Avustralya Nasıl Bir Ülkedir? Nüfusu, Tarihi, İklimi, Ekonomisi

KONUM Büyük Okyanus ile Hint Okyanusu arasında 7. 682. 300 kilometre kare alanlı 17. 8 milyon nüfuslu bir ülkedir.

SİYASİ COĞRAFYA Okyanusya kıtasının en büyük parçasını meydana getiren Avustralya ile Yeni Zelanda, Britanya Milletler Topluluğuna bağlı birer dominyondur. Büyük Okyanus adalarından bazıları da gene bu iki dominyon idaresindedir. Yeni Gine’nin batı yarısı İndonezya’ya, doğu yarısı Avustralya’ya bağlıdır. Geri kalan adalar İngiltere, Fransa veya A. B. Devletlerine aittir. Avustralya’ da Avrupalıların ve özellikle İngilizlerin yerleşmesi XVIII. yüzyıl sonlarında başlamıştır. 1901’de altı devletin birleşmesiyle bir birlik haline gelmiştir. Genel başşehri Canberra (Kanbera) dır.

Avustralya Birliği Britanya Milletler Topluluğuna bağlı bir dominyondur. Bu dominyonun bazı sömürgeleri de vardır. Üzerinde insanların yerleşmiş bulunduğu kıtalar arasında yalnız Avustralya tamamıyla güney yarımkürede bulunur. 10-40 derece güney paralelleri arasındadır. Üzerinden oğlak dönencesi geçer. Avustralya’nın en büyük kısmı güney ‘liman bölgede, daha küçük olan kuzey kısmı ise sıcak bölgede bulunur.

Avustralya’nın en yakın olduğu kıta Asya’dır. Buna karşılık bütün öteki kıtalardan çok geniş okyanuslarla ayrılmıştır. Dünyanın büyük ulaşım yollarına göre çok sapadır. Bu ayrılık ve sapalık Avustralya’nın bitki ve hayvanların özellikleri üzerinde etki yaptığı gibi, tanınması, nüfuslanması ve ekonomisi üzerinde de rol oynamıştır.

YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ Avustralya’da yüzey şekilleri sadedir. Bu bakımdan üç bölüme ayrılır: doğuda sıradağlarla kaplı dar bir bölge vardır. Kuzeyden güneye uzunluğu 3 000 kilometreyi bulan bu sıradağlara Avustralya Alpleri denir. Bunlar ancak bazı yerlerinde 2 bin metreyi aşar. Bu dağlık bölge maden kömürü bakımından zengin yataklara sahiptir.

Avustralya’nın orta kısımlarında, kuzey güney doğrultusunda uzanan büyük bir çukur alan vardır. Orta Avustralya çukurluğu denilen bu alan kuzeyde Karpentaria, güneyde Büyük Avustralya körfezlerine açılır. Bu çukurluğun birçok yerlerini sığ göller ve bataklıklar kaplar. Bunların en önemlisi olan Eyre gölü, bizim Marmara denizi kadar genişliktedir, fakat tuzlu ve çamurlu bir bataklık halindedir. Kıtanın üçüncü bölümünü meydana getiren batı yarısı ise geniş ve yüksekliği az bir platodur. Bu plato üzerinde ancak yer yer adalar gibi bazı dağların yüksekliği görülür.

İKLİM, BİTKİ ÖRTÜSÜ VE AKARSULAR Avustralya’nın iç ve batı kısımları çok kuraktır. Kıtanın üçte ikisinden çoğunu kaplayan bu geniş alanda istepler, taşlı veya kumlu çöller ve sularını denize gönderemeyen tuzlu göller bulunur. Kıtanın yalnız kuzey ve doğu kısımları nemlidir. Bunlardan tropikal bölgeye giren kuzey kısmı, güney yarımkürenin yaz mevsiminde (yani bizim kışımızda) bol yağış alır.

Doğuda Avustralya Alplerinin denize bakan yamaçları ise Büyük okyanustan gelen rüzgârların sürüklediği nemli hava kütlelerinin dağlarda yükselerek yoğuşması sayesinde bol yağış alır. Fakat taşıdıkları nemi dağlarda bırakan bu rüzgârlar iç kısımlara sokulamaz ve yağış sağlayamaz. Kıtanın bu yağışlı yerlerinde bitki örtüsü gürdür. Tropikal kuşağa giren kuzeyde sık ormanlar görülür.

Avustralya Alpleri de ormanlıktır. Fakat kuzeyden ve doğudan iç kısımlara gidildikçe yağış azaldığı için bitki örtüsü de değişir. Önce seyrek ormanlara geçilir, sonra ağaçlar kaybolur, savanlar ve skrup denilen kurakçıl çalılıklar başlar ve nihayet istep ve çöle varılır. Bu çöl ve istepler kıtanın batı kıyısına, Hint okyanusuna kadar uzanır. Avustralya su ve nehirler bakımından fakirdir. En önemli akarsuyu Murray’dır. Bu nehirler bile yılın kurak zamanlarında küçük bir çay halini alır.

NÜFUS VE ŞEHİRLER Avustralya’ya Avrupalıların yerleşmesi XVIII. yüzyılın son yarısında (1788) İngiliz hükümetinin mahkimıları buraya göndermesiyle başlamıştır. Fakat kıtanın nüfuslanması daha sonra gittikçe artan sayıda serbest göçmenlerin gelişi ve özellikle 1851’de altın madenlerinin bulunmasıyla hızlanmıştır. Avustralya’nın nüfusu 1800’de ancak 6 bin, 1850’de 400 000 kadardır. Altın madenlerinin meydana çıkmasından 10 sene sonra da (1861) nüfus birdenbire 1 700 000’e fırlamıştır. Bugün ise 11 milyonu geçmiştir. Fakat kıtaya gelip yerleşen beyazların böylece artarken, asıl yerlilerin sayısı büyük bir hızla azalmıştır. Koca kıtada bugün ancak 50 000 kadar yerli kalmıştır. Avustralya nüfusunun hemen hemen tamamı İngiliz soyundandır. Asyalıların Avustralya’ya göçü yasaktır.

İngiliz soyundan olmayan Avrupalıların göçüde kısıtlanmıştır. Avustralya’da kilometre kareye ortalama olarak 1 kişi düşer. Bununla beraber her taraf aynı derecede tenha değildir.

Nüfusun dörtte üçü güneydoğu Avustralya kıyı bölgesinde toplanmıştır. Burada Victoria devletinde yoğunluk kilometre kareye 10 kişiye kadar çıkar. Buna karşılık iç kısımlar boş denecek kadar tenhadır. Avustralya’nın büyük ve önemli şehirleri kıyılarda toplanmıştır. Bunlar güneyde Melbourne (Melburn, 2 milyona yakın nüfus) ve adelaide (Adelayd), doğuda Sydney (Sidney, 2 milyon) ve Brisbane limanları ve batı da Perth (pört) şehri ile limanı olan Fremantle’dir. Kuzeydeki Darwin limanı nüfusu ancak 5 000 kadar olmakla beraber önemlidir. Çünkü kıtayı baştan başa kesen bir yolun sonunda bulunur ve İngiltere-Hindistan-Avustralya hava yolu üzerinde bir uğrak noktasıdır.

ZİRAAT, HAYVANCILIK, MADEN, SANAYİ, ULAŞIM VE TİCARET Çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşanların oranı Avustralya nüfusunun ancak % 23 kadarıdır. Madencilik ve sanayiyle uğraşanların oranı daha yüksektir (nüfusun % 35’i) . Böyle olmakla beraber, Avustralya ekonomisinin en önemli ve en verimli konan hayvancılık ve çiftçiliktir. Hayvancılık daha da önemlidir ve Avustralya’nın en büyük gelir kaynağıdır. Bu alanda özellikle, yün elde etmek amacıyla yapılan koyunculuk başta gelir. Avustralya’da 160 milyon kadar koyun vardır. Bunlar yünü bol ve makbul merinos koyunlarıdır.
Oysa hemen bütün tarım bitkileri gibi, koyun da çok uzak olmayan bir geçmişte göçmenler tarafından getirilmişti. Sürülerin en büyük kısmı isteplerde, Avustralya Alplerinin batısında ve güney batıda beslenir. Yılda ortalama 750 bin ton yün elde edilir. (Dünya yün üretiminin üçte biri) . Bunun % 80’i başka memleketlere satılır. Avustralya aynı zamanda dondurulmuş et, et konservesi ve sütlü maddeler Batar.

Ziraat ancak XX. Yüzyılın başlarından itibaren gelişmiş ve önem kazanmıştır. Büyük bir kısmı kurak olan Avustralya’da tarım birçok güçlüklerle savaşmak zorundadır. Kuraklıklar, kavurucu derecede sıcak rüzgarlar, dolu vurması ve taşmalar ürünü çok defa zararlara sokar. Su kıtlığına karşı çok sayıda arteziyen kuyuları açarak çare bulmaya çalışılmıştır. Böyle olmakla beraber, bu koca ülkenin ancak %1, 5 kadarı ekilir. Fakat Avustralya’nın nüfusu da azdır. Bu sebepten, dışarıya çok miktarda toprak ürünü satar. En çok tahıl yetiştirilir. Bunların arasında da buğday en geniş yeri kaplar. Yılda 4-6 milyon ton kadar buğday elde edilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.