Hortum Nedir? Nasıl Oluşur? Etkileri Nelerdir?

Tornado ile hortum arasındaki farkı şöyle açıklayabiliriz: Hortum, su üzerinde oluşmuş bir tornado’dur. Körfezler, denizler ve göllerde meydana gelir. Hortumlar tanım olarak tornadoya benzer bir şekilde anılsa da kara yüzeyine vurmadıkça tornado sayılmazlar.

Hortum, kümülüs bulutları ile bağlantılı olarak silindir şeklinde dönerek gezen bir rüzgâr türüdür. Hava anaforu adıyla da bilinir. Tornadonun bütün özelliklerini taşımasına rağmen gücü daha zayıftır.

Gökyüzündeki sıcak hava ile soğuk havanın çarpışıp soğuk havanın sıcak havanın üzerine yerleşmesi hortumun, diğer adıyla tornadonun, gerçekleşmek üzere olduğunun habercisidir. Çünkü sıcak hava her zaman daha yukarıya çıkmaya çalışır tıpkı sıcak havayla doldurulan balonların yükseklere uçması gibi.

Bu durumda hızla yukarı çıkan sıcak hava soğuk havanın içine çekilir ve bu dalgalanmalar sonucu dev bir huni ya da dondurma külahına benzeyen hortum ortaya çıkar. Bu huni 15 ile 1500 metre genişlikte olabildiği gibi kendi ekseni etrafında kimi zaman 500 km’yi bulan bir hızla dönmektedir.

Yerde süratli bir sarmal hareketiyle 8 km. kadar sürüklenebilirler. Hortum havada ki su damlacıklarını, yerdeki toprağın bir kısmını çekerek simsiyah bir görünüme bürünür.

Her ne kadar belli bir coğrafyadan bahsetmemiş olsak da en fazla görüldüğü kıta Kuzey Amerika’dır. Bir yıl içerisinde, inanılması güç olmasına rağmen Kanada’dan başlayıp Meksika Körfezi’ne doğru istikamet tutan 1000 civarında hortum oluşmaktadır.

Hortumların verdiği mal ve can kaybı büyüktür, bu noktada verilecek bir örnek hortumun yıkıcı etkisinin ne kadar güçlü olduğunu daha iyi açıklayacaktır: Mart 1925’de, ABD’de meydana gelen hortumda 695 kişi hayatını kaybetmiş, 2027 kişi yaralanmış, bugünkü değeriyle 50 milyonun üzerinde maddi kayıp yaşanmıştır.

400 km. kadar yol alan hortum, yolunun üzerinde ne varsa yakıp yıkmış, anafor etkisi yaratan güçlü akımıyla evleri, ağaçları, arabaları, insanları kolaylıkla metrelerce havalara uçurmuş, hava girdabına kapılan eşyaları savunarak etrafa fırlatmıştır.

Yakınına yaklaşmak mümkün olmasa da özel aygıtlarla olası hortumlar tespit edilmekte ve jip gibi kara araçlarının üzerine özel monte edilen kameralar yakalayabildikleri detayları çekmeye çalışmaktadır. Çekilen görüntülerde en dehşet veren sahneler ineklerin, bahçe çitlerinin, buzdolaplarının, arabaların adeta birer oyuncak gibi metrelerce havaya yükselmeleri ve döne döne yine metrelerce hatta kilometrelerce uzakta bir yerlere düşmeleridir.

Zaten yapılan çekimlerde hortum içinde dönen karartı şeklinde harelerin, yakınlaştıkça yüzlerce farklı objenin oluşturduğu bir bulut olduğu anlaşılmaktadır. Buna en çarpıcı örneklerden biri 1953 yılı Mayıs ayında Houston yakınlarında hortuma yakalanan bir uçağın altı metresinin ilk yirmi saniyede 3.6 km.’den 5 km.’ye yükselmesi sonra birdenbire 1.2 km.’ye kadar düşmesidir. Bu süre içinde uçak hortum içinde sürüklenip durmuştur.

Türkiye’de daha küçük çaplı ama benzer olaylar yaşanmaktadır. Mesela 2005 yılında Karadeniz Bölgesi hiç alışılmadık manzaralara tanıklık etmişti. Ordu’da, Sakarya’da hortumlar görülmüş, yine benzer manzaralara Sivas’ta da rastlanmıştı.

Şu an bilim adamları küresel ısınma önlenemediği takdirde Türkiye’nin 100 yıl içinde Kuzey Afrika’ya döneceğini iddia ediyorlar. Hazırlanan raporlarda verilen bilgilere göre yüksek basınç kuşağının kuzeye kaymasıyla ülkemizde hâkim olabilecek tropikale benzer bir iklimin; düzensiz, ani ve şiddetli yağışlar, seller, hortum, kasırga, heyelan ve erozyona yol açacağı üzerinde duruluyor.

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.