Bitkinin Büyümesinde Rol Oynayan Faktörler Nelerdir?

Bitkilerin gelişmesini ve büyümesini çok sayıda faktör etkiler. Bu faktörler çevresel faktörler ve hormonal faktörler şeklinde iki başlık altında toplanabilir.

1. Çevresel Faktörler

Çevrelerinden en fazla etkilenen organizmaların başında bitkiler gelir. Çevrenin ışık, sıcaklık, su, toprak, yerçekimi ve hava gibi faktörleri bitkinin gelişmesinde ve büyümesinde belirleyici rol oynar.

Işık: Işık fotosentezden dolayı bitkinin gelişmesinde etkili bir faktördür. Işığın süresi ve şiddeti arttıkça fotosentez, dolayısıyla bitkinin gelişimi artar. Işık ayrıca çiçek açmada, meyve bağlamada ve bazı türlerde tohumun çimlenmesinde etkilidir.

Sıcaklık: Bitkilerin büyüme ve gelişmesinde rol oynayan faktörlerin başında sıcaklık gelir. Enzimler uygun sıcaklık dereceleri arasında etkinlik gösterir. Tohumun çimlenmesi, hücrenin bölünmesi, fotosentez, çiçek açma, sürgün verme ancak uygun sıcaklık derecelerinde olur.

Su: Metabolik olayların tamamında su kullanılır. Suyun yeterli olmadığı durumlarda gelişme yavaşlar ve durur. Bitkilerin yeryüzündeki dağılışını etkileyen ana faktörlerden biri sudur.

Toprak: Toprağın mineral bileşimi, fiziksel yapısı, asitlik derecesi, havalanma koşulları ve su içeriği bitkinin gelişmesini önemli oranda etkiler. Örneğin bitkiler organik madde bakımından zengin olan humuslu topraklarda, pH in 6-7 olduğu aralıklarda çok daha iyi gelişir.

Hava: Havanın bileşimi, endüstriyel faaliyetlere bağlı olarak ortamdan ortama değişiklik gösterir. Örneğin azot oksitleri, kükürt dioksit, karbon monoksit ve etilen gibi zararlı gazlar bitkinin gelişimini azaltır. Ayrıca, soğuk hava akımları bitkiyi etkileyen önemli bir faktördür.

Yer Çekimi: Bitkinin kökleri yer çekimi uyartısını alarak toprakta ilerler. Bu da bitkinin su ve mineral ihtiyacını gidermede önemli bir adaptasyondur. Yer çekimi bitkide, gelişme ve büyümede rol oynayan hormonların dağılımını etkiler.

Biyotik Faktörler: Bunlara kısaca canlı faktörler denir. İnsanlar, hayvanlar ve içinde bakterilerin de bulunduğu bir hücreliler bitkilerin gelişmesini etkiler.

2, Hormonal Faktörler

Bitkilerin sinyal molekülleri olan hormonlar hücreler arası iletişimi sağlar. Bitkinin belli kısımlarında sentezlenip diğer kısımlarına bilgi taşırlar. Bitki hormonlarının tümü organik yapılıdır. Çiçekli bitkilerin yaşam döngüsünün hemen her evresi hormonlarla kontrol edilir. Tohumun çimlenmesi, hücrenin büyümesi ve farklılaşması, büyüme, çiçek ve yaprak açma, döllenme, meyve Bağlama, yaprak dökümü, meyve olgunlaşması ve daha çok sayıdaki olayda hormonlar doğrudan etkilidir. Bitki hormonları, hayvan hormonlar’ gibi belli yerlerde sentezlenir, taşınır ve düşük konsantrasyonlarda etkili olur. Bununla birlikte bitki hormonları bez yerine çeşitli dokuların hücreleri tarafından sentezlenir. Hormonların etkilediği hücrelere hedef hücreler denir. Hormonlar hedef hücrelerin,

  • Çekirdeklerindeki bazı genlerin aktivitesini değiştirerek
  • Sitoplazmalarındaki bazı enzimlerin aktivasyonuna yol açarak
  • Protein sentezini uyararak veya engelleyerek,
  • Hücre zarının geçirgenliğinde değişikliğe yol açarak etkili olurlar.

Bitki hormonlar, beş grupta incelenir:

1. Oksinler

2. Giberellinler

3. Sitokininler

4. Absisik asit

5. Etilen

Günümüzde yeni bitki hormonlarının keşfiyle bu sayı daha da artmıştır. Hormonların bitkideki sentezini çeşitli iç ve dış faktörler (su kıtlığı, soğuk, sıcak, tuzluluk, ışık vs.) etkiler. Bitkinin bir uyarana karşı oluşturduğu tepki çoğu zaman bu hormonlardan iki veya daha fazlasının etkileşimiyle şekillenir. Örneğin sitokinin hormonu tek başına fizyolojik etkisini gösteremez.

1. Oksinler : Bitkide ilk keşfedilen hormon oksindir. Özellikle bitkinin sürgün uçlarındaki meristemlerde sentezlenir. Genç yapraklar, çimlenen tohumların embriyoları ve gelişmekte olan meyveler oksinin önemli sentez yerleridir. Oksinin kelime anlamı “büyütücü”dür. Bitkilerde başlıca dört tipi bulunan oksinlerin çok sayıda fizyolojik etkisi vardır. Bunlardan bazıları aşağıda verilmiştir.

  • Hücre çeperinin geçirgenliğini artırarak hücrenin büyümesini ve uzamasını sağlar.
  • Toprak üstü organların ışığa, köklerin yer çekimine yönelmesinde görev alır.
  • Meyvenin büyümesini artırır.
  • Yan kök oluşumunu teşvik eder.
  • Kambiyumun faaliyetini hızlandırır.
  • Mitozu, dolayısıyla hücrelerin bölünmesini hızlandırır.
  • Yaprak dökümünün başlamasını geciktirir.

2. Giberellinler : 1930’lu yıllarda Gibberella cinsi mantarın hücrelerinden salgılanan bir maddenin pirinç gövdelerinin aşırı uzamasına yol açtığı tespit edilmiş ve bu maddeye giberellin adı verilmiştir. Sonraki yıllarda bitkilerin de bu maddeyi ürettiği anlaşılmıştır. Giberellin bitkinin meristem dokularında ve genç yapraklarında, ayrıca çimlenen tohumların embriyolarinda bol miktarda üretilir. Giberellinler bitkilerde çeşitli etkilere sahiptir. Bu etkilerden bazıları aşağıda verilmiştir.

  • Hücre uzamasını ve hücre büyümesini uyarır.
  • Gövdenin uzamasını ve yaprak büyümesini artırır.
  • Bodur bitkilerin büyümesini sağlar.
  • Tohum dormansisini kırar ve çimlenmeyi uyarır.
  • Tomurcukların gelişimini sağlar.
  • Meyvelerin büyüklüğünü ve sayısını artırır.
  • Bazı bitkilerde yaprakların büyümesini geciktirir.

3. Sitokininler : Sitokininlere hücre bölünmesini (sitokinezi) teşvik edici etkisinden dolayı bu isim verilmiştir. Köklerin uçlarındaki meristem sitokininlerin sentezlendiği başlıca yerdir. Ayrıca çimlenen tohumların embriyoları ve meyveler önemli miktarda sitokinin sentezler. Köklerde üretilen sitokininler bitkinin üst kısimlanndaki hedef dokularına ksilem özsuyuyla taşınır. Sitokininlerin bitkilerdeki temel etkileri aşağıda verilmiştir. Fakat burada şunu unutmamak gerekir. Sitokininler tek başına etki gösteremez.

  • Protein, DNA ve RNA sentezini artırır.
  • Hücrelerin farklılaşmasında etkilidir.
  • Hücrelerin bölünmesini hızlandırır.
  • Yaprakların yaşlanmasını geciktirir.
  • Tohumların çimlenmesinde etkilidir.
  • Kloroplast gelişimini hızlandırır.
  • Yan sürgün (dal) gelişimini uyarır.

4. Absisik Asit : Absisik asit temelde bir engelleyicidir. Yukarıda anlatılan üç hormonun aksine bitkinin büyümesini ve gelişmesini engeller. Özellikle bitkide stres oluşturan aşırı sıcak ve soğuk, tuzluluk ve susuzluk gibi olumsuz koşullarda sentezlenerek bitkiye direnç kazandırır ve bir anlamda bitkiyi korumuş olur. Başta yeşil yaprakların kloroplastları olmak üzere, köklerde, gövdelerde ve dormansi halindeki tohumlarda sentezlenir. Absisik asidin çok sayıda etkisi vardır. Bunlardan bazıları aşağıda verilmiştir.

  • Büyümeyi engeller.
  • Hücrelerin bölünmesini yavaşlatır.
  • Tohumların çimlenmesini engeller ve dormansi halinde kalmasını sağlar.
  • Kuraklık durumunda gözenekleri kapatarak, bitkinin su kaybını azaltır.
  • Yaprakların yaşlanmasını teşvik eder.

5. Etilen : Etilen gaz formunda olduğu için sadece üretildiği bitkiyi değil, ortamdaki diğer bitkileri de etkileyebilir. Bazı durumlarda büyümeyi arttırırken bazı durumlarda engeller. Bitkinin bütün organlarında üretilse de olgunlaşan meyveler, yaşlanan yapraklar ve çiçekler önemli sentez yerleridir.

Etilenin bitkilerdeki başlıca etkileri şunlardır:

  • Meyvelerin olgunlaşmasını hızlandırır.
  • Yaprakların dökülmesini sağlar. Çiçeklerin solmasına ve dökülmesine neden olur.
  • Su içinde yetişen bitkilerde gövdenin uzamasını sağlar.
  • Bazı bitkilerde büyümeyi engeller.

Günümüzde, laboratuvar koşullarında üretilen ve hormon etkisi yapan çok sayıda madde vardır. Tarım ve ziraatta kullanılan bu maddelerle yabani otlar yok edilir, çekirdeksiz meyve elde edilir, meyve verimi arttırılır ve meyve gelişimi hızlandırılır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.