Çevre Kirliliği Nedir? Nedenleri ve Etkileri Nelerdir?

Çevre Kirliliğinin Tanımı ve Tanıtımı

Çevre kirliliği, “Bütün canlıların sağlığını olumsuz yönde etkileyen, cansız çevre varlıkları üzerinde maddi zararlar meydana getiren ve onların niteliklerini bozan yabancı maddelerin, hava, su ve toprağa yoğun bir şekilde karışması olayıdır” şeklinde tanımlanabilir.

Başka bir anlatımla: “Çevre Kirliliği, ekosistemlerde doğal dengeyi bozan ve insandan kaynaklanan ekolojik zararlardır.” Çevre kirliliği konusunda birçok araştırma yapılmış ve çok sayıda yapıt yayımlanmıştır.

O nedenle, burada teknik bilgiler vermekten çok, sorunun ekolojik boyutları üzerinde durulmuştur. Konuşma diline girecek kadar güncelleşmiş bulunan kirlilik şekilleri şunlardır:

  • Hava kirliliği
  • Su kirliliği
  • Toprak kirliliği
  • Gürültü kirliliği
  • Radyoaktif kirlilik

Çevre kirliliği veya çevre kirlenmesi, zarar derecesi bakımından, belki bütün dünyada en önde gelen temel ekolojik sorunlardan biridir. Bu sorunun ortaya çıkıp gelişmesinde en büyük etken, son 40-50 yıl içinde yaşadığımız hızlı teknolojik gelişim ve buna bağlı cereyan eden ekonomik değişimdir. Birbirlerine bağlı bu iki süreç, insan gereksinimlerini çığ gibi artırmıştır. Bütün bu gelişmeler insanları, doğal kaynaklardan aşırı derecede yararlanmaya doğru itmiştir.

Hızlı nüfus artışı da buna eklenince sanayi ürünlerinin, teknik araçların, sosyal donanımların miktar ve çeşitleriyle, insanların aşırı tüketim arzu ve istekleri akıl almaz boyutlara ulaşmıştır. Bunun sonucunda da bütün canlıların yaşam temellerini yıkmaya başlayan, dünyamın yaşanamaz hale getiren bazı olaylar gelişmiştir. Aşağıda bazı tipik örnekler verilerek, bu ürkütücü gelişim gözler önüne serilmeye çalışılmıştır.

Bangkok’ta, Chao Phroya Nehri kıyısındaki, düzinelerce beş yıldızlı otelin lağımları nehre boşalıyordu. Kentin arıtma tesisleri yoktu; fabrikaların, iş merkezlerinin ve domuz çiftliklerinin atıkları da bu nehre boşalıyordu. Böylece, Bangkok’un su kirliliği oranı aşırı düzeylerde seyrediyordu.

Trafik sıkışıklığında Taylandlılar bir yılda 44 iş günü tutarında zaman kaybediyor hem de bu süre içinde zehirli egzoz gazlarını solumak zorunda kalıyordu.

Ortalama bir Amerikan arabası, ömrü boyunca 35 ton civarında karbondioksit emisyonu ile havayı zehirlemektedir. Dünyada halen 500 milyon otomobil bulunduğuna ve bu sayının 2025 yılına kadar %60 oranında artacağı tahmin edildiğine göre, hava kirliliği boyutlarının nereye varacağı, kolayca anlaşılır. ABD’de sadece otomobillerin yol açtığı hava kirliliğinin sağlık ve çevre kirletme faturasının, 93 milyon doları bulduğu bildirilmektedir.

Hong Kong’un bir semtinde, 1 metreküp havadaki toz miktarı 300 mikrogram olarak ölçülmüştür. Dünya Sağlık Örgütü ise, toz için zarar sınır değerini 60-90 mikrogram vermektedir.

Dünya Bankası’na göre, Çin’de hava kirliliğinden her yıl 1.9 milyon kişi ölüyordu. Bunun en büyük sorumlusu kömürdü. Bu gerçek şu şekilde ifade ediliyordu: “Çin’de amfizem ve kronik bronşit gibi akciger hastalıklarının en önde gelen nedenlerinden biri hava kirliliğiydi”. 1988 yılından başlayarak, on yıl içinde akciğer kanseri vakalarının %18.5 oranında artık’ da biliniyordu. Havadaki katı toz parçacıklarının miktarının, standart değerlerin 4-9 katı olduğu verilen bilgiler arasındaydı.

İngiltere Kraliyet Çevre Kirliliği Komisyonu, 1994 yılında yayımladığı bir raporda “Taşımacıhğın önlenemez büyümesi, İngiltere’yi tehdit eden en büyük çevre sorunudur.” diye ilan etmiştir.

Bunların dışında, çeşitli kaynaklardan elde edilen bilgilere göre, Avrupa ve Amerika’da insan sağlığı-na zararlı 600.000 çeşit kimyasal madde ile karşı karşıya bulunulmaktadır. Bunlara her yıl 400-500 tane yeni kimyasal madde eklenmektedir.

Birçok ülkede, günde yaklaşık olarak 50 milyon metreküp kirli atık meydana gelmektedir. Bu örnekler daha da çoğaltılabilir. Ancak bunlar bile, atık maddelerle, doğal çevrenin özellikleri ve yapısında, insan tarafından meydana getirilen bozulmanın boyutları hakkında bir fikir vermektedir. Bundan sonra yapılan açıklamalardan kolayca anlaşılacağı üzere, insanlık gerçekten çözümü zor ve o derecede önemli bir ekolojik sorunla karşı karşıya bulunmaktadır. Konuyu organik bir bağ içinde işleyebilmek için, önce terminoloji ile ilgili bazı kavramları açıklayıp, çevre kirliliği yaratan kaynaklara değinilecektir. Ondan sonra da hava, su, toprak ve gürültü kirliliği ile radyoaktif kirlenme konuları özet olarak açıklanacaktır. Daha sonra da çevre kirliliği sorununun çözüm yolları üzerinde durulacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.