Döllenme Nedir? Nasıl Gerçekleşir? Çeşitleri Nelerdir?

Döllenme bütün canlıların yeryüzünde soylarını sürdürebilmeleri için dişi üreme hücresi ile erkek üreme hücresinin kaynaşarak, tam bir hücre meydana getirmesi olayı. Bu olay üreme sistemlerinin kusursuz olarak çalışması ile mümkündür. Bütün canlılarda farklı olan sistemler ilk yaratıldıkları andan beri kusursuz bir şekilde işlemekte ve yeni bir canlı meydana getirmektedir. Canlılarda döllenme dış döllenme ve iç döllenme olmak üzere iki şekilde görülür:

Dış Döllenme: Dış ortamda gerçekleşen döllenmedir. Balık, kurbağa, semender, bazı su bitkileri ve birçok omurgasızın yumurta ve sperm hücreleri canlı dışında birleşir. Çok sayıda gametin aynı anda aynı yere bırakılması döllenmenin gerçekleşmesini kolaylaştırır. Örneğin alabalık 17 bin, marina balığı 6 milyon yumurtasını suya bırakır.

İç döllenme: Daha çok kara canlılarında görülen bu döllenme şeklinde, döllenme ortamı dişi canlının döl yatağı ya da yumurta kanalıdır. Dış döllenmeden farklı olarak yumurta sayısı azdır, ancak dişi vücudundaki yumurtaya ulaşması gereken sperm sayısı yine çoktur. Böcek, kuş ve sürüngenlerde döllenme olduktan sonra embriyonun gelişimi vücut dışında olurken memelilerde döllenme ve gelişme vücut içinde olur.

Hayvanlarda döllenme erkek eşey hücresi spermle, dişi eşey hücresi yumurtanın birleşmesiyle gerçekleşir. Yumurta, sperm hücrelerini salgıladıkları kimyasallarla çeker. Döllenme sırasında salgılanan enzim aracılığı ile sperm yumurtaya ulaşır. Yumurtayla uluşan sperm girdiği yerden başlayarak döllenme zarı oluşturur. Böylelikle yumurta hücresine başka sperm hücrelerinin girmesi önlenir. Çünkü genellikle bir yumurta hücresine bir sperm girer. Ancak bazı hayvanlarda birden fazla sayıda sperm yumurtaya girebilir.

Döllenme zarı oluştuktan sonra yumurtaya hiçbir sperm giremez. Birleşme esnasında iğ iplikleri çekirdeğe yaklaşır ve ikiye ayrılarak birbirinden uzaklaşır. İğ ipliklerinin oluşmasıyla mitoz bölünme ve segmentasyon başlar. Geçirgen olmayan yumurta zarı döllenme ile birlikte geçirgen bir hal alır. Yumurta hücresinin içindeki besinler kullanıldıktan sonra geçici zardan madde alışverişi yapılır. Enzim sentezi ve protein sentezine başlanır, böylelikle gelişme devam eder.

İnsanlarda döllenmenin gerçekleşmesi için vücutta bazı hazırlıklar olması gerekir. Bu  hazırlıklar hormonlar aracılığıyla olur. Örneğin kadınlarda FSH hormonu yumurtanın meydana gelmesini sağlarken, erkeklerde aynı hormon sperm oluşumunu sağlamaktadır.

Döllenme işlemi için gerekli olan spermler, erkek bedeninden “meni” (semen) adı verilen sıvıyla atılır. Boyları milimetrenin yaklaşık %1’i kadar olan spermler yumurta hücresine ulaşmak için uzun bir yol kat ederler. 300 milyona yakın sperm hücresinden en dayanıklı olan bin tanesi yumurtaya ulaşmayı başarır. Bunların içinden de, çoğunlukla tek bir tanesi yumurtayı döller.

Hipofiz bezi, belirli dönemlerde yumurtalıktaki ana yumurta hücrelerinin olgunlaşmasını sağlayacak bir hormon salgılar. Her ay keseciklerden bir tane yumurta hücresi olgunlaşarak döllenmenin gerçekleşebilmesi için Faliop tüpüne atılır ve döllenme burada gerçekleşir. Yumurta ana hücresinin olgunlaşması ve bir üreme hücresi haline gelebilmesi için öncelikle bir mitoz ve iki mayoz olmak üzere bölünmeler gerçekleşir.

Bölünmeler sonucunda hücredeki kromozom sayılarında değişiklikler olur. Spermin yumurta zarına değdiği yerde önce bir çıkıntı meydana gelir. Daha sonra spermin önce baş kısmı yumurtanın en dış tabakasına girer. Sonraki 30 dakika içerisinde spermle yumurta tam olarak birleşirler. Bütün bu işlemlerin sonucunda spermin içinde taşıdığı genetik bilgi yumurtaya aktarılmış olur.

Bitkilerde döllenme, eşeyli üreme yapan bitkilerin çiçeklerinde, mayoz bölünmeler sonucu polen ve yumurta oluştuktan sonra meydana gelir. Erkek üreme hücresi olan polen tozlaşma, rüzgar, su ve böcekler yoluyla dişi bitkinin tepecik kısmında özel salgılanan sıvıya yapışarak çimlenmeye başlar.

Çimlenen polenden gelişen polen tüpü tepecik kısmından aşağıya doğru inerek dişicik borusundan embriyo kesesine ulaşır. Mitoz bölünmeyle kendini eşleyen üreme çekirdeği kesenin içine geçer ve çekirdeklerden birisi yumurta ile birleşerek zigotu meydana getirir. Bir diğeri de polar çekirdekle birleşerek endosperm (besi dokuyu) meydana getirir. Zigot daha sonra bölünerek embriyoyu oluşturur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.