Küresel Isınma Nedir? Nedenleri, Etkileri, Sonuçları

Küresel Isınma: insanların çeşitli aktiviteleri sonucunda meydana gelen ve “sera gazlan” olarak nitelenen bazı gazların artması sonucunda, yeryüzüne yakın atmosfer tabakaları ve katı yeryüzü sıcaklığının yapay olarak artması süreci bu kavramla ifade edilmektedir.

Küresel İklim Değişimi: Küresel ısınma sonucunda, diğer iklim öğelerinin de (hava hareketleri, yağışlar, nemlilik, vb.) etkileyerek, dünya ikliminin uzun jeolojik devirlerdekinin aksine, son 15-20 yıl gibi çok kısa bir dönemde hız değişmesini ifade eden bir kavramdır. Daha dar anlamıyla bu terim, sıcaklık artışı ile birlikte, yukarıda sayılan diğer iklim öğelerinin de tüm karalar ve sular dünyasında dramatik bir şekilde değişimi anlamını taşımaktadır.

Sera Gazları: Güneşten gelen ışın enerjisinin (güneş radyasyonu) yeryüzüne kadar gelmesini engellemeyen (veya çok az engelleyen), ışın enerjisinin katı yeryüzüne çarptıktan sonra oluşan ısı enerjisi dalgalarının yeniden atmosferin üst katmanlarına doğru yükselmesini engelleyen gazlardır. Bu özelliğe sahip gazların başlıcaları şunlardır: Karbondioksit, metan, azot oksitleri, ozon ve kloroflorkarbon, su buharı. Bunlar sözü edilen özellikleriyle, yeryüzüne yakın atmosfer tabakalarının ve katı yeryüzünün (özellikle geceleri) soğumasını (karasal radyasyonu) önler.

Güneş Radyasyonu (Güneş Işıması): Güneşten gelen ışın enerjisinin atmosfer içinde yayılması sürecidir.

Karasal Radyasyon (Karasal Işıma): Dünya üzerindeki katı ve sıvı cisimlere çarpan güneş ışınlarının, ısı enerjisine dönüştükten sonra. bunların yeryüzünden atmosferin üst katmanlarına doğru görünmeyen ışınlar halinde yayılması olandır.

Enerji: Bir sistemin, bir varlığın iş yapabilme gücünü ve yeteneğini niteleyen kavrama denir. Ölçü birimi kaloridir. Örneğin, bir gram suyun sıcaklığını bir derece yükseltmek için verilmesi gerekli enerji miktarı “1 g- cal”dir.

Isı: Isı, bir enerjinin bir maddeden diğerine geçebilen şeklidir. Isı ölçü birimi, belirli bir alana (birim yüzeye) belirli bir zaman biriminde (saniye, dakika, saat, gün, vb.) gelen enerji miktarıdır. Örneğin güneş enerjisi, deniz düzeyindeki atmosferde “1,5 g-cal/cm2/dakika”dır.

Sıcaklık: Cisimleri oluşturan moleküllere ait aktivitelerin yoğunluğu ile orantılı olan bir büyüklüğü ifade eden kavramdır. Ölçü birimi Santigrad (°C), Fahrenheit (°F) veya Reomür(°R)dir.

Albedo: Bir cismin güneş ışınlarını yansıtma yeteneğidir. Bu yetenek, o cisme gelen ışınların, yansıtılan miktarının %’si ile ölçülür. Örneğin bulutların albedosu (kalınlığına göre) %35-90’dır denince, güneş ışınlarının %65-10’u bulutlar tarafından tutuluyor, kalanı geriye yansıtılıyor demektir.

Fosil Yakıt: Atmosferde özellikle karbondioksit ve kükürtdioksit gazlarının artışında rol oynayan kömür, petrol, doğal gaz gibi yakıt maddelerini niteleyen bir kavramdır. Küresel ısınma ve küresel iklim değişimi konusunun işlenmesi sırasında, anlama kolaylığını sağlayacak bu terimlerin açıklanmasından sonra, esas konuya girilebilir. Ancak, aşağı yukarı herkesin zihnini karıştıran şu sorunun daha önce yanıtlanması doğru olacaktır: Geçmişte buzul devirlerini meydana getirecek derecede iklim değişikliği olmuştur. Son 10-15 yılda ortaya çıktığı söylenen iklim değişikliğinin, jeolojik devirlerde meydana gelen iklim değişimlerinden farkı nedir? Önce bu konuya açıklık getirilmesi doğru olacaktır.

Doğal iklim Değişimi ve Küresel İklim Değişimi Süreçleri Arasındaki Farklar

Son 10-15 yıl içinde, “Küresel Isınma” ve buna bağlı olarak “Küresel İklim Değişimi” konusu birçok bilim insanının ilgi odağı haline gelmiştir. Bunun üzerine bu olayın nedenleri ve kanıtları üzerinde durulmaya başlanmıştır. Sorunun ekolojik, ekonomik ve sosyal sonuçları üzerinde araştırmalar yoğunlaşmıştır. Bu hususta, öncelikle yanıtlanması gereken iki temel soru bulunmaktadır. “Küresel İklim Değişimi” milyonlarca yıldan beri, uzun dönemli jeolojik devirlerde cereyan eden iklim değişimlerinden farklı bir olay mıdır? Bazı yıllar veya mevsimlerde meydana gelen alışılmışın dışındaki kuraklıklar, sağanak yağışlar veya mevsimsiz soğuklar ya da kar yağışları sözü edilen küresel iklim değişikliklerinin kanıtları mıdır?

Bilim insanları ve bu alanda çalışan uzmanlar, bu soruları yanıtlamak amacıyla şu açıklamaları yapmaktadırlar:

“İklim değişimi” ile “hava halleri değişimi” kavramlarını birbirine karıştırmamak gerekir. İklim, bir yöre veya bölgede uzun süre cereyan eden atmosferik olayların ortalamasıdır. O nedenle belirsiz zamanlarda meydana gelen kuraklık, sağanak yağışlar, mevsimsiz kar yağışları ve fırtınalar, iklim değişimi değil, hava hallerinde meydana gelen değişimlerdir.

İklim atmosfer, hidrosfer ve litosfer gibi hava, su ve karalara ait yaşam dünyalarında mevcut bazı güçlerin karşılıklı etkilerinden doğan karmaşık bir olaydır. O nedenle, iklim değişimlerinin ne olduğu, çeşitli iklim değişimi şekilleri bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması gerekir. Bu konuda, aşağıda gerekli bilgiler verilmeye çalışılmıştır.

Doğal İklim Değişimi: Bazı araştırmalara dayanılarak yapılan tahminlere göre iklim değişimi olayı, binlerce hatta milyonlarca yıldan beri cereyan etmektedir. Avrupa’da yakın jeolojik çağlarda yaşanmış buzul devirlerinden anlaşılacağı üzere, iklim değişimi alışılmışın dışı bir şey değildir. Böyle değişimler yerküre tarihinde daima olmuştur. Ancak, bu değişimlerin belirlenmesi çok güçtür. Çünkü uzun süre içinde değişen atmosferik olayların inceleme sonuçları ve iklimi oluşturan öğelerin ölçü değerleri elimizde yoktur. Yani meteorolojik ölçmelerin sistemli olarak yapıldığı yılların sayısı azdır. Binlerce yıllık uzun dönemlerde iklim değişikliği olup olmadığını, sınırlı yıllara ait bu ölçme değerlerine göre açıklama olanağı yoktur. Ancak. bazı bilimsel yöntemler geliştirilerek, konu ile ilgili bazı tarihsel veriler elde edilmeye çalışılmıştır.

Doğal İklim Değişimi ile Son Yıllarda Yaşanan Yapay İklim Değişimi Farkları: Bundan önce yapılan açıklamalarla, dünya tarihinde meydana gelen uzun dönemlerde rastlanan doğal iklim değişimleri konusunda bilgi verildi. Bu bilgilerin özel yöntemlere dayandığı, uzun süreli meteorolojik ölçümlerin değerlendirilmesi olmadığı da ayrıca vurgulanmıştı. O nedenle bunlar, belirli doğruluk oranlarına sahip bulgular olarak değerlendirilmelidir. Belki bu nedenle, bu iklim değişimlerine ait bilgiler, ilgili bilim insanları dışında toplumların veya kamuoyunun ilgisini çekmemiştir.

Gerçekten, iklimin jeolojik devirlerdeki benzemeyen bir değişim göstermeye başladığı, bu değişim sonucunda, bütün canlıları zarara uğratacak ekolojik sorunların ortaya çıkabileceği düşünce ve kanaatı yaygınlaşmaya başladı. Bu kuşku ve endişenin nedenleri şu şekilde sıralanabilir.

1) İklim, geçmiş zamanlarda olduğu gibi doğal koşulların değişiminden değil, insan etkisinin ağırlıkta olduğu nedenlerle ve çok kısa bir süre içinde büyük değişimler göstermektedir.

2) Elde edilen araştırma bulgularına dayanarak, insanların da iklimi değiştirebileceği konusunda somut kanıtlar bulunmaktadır. 3) İklim değişimleri sadece belirli bölgelerde değil, bütün dünyada yaygın bir hal almıştır. Daha sonra ayrıntılarıyla açıklanan ve insan aktivitesinin yarattığı olumsuz etkiler nedeniyle, dünya çapında meydana gelen bu iklim değişimi “Küresel Isınma ve Küresel İklim Değişimi” olarak nitelenmektedir. Bu tür iklim değişimi, doğal iklim değişimleri için ipotez olarak kabul edilen şu dört nedenden de kaynaklanmamaktadır:

  • Kıtasal sürüklenmeler
  • Volkanizmalar
  • Güneş lekeleri, güneş enerjisindeki dalgalanmalar
  • Dünya yörüngesinde meydana gelen değişimler Dünyamızın topaç hareketi sonucunda meydana gelen daha kısa dönemli (yaklaşık 24 bin yıl) iklim değişimleri, 100 bin yılda bir oluşan iklim değişikliklerine neden olmaktadır. Bütün bunlar göz önünde bulundurularak “Küresel Isınma ve Küresel İklim Değişimi “konusunda da-ha ayrıntılı bilgiler bundan sonraki kısımda verilmiştir.

Küresel Isınma ve Küresel iklim Değişimi Konusunu Güncel Hale Getiren Olaylar ve Kanıtları

Küresel ısınma ve buna bağlı olarak meydana gelen küresel iklim değişimi, somut olarak tarafınız dan algılanmamış olsa bile, belirtileri gözle görülebilir hale gelmiştir. Binlerce, hatta milyonlarca insanın yaşamını etkileyen sel afetleri, açlık ve ölümlere neden olan kuraklıklar, “yanmaz” diye bilinen tropik ormanlarda, uzaydan bile görülebilen dev orman yangınları, hiçbir devirde görülemeyecek kadar kısa dönemlerde meydana gelen buzul erimeleri, şiddeti ve sayısı gittikçe artan fırtına ve tayfunlar, bu ekolojik sürecin cereyan ettiğini kanıtlayan sadece birkaç örnektir. Ne yazıktır ki günlük yaşamını her ne pahasına olursa olsun refah içinde sürdürmek isteyen insanların birçoğu, yukarıda sayılan bu somut sonuç neden ilişkilerini görmezlikten gelmektedir, ya da böyle bir ilişkiyi kurabilecek bilgiden yoksundur.

Küresel Isınma, Kanıtları, Nedenleri ve Ekolojik Sonuçları

Yapılan çok sayıda araştırma, özellikle son 15-20 yıl içinde bütün dünyada meydana gelen sıcaklık artışları ve büyük kütleler halinde buzul erimeleri, küresel ısınmanın hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde somut belirtilerle ortaya çıktığını göstermiştir. Bu belirtilerin bazıları aşağıda verilmiştir.
Küresel Isınmayı Kanıtlayan Süreçler Bu süreçler çok çeşitli olup en önemlileri şunlardır:

  • Son yüzyılın en sıcak ve kurak yazlarını, son 10-15 yıl içinde hep beraber yaşadık. Bu yıllar yüksek sıcaklık sırasına göre, 1991, 1998, 1983, 1987 ve 1989 yıllarıydı. Bu kadar kısa bir periyotta bu derece sıcak yıllar, meteorolojik ölçmelerin başından beri şimdiye kadar hiç kaydedilmemişti.
  • Son yıllarda Alp Dağlarındaki buzullar, şimdiye kadar görülmeyen bir hızla erimeye başladı, altlarındaki buz tabakalarında ve bazı yerlerde kayalar ortaya çıkmıştır.
  • İzlanda Üniversitesi profesörlerinden Hegi Björnson, yaptığı araştırmalara dayanarak, İzlanda’nın ci 8′ ini oluşturan ve kutuplar dışındaki en büyük buzul olan Vatna dev buzulunun, 1930 yılından bu yana hızla erimeye başladığını ve küresel ısınmanın böyle devam etmesi halinde, bu dev buzulun 100 yıl sonra yok olacağını ve bütün İzlanda’nın sular altında kalacağını, Ocak 2002 tarihinde bildirmiştir.
  • Yapılan ölçmelerle denizlerde 0.1°C-1°C arasında sıcaklık artışı olduğu belirlenmiştir.
  • Son yıllarda atmosfer sıcaklığı sürekli bir artış göstermektedir. Yapılan ölçmelerden elde edilen sonuçlara göre, 1860-1990 yılları arasında 0.6°Clik bir artış meydana gelmiştir.
  • 1998 yılında ölçülen sıcaklıkların yıllık ortalaması, 1961-1990 yılları arasındaki yıllık ortalamadan 0.57°C daha yüksek bulunmuştur.
  • Özel yöntemler kullanılarak belirlenen uzak geçmişteki sıcaklıklarla, son 10-15 yılın sıcaklıkları karşılaştırılmış ve şu sonuca varılmıştır: Son yıllardaki küresel ortalama hava sıcaklığı, son 600 yılın en yüksek sıcaklığı olarak belirlenmiştir.

Küresel Isınmanın Nedenleri

Küresel Isınmanın Nedenleri Küresel ısınmanın çeşitli nedenleri bulunmaktadır. Bunların en önemlileri şunlardır:

  • Fosil yakıt kullanımıyla sera gazlarının, özellikle karbondioksidin anormal derecede artarak atmosferde birikmesi,
  • Bitki örtüsünün, özellikle ormanların tahribi ve yok edilmesi,
  • Hızlı ve çarpık kentleşme,
  • Hızlı sanayileşme.

Küresel ısınmayı etkileyen bu faktörler içinde ormansızlaşma ve çarpık kentleşme, ikinci derecede önemlidir. Fosil yakıtlarını kullanılmasından dolayı artan sera gazları ile hızlı sanayileşme ise ağırlıklı etkileri olan iki temel faktördür. Ancak bunlar da dolaylı olarak birbirini tamamlamaktadır. O nedenle sera gazlarının etkisi üzerinde ayrıntılı bilgiler verilmesi uygun görülmüştür.

2 Yorum

Zeki için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.