Abiyotik Faktörler Nedir? Etkileri Nelerdir?

Abiyotik Faktörler Nelerdir?

Canlıların yeryüzünde dağılımında yani farklı ekosistemlerin oluşmasında ışık, sıcaklık, iklim, toprak, mineraller, pH, su gibi cansız faktörler etkili olmaktadır. Bu faktörlerin genel etkileri şunlardır:

a. Işık;

Yeryüzündeki enerjinin temel kaynağı güneş ışığı enerjisidir. Işık enerjisi klorofilli canlılar ile organik besin yapısındaki kimyasal enerjiye dönüştürülür. Buna bağlı diğer canlıların da kullanabileceği forma çevrilmiş olur. Işık enerjisi sıcaklığın oluşmasında da etkili olur. Işık almayan mağara içi gibi ortamlarda bitki yetişmez. Mor ötesi gibi enerji değeri yüksek ışınlar DNA yapısını bozabilmekte ve mutasyona neden olabilmektedir.

b. Sıcaklık;

Canlılardaki enzimlerin çalışma hızını etkileyen en önemli faktörlerdendir. Bu nedenle canlılardaki flzyolojik ve biyokimyasal tepkimeleri etkiler. Sıcaklık değişimleri ayrıca hava akımlarını yani iklimi de etkiler.

Her canlı grubunun yaşayabildiği belirli sıcaklık aralığı vardır. Bu aralığın dışındaki sıcaklıklarda canlılar yaşayamaz. Hayvanlarda göç etme ile bu durumdan korunmaya çalışılabilir. Bitkiler için bu durum söz konusu değildir.

Bitkiler genellikle 7 – 38 °C sıcaklık aralığında yaşarlar. Yine de bu sıcaklık aralığı bitki türüne göre değişir, Hatta aynı bitki türü farklı dönemlerinde farklı sıcaklık değerlerinde yaşayabilir. Genellikle bitkiler çiçeklenme döneminde çimlenme dönemine göre daha fazla sıcaklığa gereksinim duyarlar. Yüksek sıcaklık enzimlerin yapısını bozduğundan canlıların ölmesine neden olur. Sıcaklık değişimleri hayvanların göç etme, kış uykusuna yatma, üreme ile ilgili iç güdülerini de etkiler.

Sıcaklık canlıların dağıtımını ve metabolizmasını etkiler.

c. İklim;

Geniş alanlarda etkili olan uzun süreli hava olaylarına genel olarak iklim denir. Mevsimlere göre değişen ışık miktarı, sıcaklık, rüzgar, nem ve yağış gibi etkenler iklim oluşmasında etkilidir. Özelliklerine göre dünyada farklı iklim çeşitleri vardır.

Ülkemizde dört temel (Karadeniz, Akdeniz, Karasal ve Marmara geçiş iklimleri) iklim çeşidi vardır. İklim çeşidine göre yaşayan canlı türleri de farklılık gösterir. Örneğin; çay ve fındık Karadeniz ikliminde yetişirken, turunçgiller Akdeniz iklimi görülen bölgelerde yetişmektedir.

d. Toprak ve mineraller;

Bitkilerin yaşam için ihtiyaç duyduğu su ve mineraller topraktan alınır. Bunun için tüm canlılar dolaylı veya doğrudan toprağa bağımlıdır. Toprak ayrıca bir çok hayvan ve mikroorganizma türü için barınma ortamıdır. Toprak kayaçların rüzgar, yağış ve sıcaklık farkları ile ufalanması ile uzun yıllar içerisinde oluşur. Toprak içinde mineraller, hava, su, kaya parçaları, mikroorganIzmalar, organik kalıntılar bulunur.

Topraktaki ana maddenin çaşidine göre, kumlu, killi, kireçli ve humuslu olmak üzere dört çeşit toprak vardır. Toprak özelliğine göre yetişen bitki türleri de farklı Olur. Kumlu toprağın su tutma kapasitesi az olduğundan kuraklığa dayanıklı az bitki türü yetişir. Humuslu toprakta organik madde miktarı ve su tutma kapasitesi iyi olduğundan daha fazla bitki türü gelişir. Aynı iklim şartlarına sahip bölgede toprak yapısı farklılığından dolayı farklı
bitki türleri gelişebilir.

Kültür bitkileri bulunduğu ortamdaki mineralleri azalttığından dolayı eksilen mineraller gübreleme ile tamamlanmalıdır.

e. Su;

Su canlılarda enzimlerin çalışması, madde taşınması, sıcaklığın dengelenmesi, fotosentez ve sindirim olaylarında
kullanılan önemli bir bileşiktir. Dolayısıyla su eksikliği canlıların metabolizmasını olumsuz etkileyerek ölüme neden
olabilir.

Bir bölgedeki su miktarını yağış miktarı ve düzeni etkiler. Fazla yağış alan bölgelerde bitki ve buna bağlı hayvan
tür sayısı fazladır. Az yağış alan bölgelerde su kaybını azaltan adaptasyonlara sahip olan bitki ve hayvan türleri
yaşar.

Ekosistemde üç farklı canlı grubunda 50 yıl öncesine göre üreme olaylarında erken davranışların gerçekleştirildiği görülmektedir. Canlılardaki üreme davranışları daha çok ışık ve sıcaklık etkisi ile belirlenir. Işık ve sıcaklık değişimleri ise iklim değişikliği sonucu ortaya çıkar.

f. Ortam pH’sı;

Ortam pH’sındaki değişim enzim çalışmasını etkilediğinden dolayı pH değişimleri canlıların dağılımını etkiler. Denizlerde pH değişimi genellikle değişmez. Tatlı sularda ve toprakta pH değişimi daha kolay olmaktadır.
Sanayi atıklarının tatlı sulara veya toprağa bırakılması, bIlinçsiz gübre ve tarım ilacı kullanılması ve kanalizasyon atıkları pH değişimine neden olur. pH değişimi ortamda yaşayan canlıların olumsuz etkilenmesine neden olur.

g. Rüzgar;

Bitkilerde tozlaşmanın sağlanmasında, tohumların etrafa yayılmasında etkilidir. iklim özelliklerinin oluşmasında da etkili olur. Ayrıca rüzgar bitkilerde terlemeyi de artırdığı için, sürekli rüzgar alan yerlerdeki bitkilerde su kaybı artacağından, bitki normal ortama göre iyi gelişemez.

Canlı türlerinin belirtilen abiyotik faktörlerinin değişimine karşı uyum yetenekleri vardır. Her canlı türünün belirtilen değişimlere karşı uyum yeteneğinin minimum ve maksimum sınırları vardır. Tolerans sınırları denilen bu aralığa tolerans (hoşgörü) aralığı denir.

Rüzgar bitkilerde tohum ve polenin dağılmasını sağlar.

Bir çok bitki türünün minumum 7 °C maksimum 38 °C sıcaklık değerlerinde yaşayabildikleri tespit edildiğine göre bu aralık tolerans aralığı olmaktadır.

5 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.