Türkmenistan Nasıl Bir Ülke? Nüfusu, Tarihi, İklimi, Ekonomisi

KONUM: Kuzeyinde Kazakistan, kuzeydoğusunda Özbekistan, güneyinde Afganistan, güneybatısında İran ve batısında Hazar denizi ile çevrili 488. 100 km2 alanlı 4. 5 milyon nüfusu ile Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’tır (536 bin).

SİYASİ COĞRAFYA: Bazı kaynaklara göre “Türkmen” “Ben Türk” anlamına geldiği savunulmakla beraber Iran, Irak, Suriye, Anadolu Türkmen boylarına ait olanlar içinde Türkmen” deyimi kullanılır. Türkmenler, Türklerin Oğuz soyundadırlar. Ancak, Türkmenleri diğer Orta Asya Türklerinden ayrı tutmak elbetteki olanaksızdır.

Özellikle Safevi Türk hükümdarı Nadir Şah’tan sonra İranlıların saldırılarına uğrayan Türkmenler 1835’den sonra Merv bölgesine doğru yayılmaya başlamışlardır. 1860’da da Kuşid Han’ın önderliğinde Farsiarı yenilgiye uğratmıştır ve bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir.

Ancak, 1873’de Ruslar Hive’yi işgal etmişler ise de daha sonra Ruslar yenilgiye uğramışlardır. 1916′ da başlayan Türkistan ulusal ayaklanması devam etmiş, 1920’de de Hiveyi tamamen işgal etmişlerdir. 1924’de de Türkmenistan SSCB kurulmuştur.

7 Ocak 1990 tarihinde ise Türkmenistan’da, seçimler yapılmış, resmi dil Türkmence kabul edilmiş, 22 Haziran 1990 tarihinde Türkmenistan egemenliğine, 27 Ekim 1991 tarihinde de bağımsızlığına kavuşmuştur. Türkmenler daha çok Güneybatı Türk ya da Oğuzca grubuna giren ve Azeri Türkçesiyle Türkiye Türkçesine yakın bir dil kullanmaktadırlar. Bu durum onları Orta Asya Türk halklarından ayırır. Türkmen Türkçesi Türk dilleri ailesinin güneybatı yada Oğuz grubundandır. Oğuz grubu, Türk dili ve lehçeleri iki alt gruba ayrılır.

  • Doğu Oğuzcası
  • Batı Oğuzcası

Türkmen Türkçesi; Doğu Oğuzcasını bugün tek başına temsil eder. Batı Oğuzcası ise Türkiye Türkçesi, Azeri Türkçesi ve Gökoğuz yazı dilinden oluşur.
Türkmen Türkçesi, Selçuklu Oğuzları gibi Batıya göç etmeyip anayurtta kalan Oğuz Türklerinin dili olarak gelişmiştir. Türkmen adına ilk olarak Kaşkarlı Mahmudun sözlüğünde rastlanır.
Türkmen Türkçesi, bugün Türkmenistan dışında Özbekistan, Kazakistan ve Tacikistan Cumhuriyetleri ile Karakalpak Özerk Bölgesinde ve Kuzey Kafkasya’da Stravropol bölgesinde konuşulur.

YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ: Ülkenin beşte dördü çöllerle kaplıdır. Karakum çölü, dünyanın en büyük kum çölünden biri olup burada çok sayıda barkanlara rastlanır. Güneye doğru İran sınırında uzanan Kopet dağlarına geçilir. Kuzeybatıda Kazakistan sınırında küçük dağ sıraları yer alır. Ülkeye hayat veren Ceyhun (Amuderya) nehri güneydoğudaki Tanrı dağlarından kaynağını alır. Kopet dağlarından doğan Tecen ve Murgap adlı küçük akarsular ise çöle kavuşur kavuşmaz kaybolur.
Ülkenin Hazar denizi kıyıları, farklı bir görünümdedir, burası gri renkli kumlan ile adeta ayrı bir manzara gösterir.

İKLİMİ VE BİTKİ ÖRTÜSÜ: Kurak ve sıcak karasal iklimin etkili olduğu ülkenin beşte dördü çöllerle kaplıdır. Yazın çöllerde sıcaklık 35°C’nin üzerinde seyreder ve Karakum çölünün güneydoğusunda 50°C’ yi aşar. Kış çok soğuk geçer ve bilhassa Afganistan sınırındaki dağlık alanlarda sıcaklık -33°C’ ye kadar düşer. Aşkabat’ta kışın 0°C’nin altına düşen sıcaklık, Nisan’dan itibaren birdenbire yükselir.
Yıllık ortalama yağış miktarı, çöllerde 80 mm iken dağlık alanlarda 300 mm’ye ulaşır. Yağışın büyük bölümü ilkbahar aylarında, dağlarda ise yaz mevsiminde düşer. Yaz mevsiminin yağışlı geçmesi dağların çayırlarla kaplanmasını sağlamaktadır.

NÜFUSU VE ŞEHİRLER: Ülke nüfusunun dörtte üçü Türkmenler, geriye kalanını Ruslar ve Özbekler oluşturur. Türkmenler, geçimini hayvancılıkla sağlayan, bozkırlarda at koşturan bir Türk boyudur. Nüfusun ancak üçte biri kasaba ve şehirlerde yaşamaktadır. Rusların ülkeye girmesiyle çok sayıda Türkmen ülkelerinden göç ederek Afganistan ve Kuzey İran’a sığınmışlardır. Çok sayıda (100’ü aşkın) Türkmen boyu yaşamaktadır. Bu boylardan en büyük olanı Aşkabat bölgesindeki Teke’dedir. Türkmen grupları birbirlerinden şive, giyim kuşam stilleri, mücevher takıları, dokudukları hali desenleri ile ayırt edilmektedir.

Nüfus, Ceyhun ve Murgap nehirleri boyunca yoğunlaşmaktadır. Hazar denizi kıyısında sanayi tesislerinin yer aldığı kasabalar bulunmaktadır. İç kesimlerde Nehri dağ, 100 km kadar doğuda tarihi bir önemi olan Kızılarvat kasabasına geçilir. Devlet başkanının adı verilen Türkmenbaşı, Hazar denizi kıyısında hilal şeklinde bir tepenin eteğinde kurulmuş güzel bir şehirdir. Doğu Türkmenistan, İran ve Pakistan sınırına yakın kısımları kapsamakta olup burada yağışların biraz fazla olması nedeniyle bozkırlara (steplere) geçilir. Türkmenistan’ın sanayi merkezi ve ülkenin 2. büyük şehri olan Merv veya Mani, ünlü Türk filozofu Mevlana’nın doğduğu yerdir. M. Ö. 6. asırda kurulmuş olan kent, 11. ve 12. asırlarda Büyük Selçuklu Devleti’nin başkenti olmuş ve önemli bir kültür ve sanat merkezi haline gelmiştir.
Aşkabat, İpek Yolu üzerinde tarihi bir şehir olup M. Ö. 1. yüzyılda depremle harap olmuştur. 11 yüzyılda Selçukluların elinde bulunan kent, Moğol akımları ile yıkılıp yakıldı; daha sonra Ruslar burayı bölgesel bir merkez olarak seçtiler. 19. yüzyılda Avrupalılar, şehirde alış veriş merkezleri, oteller vb. yaptılar; demiryolu ulaşımı sağladılar; şehre Ruslar, İranlıları, Ermenileri ve Yahudileri yerleştirdiler. 6 Ocak 1948’de Richter ölçeği ile 9 şiddetinde meydana gelen bir depremle şehir yerle bir olarak halkın üçte ikisi, yaklaşık 110 000 kişi hayatını kaybetmiştir. Daha sonra yeniden kurulan Aşkabat günümüzde modern bir şehir görünümündedir.

ZİRAAT, HAYVANCILIK, MADEN, SANAYİ, TİCARET: Sovyetler Birliği döneminden beri ülkenin ekonomisi önemli ölçüde pamuk üretimine dayanmaktadır. Üretilen pamuk ve doğal gaz, Moskova ya uluslararası piyasa fiyatının altında satıldığı için ekonomik yönden gelişme gösterememiştir. Ülke, Sovyet birliğindeki bazı cumhuriyetlerden alacağını tahsil etmede sıkıntı çektiği için ekonomik yönden kendini toparlamada zorluklarla karşılaşmıştır. Günlük tüketim mallarının halka ucuz fiyatla satılması için devletçe sübvansiyon yapılmaktadır.

Zengin doğal gaz yatakları bulunmaktadır. Ülkenin doğal gazı boru hatları ile Rusya Federasyonu’na gönderilmektedir. Türkmen doğal gazının 4400 km uzunluğundaki boru hattı ile İran, Türkiye üzerinden Avrupa’ya pazarlanması için 1994’te Tahran’da Türkmenistan’la bir antlaşma imzalanmıştır. Ancak bu boru hattının yapımı için gerekli finansmanı sağlamada Batılı ülkeler, İran’ın devrede olması nedeniyle isteksiz görünmektedir. Son yıllarda Türk firmaları Türkmenistan’a yatırım yapmakta, özellikle tekstil fabrikaları kurmakta ve ucuz Türkmenistan pamuğu alınmaktadır. Bu ülkede Malatyalı bir iş adamı tekstil fabrikaları işletmekte ve Tekstil Bakanı yardımcısı olarak görev yapmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.