Hidrosfer Nedir? Özellikleri Nelerdir?

Hidrosfer, isminden de anlaşılacağı gibi su küredir. Gezegendeki tüm sulu alanları kapsar. Bunlar okyanuslar, iç denizler, akarsular, göller, bataklıklar, donmuş sular ile atmosferdeki nemdir.

Atlantik ya da Atlas Okyanusu, Hint Okyanusu, Güney Okyanusları, Arktik Okyanusu, Pasifik Okyanusu yerin karalarını çevreleyen devesa su alanlarıdır. Ayrıca bu okyanuslara bağlı iç denizler de vardır. Örneğin, Atlantik Okyanusu’na bağlı olanlar arasında Akdeniz, Marmara Denizi, Karadeniz, önemli iç denizlerdir.

Gezegenimizdeki suyun kökeni milyarlarca yıl önce-sine, Prekambriyen Dönemi’ne kadar gider. O zamanlarda ilkel atmosferde çok yoğun olarak su buharı vardı ve gezegenin yüzeyi de son derece sıcaktı.

Atmosferdeki su buharı yağış şeklinde yüzeye indi ve sıcaklık nedeniyle tekrardan buharlaştı. Böylelikle yeryüzü biraz soğudu. Bu dengelenip yer yüzeyi iyice soğuduğunda, yeryuvarındaki devasa çukurlar suyla dolmaya başladı ve ilk okyanuslar oluştu.

Bu okyanusların oluşumu için ortaya atılan hipotezlerden biridir. Diğerleri ise şöyledir: Kayalar bünyelerinde bir miktar su barındırır. Bunlar eridiğinde su buhar olarak çıkar ve okyanusları oluşturabilir. Diğer önemli bir hipotez de, meteor ve kuyruklu yıldızların az da olsa bileşimlerinde suyun bulunmasıdır. Bunlar gezegene düştüklerinde içeriklerindeki su okyanuslara karışabilir.

Gezegenin ilk dönemlerinde yoğun volkanik aktivite altında olduğunu belirtmiştik. Magma kökenli bu olaylar içinde en önemlisi, yoğun su buharının atmosfere karışmasıdır. Buhar biçiminde olan bu suyun çukur alanlarda birikmesi ve okyanusları oluşturması akla en yakın hipotezlerden biri olarak gelmektedir.

Yeryuvarında depolanan suyun fiziksel özellikleri önemlidir. Suyun hidrolojik döngüsü karmaşık bir sistemdir ve birçok faktör içerir. Bu döngünün nasıl çalıştığına kısaca bakalım:

Gezegendeki ortamları basit olarak üçe ayırabiliriz. Okyanus ya da denizler veya büyük göller, karasal alanlar ve atmosfer. Bu üç önemli ortam arasında, yerin tüm sistemlerinin oluşumlarının tamamlamasından günümüze kadar geçen süreç içinde devamlı bir hidrolojik denge söz konusu olmuştur.

Okyanuslardaki su devamlı buharlaşmaktadır. Bunlar atmosferin belirli katmanlarına yükselerek orada bulut şeklinde yoğunlaşmaktadır. Rüzgâr akımlarıyla hareketli olan bulutlar kara ve okyanus üstlerinde bu yoğunlaşmış su buharını değişik şekillerde gerisingeriye bırakır. Bu bazen yağmur, bazen kar, bazen dolu ya da çığ veya kırağı gibi başka şekillerde olabilir.

Karalarda farklı kompozisyonlarda depolanan su, değişik yollar kullanarak yerin altına sızar ve yeraltı sularını oluşturur ya da akarsularla yine okyanuslara veya denizlere taşınarak yeniden hidrolojik döngüye uğrar. Suyun bu muhteşem dolaşımı birçok olayın da gelişimini tetikler. Örneğin yeraltının suyla doygun olması vejetasyon’ için son derece önemlidir. Gene yağmur ormanlarındaki muhteşem biyoçeşitlilik bu döngünün eseridir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.