Solunum Yolu Tıkanma (Boğulma) Çeşitleri ve İlk Yardım Teknikleri

Solunum Yolu Tıkanıklığı: Solunum yolunun çeşitli maddelerle veya dil tarafından tıkanmasıdır. Beyinin oksijensiz kalması açısından önemlidir. Tıkanıklık giderilmelidir.

Tıkanma Çeşitleri

1. Kısmi Tıkanma (Boğulayazma) Tam tıkanıklık olmamıştır, kazazede kısmen tıkanmıştır. Öksürürse, öksürmesi teşvik edilir. Sırta vurarak veya hemlik manevra’ ile solunum yolu açılmaya çalışılır. Bilinci açıksa oturur pozisyonda, bilinci kapalı ise yan yatış pozisyonunda sağlık kuruluşuna sevk edilir.

2. Tam Tıkanma (Boğulma) Solunum yolunun tamamen tıkanmasıdır. Hayati açıdan çok tehlikeli riskli bir durumdur. Solunumun durması veya azalmasına asfiksi-boğulma denir. Kanın oksijen taşıma kapasitesinin ortadan kalkması ve iyice azalmasına anoksemi-hipoksemi denir.

Anoksemi;

1-hemoglobin azlığından,

2-dolaşım yetmezliğinden,

3-enzim blokajmdan,

4-ortamın oksijensizliğinden kaynaklanır.

Asfiksinin nedenleri;

1-solunum yolunun gıda maddeleri veya yabancı cisimlerle tıkanması,

2-suda boğulmalar,

3-bilinci yerinde olmayanlarda dilin boğazı tıkaması,

4-iple ya da elle boğazın sıkılarak solunumun durdurulması,

5-gazla zehirlenmelerde olduğu gibi havadaki oksijenin tükenmesi,

6-anafilaktik şokta ve astımda olduğu gibi bronşların yaygın olarak daralarak tıkanması,

7-santral solunum merkezini etkileyen hastalık ve zehirlenmeler, kafa travmaları,

8-göğüs yaralanmaları sonucu akciğerin kollabe (atalektazisi) olması,

9-elektrik, yıldırım çarpması ve poliomiyelitte olduğu gibi solunuma yardımcı kasların felç olmasıdır.

Kaza ve zehirlenmelerde meydana gelen ölüm sebebinin birinci nedeni anoksemi, asfiksidir. Organizmanın oksijen rezervi yok denecek kadar azdır. Anoksemi önce hücrelerin fonksiyonunu bozmaktadır. En çok beyin hücreleri (nöronlar) zarar görür. Beyin çok kısa zamanda (4-5 dakika) irreversible zarara uğramaktadır. Organizmadaki oksijen rezervi, vücut soğutularak daha uzun süre kullanılabilmekte, buna karşılık çırpınma, el-kol hareketleriyle daha kısa sürede tüketilmektedir.

Asfiksinin belirtileri; 1-Kazazedenin elleriyle boğazına sarılması. Özellikle baş ve işaret parmağının boğazda olması uluslararası boğulma işareti olarak kabul edilmektedir. 2-Kanda karbokdioksit konsatrasyonu yükseldiği için ağız-dudak çevresi ile tırnak yatağı altında siyanoz. 3-Baş ağrısı, bulantı, kusma. 4-Boyun damarlarında şişme. 5- Filiform nabız. 6-Göz bebeklerinin dilate olması (büyümesi). 7-Beş duyuya ait fonksiyon bozuklukları. 8-Bilinç bulanıklığı, bilinç kaybı.

Ölüm yaklaştıkça kalp sesleri hafifler nihayet durur. Nabız ve kan basıncı alınamaz. Fakat bütün bunlar kesin ölüm belirtisi değildir. Enerjik bir çabayla ilk yardıma aralıksız devam edilmelidir. Zaman önemlidir. Boğulan kişi ortamdan uzaklaştırılır, solunum yolu temizlenir, solunum yolu açılır gerekirse suni solunuma başlanır. Çeşitli boğulma nedenleri şunlardır.

Asılma: Bir çok ülkede ölüm cezasını uygulanma şeklidir. Cana kıyma (intihar) yöntemlerinin en çok kullarulamdır. Asılma, boyuna geçirilen bir ipin yüksek bir yere bağlanarak, üzerine basılan eşyanın itilmesi ile uygulanır. Birden bire düşme sonucu genelde ilk üç servikal vertebra fraktürü (kırık) veya dislokasyonu (çıkma) oluşur. Bu da medullaspinalisin, vital merkezlerin, özellikle solunum merkezinin hasara uğramasına ve bilincin kaybolmasına neden olur. Asılmış bir kişi kurtarılırken, ip kesilmeden önce, asılan kaldırıldıktan sonra kurtarılmalı-dikkatlice indirilmelidir. Servikal vertebralar yaralanabilir veya oluşmuş yara çoğalabilir. Servikal vertebra yaralanması-kırığı olabileceği düşünülerek dikkatlice solunum yolları açılır. Solunum yoksa sırttan bastırma yöntemiyle suni solunuma başlanır. Asfiksi nedeniyle kişi ölmüşse, kalp bir süre daha (15-20 dk) çalışabilir.

Suda Boğulma: Bütün dünyada ve ülkemizde denize girme ve plaj merakı nedeniyle boğulmalar da artmıştır. Bu boğulmaların bir çoğu, yerinde ilk yardım önlemleriyle kurtarılabilir. Tatlı suda (ırmak) boğulma ile tuzlu suda (deniz) boğulma farklıdır. Tatlı suda boğulmada hemoliz (eritrostlerin parçalanması) nedeniyle ölümler daha kısa sürede, 1-4 dakikada, tuzlu suda ise biraz daha geç 4-8 dakikada olmaktadır. Suyun çok soğuk olması, çok tok olmak, acemilik, yorgunluk, kramp boğulmayı kolaylaştıran sebeplerdir. Kazazede sudan çıkarıldığı zaman şuursuz, gevşek, soğuk ve siyonitiktir. Korkulu, ajite, şoka girmek üzeredir. Nabız hissedilmez. Kalp sesleri duyulmaz, tansiyon almamayabilir. Buna yalancı ölüm denir. Beyin ve akciğer ödemi gelişmiş olabilir. Bu tabloya aldanmayıp hemen ilk yardıma başlanmalıdır. Boğulmaların % 85-90’ı ıslak boğulma, % 10-15’i kuru boğulmadır.

Genellikle suda boğulan kişi şu evreleri (boğulma evreleri) geçirir:

1-Karşı koyma, çırpınma-telaş evresi.

2-Solunum durması-bilinç kaybı evresi.

3-Refleks solunum evresi.

4-Suya gömülme evresi.

5-Boğulma evresi (2-3 dakika sonra kalp de durur, oksijensizlik nedeniyle mavi ölüm gerçekleşir).

Boğulmuş veya boğulmak üzere olan kimseye, ilk yardımcı kendini tehlikeye atmadan müdahale etmelidir. Tecrübeli biriyle olmak ve kısa sürede bir plan geliştirmek önemlidir.

Suda boğulan kurtarmada genel prensipler:

1-Boğulana, kurtulmasını sağlayacak yardım malzemeleri (tahta, can yeleği, lastik vb.) atılarak kurtarılmaya çalışılır.

2-Kazazedenin tutunarak çıkabileceği malzemelerle (halat, sırık vb.) sudan çıkartılır.

3- Motorlu veya motorsuz araçlarla (kayık, tekne vb.) yanına gidilerek kurtarılmaya çalışılır.

4- Bunların hiçbiri mümkün olmazsa o zaman yüzerek yanına gidilip kurtarılmaya çalışılır.

Kazazedenin çıkartılması beklenmeden su içerisinde suni solunuma başlanır. Sudan çıkartıhnca yutulan su boşaltılmaya çalışılmadan suni solunuma devam edilir. Akciğerdeki su çıkartılamaz. Sadece ağız-boğazdaki su çıkartılabilir. Yutulan su (yan çevrilerek, ters çevrilerek, ters V) çıkartılmaya çalışılsa da çok yararı olmadığı için fazla zaman kaybetmemek gerekir.

Su altından hızlı bir şekilde birden yüzeye çıkılması sonucu, damar içindeki azot emboli (pıhtı parçası) oluşturur. Bu emboli tıkanıklığa neden olabilir. Bazen ciddi felç ve ölümlere neden olabilir. Buna dekompresyon (vurgun yeme) denir. Uçaklarda ani kalkış-yükselişlerde de basınç farkından dolayı benzer olaylara rastlanabilir.

Gazla Boğulma (Zehirlenme) Ortamdaki oksijenin azalması veya tükenmesi anoksemiye, karbondioksitin vücutta birikmesi de asfiksiye neden olur. Gazlarla boğulmalar genellikle karbonmonoksit (CO) gazıyla meydana gelmektedir. CO zehirlenmesi evlerde enerji kaynağı olarak kullandığımız tüp gazıyla ve kapalı yerlerde egzoz gazıyla olmaktadır. Belirtileri; sersemlik hissi, nefes darlığı, bulantı-kusma, görme bulanıklığı, kulak çınlaması, nefes darlığı, terleme, hipertansiyondur. Solunum hızlı ve düzensizdir. Bilinç kaybı ve şoku ölüm takip eder. İlk yardım olarak, boğulma sebebi ortadan kaldırıldıktan sonra kazazede açık havaya çıkartılır, gerekirse suni solunuma başlanır.

Deniz seviyesinden yükselmeye bağlı olarak vücutta özellikle akciğerlerde ödem oluşmasına baro travması (akut dağ hastalığı) denir. Çok tehlikeli sağlık sorunlarına neden olabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.