri güneyde sadece Honduras’a kadar inebilmiştir. Güney Amerika’da ise hiç yoktur. Oysa kargalar alalardan çok daha saldırgandır ve çevreleriyle de daha kolaylıkla uyum sağlarlar. Ayrıca daha güçlü uçuculardır. Kargalar birçok ada kesimlerine yerleşmişlerdir: Antiller, Avustralya, Filipinler ve diğer küçük Pasifik adaları. Bu yerlerde alakarga bilinmez. Kargalar Antil adalarına, Küba, Hispaniola, Puerto Rico ve Jamaica’cla benzer ama ayrı ve belirgin dört cins geliştirecek kadar uzun bir zaman önce yayılmışlardır. Antil adalarındaki Pleistosen birikintilerinde ayrı iki karga cinsinin de kemikleri bulunmuştur. Bunlardan biri ya da ikisi birden şimdiki cinslerin atası olabilir.

Hiçbir kuş ya da kuş grubu, Familyaya adını veren tür olan kargaların üyeleri kadar iyi tanınmaz. Kuzey Amerika’da yaygın olan adi karga, Avrupa ve Asya’nın ılık bölgelerinin leş kargası, Hindistan’ın ev kargası, Asya’nın doğu ve güney kesimlerinin orman kargası, Güney Afrika’nın alacalı kargası ve bu türün diğer 26 cinsi iri, siyah, siyahlı grili, ya da siyahlı beyazlı, cırlak sesli kuşlardır. (İngilizce konuşulan her ülkede bunlara ‘crow’ adı verilir. Ve kuşların ‘krov’, ‘krav’, ‘kav’ ya da ‘kralı’ diye öttükleri söylenir).

Kargalar, ötücü kuşların en iri gövdelileridir. Bu grubun en büyüğü de kuzgundur. Kuşun boyu gagasının ucundan kuyruğunun sonuna kadar 65 santimdir (kurdele kuyruklu cennet kuşu, Avustralya lir kuşları ve Orta Amerika’nın 70 santim boyundaki ince, güzel saksağan alası kuzgundan daha uzundur. Ama bu kuşların hepsinin de gövdeleri daha ufaktır). Kuzgun, familyanın hem en iri, hem de en yaygın cinsidir. Çünkü Kuzey Yarınıküresi’nin bütün soğuk ve ilik kesimlerinde bulunur. Daha doğrusu son yüzyıla kadar bulunurdu.

Kuzgunu, doğal çevrede, diğer kargagillerden ayırmak zordur. Bu konuda ancak kuşun daha gırtlaktan gelen bir sesle ötmesi yardımcı olur. Kuşun iriliği, boyun tüylerinin daha kabarık, gagasının da daha kalın olduğu uzaktan farkedilmez. Kuzgun, insanlarla giriştiği rekabette daha küçük akrabaları kadar başarılı olamamıştır. Şimdi yayılma alanının sadece insanların oturmadığı daha yabani kesimlerinde yaşamaktadır. Bugün ağaç sınırının yukarısındaki topraklarda daha yaygındır.

Kargaların çoğunun ilginç bir özelliği insanlarla birlikte yaşayabilme yetenekleridir. Uyum sağlayabilmeleri, cüretli ve akıllı oluşları, ayrıca çeşitli besin alabilmeleri (bu kuşlar hemen hemen hepçil sayılır), insanların faaliyetinin çok değiştirdiği topraklarda yaşayıp üreyebilmelerini sağlamıştır. Tarım kesimlerinde kargalar hem yararlı, hem de zararlı kuşlar sayılır. Yeni çıkan tahıla zarar verirler. Ama diğer’ taraftan zararlı böcek ve larvadan fevkalâde çok yiyerek bunu kısmen telâfi de ederler..

Çok kimse kargaların kuşların en zekisi olduğunu iddia eder. Bunu destekleyen kanıtların çoğu açıkça insanbiçimciliğe (antro-pomorfi) kaçar. Ama kargaların yüksek bir kafa gücü olduğu da şüphe götürmez. İnsanlar tarafından yetiştirilen kargalarla yapılan deneyler bu kuşların hatır’ sayılır bir öğrenme yeteneği olduğunu, üç ya da dörde kadar sayabildiklerini, çeşitli gürültü ve simgeleri besinlere bağlamayı başardıklannı ortaya koymuştur. Kargaların kendilerine özgü bir dilleri olduğu ve ötüşlerinin anlaşılabilir anlamlara geldiği çoktan beri bilinmektedir (Bütün kuşların ötüşleri için de aynı şey geçerlidir).

Modern davranış bilimi çalışmalarından, kuşların gürültülerinin hi-fi ve ses spektrograflarıyla incelenmesinden önce, kırlık kesimde yetişen çocukların çoğu karganın çeşitli ötüşlerinin ne anlama geldiğini bilirlerdi. Karga, diğerlerinin toplanması için yüksek ve belirgin bir sesle ‘Kaav’ diye bağırır. Telâşlandığı zaman, ‘Ka-ka-ka-ka!’ diye haykırır. Diğerleriyle birlikte bir baykuşa saldıracağı zaman da heyecanla öter. Karganın taklitçilik bakımından da biraz yeteneği vardır. İnsanlar tarafından beslenenler biraz sabırla birkaç kelime söylemesini öğrenirler. Ama papağanlar ve minalar (güneydoğu Asya sığırcıkları) kadar ta değillerdir.

Karganın ne kadar akıllı olduğunu değişen koşullara uyabilmesi ve devamlı tacizlere dayanabilmesi kanıtlar. Yaşadığı hemen her yerde insanlar ona düşmandır. Kuzey Amerika’da ise bu kuş hiçbir zaman korunmamıştır. Ama kuş bütün bunlara rağmen yaşayıp üremeyi başarır. Amerika’ da kışlık tüneklerinin toptan dinamitlenmesine ve binlerce karganın ölmesine rağmen durum yine böyledir.

Ama aslında karganın üreme hızı anormal sayılacak kadar yüksek değildir. Dişi tipik bir şekilde yılda bir defa yumurtlar. Bir seferde 3-5 (arada sırada da 6) yeşilimsi yumurta bırakır. Bunların üzerinde kahverengi sık benekler olur. Familyanın üyelerinden çoğu ağaçlara yuva yapar. Kuzgun ve başka birkaç cins çok zaman dik kayaları seçer. Hepsi de çöp ve ince dal parçalarından büyük, üzeri açık yuvalar kurarlar. Kuluçkaya sadece dişi yatar. Kuş, yumurtaların üzerine sıkıca oturur ve erkek onu yuvada besler. Leş kargasında kuluçka süresi 18-19 gündür. Yavrular yaklaşık 3 haftada gelişir.

Karga cinsinin belirgin bir Avrupa-Asya üyesi de biraz küçük olan (ekin)dir. Bu kuş kalabalık koloniler halinde yuva kurar. Daha da ufak olan bir cins küçük kargadır. Bu kuş siyah olur ama başı kül rengidir. Karga alt familyasındaki diğer türler arasında oldukça iyi tanınan iki kuzey kuşu vardır. Kızılca ve fındık kıran.

Kızılca karga (kırmızı ayaklı dağ kargası) Avrupa’da ve Asya’nın güneybatı kesimlerinde yüksek, kayalık yerlerde yaşar. Oldukça büyük olan bu kuş grubun diğer üyelerinin çoğu gibi parlak siyahtır. Ama daha ince, sivri ve iyice aşağıya kıvrık gagasıyla ayrılır. Gaga, âdi dağ cinsinde parlak kırmızıdır. Alp kızılcasında ise sarı olur. Ateş kargaları türünde sadece bu iki cins vardır. Adi kızılca, deniz kıyısında, çıkılması imkansız sarp kayalara yuva yapar.

Alp kızılcası ise dağlardaki çıkıntılı kayaları tercih eder. İki kuş da havada yaptıkları akrobasiyle ün kazanmışlardır. Bu kuşlar tek tek ya da sürü halinde uçarken kayaların etrafında türlü dönüşler yaparlar. Dönerler, ileri geri giderler. Yükselir sonra kanatlarını kapayarak, kurşun gibi dalışa geçerler. Hatta taklalar da atarlar. Görünüşte bütün bunları sadece eğlenmek için yaparlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.