Takiyüddin Er-Raşit Kimdir? Hayatı Ve Eserleri Nelerdir?

Çağından çok ileride, asrın önde gelen bilginlerinden biri ve Avrupa ayarında bir astronomumuzdur. İstanbul Rasathanesini kurmakla tanınmıştır. Astronomi dalındaki hizmetleriyle ve astronomi aletleri yapmakla şöhret bulmuştur. Fatin Gökmen, onun hakkında, “Eğer çalışmalarına müsaade edilseydi, Kepler kanunlarını ondan önce keşfetmiş olurdu” der.

Hayatı: Asıl adı Takiyüddin Mehmed bin Maruf olan Takiyüddin, 1521 yılında, Şam’da doğdu. Sebaiyye ve Takbiye medreselerinde müderrislik (profesörlük) yapan Mehmed bin Maruf Efendinin oğludur. Babası Mısır’ın sayılı alimlerindendi.

Takiyüddin önce Mısır’da, sonra da Şam’da öğrenim yaptı. Daha sonra babasıyla birlikte İstanbul’a geldi. Zamanının meşhur bilginlerinden Çivizade, Ebussuud, Azimzade ve Ali Kuşçu’nun torunu Kutbiddin ve oğlu Mehmed ve Saçlı Emin Efendiden ilim öğrendi, ilmi toplantılarına katıldı. Daha sonra Mısır’a giderek bir müddet Şeyhuniye ve Sar’atmişiye medreselerinde müderrislik yaptı. Mısır’da bulunduğu süre içerisinde astronomi dersleri vermekle kalmadı, ayrıca yaptığı bazı aletlerle gözlemlerde bulundu.

Takiyüddin, 2. Sultan Selim’in saltanatı zamanında İstanbul’a döndü (1570). Asıl ilini çalışmalarına bundan sonra başladı. 1571′- de Müneccimbaşılığa tayin edildi. Daha sonra 3. Murad’ın takdirlerini kazanarak İstanbul Rasathanesini kurmakla görevlendirildi. Planlarını çizdi. Sür’atli bir çalışma sonunda rasathaneyi faaliyete geçirdi.

Durmadan çalışan, didinen, öğrenen, okuyan bir yapıya sahip olan Takiyüddin, İstanbul Rasat-hanesi yapılıncaya kadar Galata Kulesinde gözlemlerine devam etti.

Takiyüddin, İstanbul Rasathanesini Beyoğlu’ndaki Fransız Sefarethanesinin bulunduğu yerin yanında kurdurdu ve burada 4 sene faaliyette bulundu. Rasathanenin kapatılmasından sonra da özel olarak çalışmalarına devam etti. Nihayet 1585 yılında İstanbul’da vefat etti.

İlme hizmetleri: Takiyüddin, İstanbul’da bulunduğu zaman içerisinde astronomik gözlemlerde bulundu, bu konuda bir kısım eserler verdi.

Takiyüddin’in bütün arzusu eski ziycleri (yıldız katalogları), Ziye-i İlhani’yi incelemek ve esaslı bir ziyc meydana getirmekti. Çünkü eski ziyclerde bazı hesaplar bir iki saat kadar fark gösterebiliyordu. Bunların düzeltilmesi lazımdı. Daha rasathane yapılmadan Takiyüddin, Saadeddin Efendi adına hazırladığı ziycte bunları düzeltmeye çalışmıştı.

Takiyüddin zamanında Avrupa’da Batlamyus teorisi yıkılmış, Copernicus tarafından bugünkü astronominin ilk taslağı ortaya atılmıştı. Fakat kilise ve taraftarları hala dünyanın kainatın merkezi olduğu fikrini savunuyorlardı. Çünkü Copernicus’un teorisi hem fiziki bir dayanak bulamamış, hem de gözlem sonuçlarını açıklayamıyordu. Tycho-Brahe ise ikisi ortası bir proje ortaya atmıştı. Teoriye göre Güneş Dünyanın, diğer gezegenler de Güneşin etrafında dönüyorlardı. Avrupa’da Newton’a gelinceye kadar astronomi gerçek dayanağını bulamamıştı.

Aynı yüzyıllarda yaşayan Takiyüddin ise, bu ilmi gelişmelerden habersiz olduğu halde Batlamyus teorisinin hakikat olarak değil de tasavvuri (hayalen) olarak düşürülmesi gerektiğini ifade etmişti. Onun elde ettiği ilmi neticeler tamamen kendi çalışma ve kabiliyetinin ürünüdür. Buna rağmen o, asrını aşabilecek hamleler gerçekleştirebilmiştir. Onun başarılarını şöyle sıralayabiliriz:

1. Zamanı ölçmede büyük başarı göstermiştir. Rasat aletlerine saniye taksimatını koyan ilk ilim adamıdır.

2. Astronomik gözlemleri büyük incelikler taşımaktadır. Dört sene içerisinde yaptığı rasatlarla güneş cetvellerini tamamlamıştır.

3. İstanbul Rasathanesi onun planları üzerinde yapılmış, rasat-hanede bizzat kendi icadı olan aletlerle dakik rasatlarda bulunmuştur.

4. Meyl-i külliyi (bir gök cisminin yörüngesinden tam olarak sapması) 33° 26′ 48″ olarak bulmuştur. Bu rakam bugünkü rakamdan sadece 36 saniye küçüktür. Halbuki ünlü astronom Thyco-Brahe bunu iki misli hata ile 1′ 46″ olarak bulmuştur. Güneşin sapmasını 2,5 saniye farkla 1° 55′ 9,3″ olarak ortaya koymuştur. Thyco-Brahe ise bunu 3-4 misli hatayla tespit edebilmiştir. Bunun gibi Takiyüddin, güneşin ortalama hareketini de çok doğru olarak hesaplayabilmiştir.

5. Meridyenlerarası zamanı ilk defa ölçen; Güneş, Ay ve yıldızların doğuş yerlerini; yıldızların enlem, boylam, doğuş ve eğim metodlarını ilk defa ortaya koyan ve kullanan Takiyüddin olmuştur. Sidre adlı eserinde bundan açıkça bahsetmektedir. İlim tarihi bu şe-refin Takiyüddin’e ait olduğunu söylemektedir.

6. Enlem ve boylamı belli iki yıldızın civarında bulunan bir üçüncü yıldız arasında meydana gelen kürevi üçgenin yüzölçümünü hesaplamak için bir alet icad etmiş ve bununla üçüncü yıldızın enlem ve boylamını hesaplamıştır. Bu metod günümüzün astronomisinde de kullanılmaktadır.

7. Bilindiği gibi ondalık sistemi keşfeden ilk bilgin Gıyasüddin Cemşid’dir. Takiyüddin ise 60’lı sistem üzerine kurulan ve günümüzde halen kullanılmakta olan derece, dakika ve saniyeyi ondalıklı bir şekilde ifade etmiştir. Avrupa’da bu fikir ancak Takiyüddin’den 100 sene sonra, 1670’de Gabriel Mouton tarafından ortaya atılabilmiştir.

8. Takiyüddin müneccimbaşı ve rasathâne müdürü olduğu dev-relerde en verimli çağın’ yaşamıştır. Ramazan’ın l’ine rastlayan 11 Eylül 1577’de görülmeye başlayan kuyruklu yıldızı rasat etmiş, bu konuda Şeyhül-islâm Aziz Efendiyle birlikte Padişaha bir tebliğ sunmuştur. Aynı kuyruklu yıldızı Avrupa’da Tycho-Brâhe, Baltık Denizinde, Sunte Kanalındaki Hveen Adasında kurulan rasathanede rasat etmiştir.

Eserleri:

1. Cedâvil-i Rasadiye: Bir gözlem cetvelidir. Tamamlanamayan bu eser Takiyüddin’in astronomik gözlemler sonucunda yazdığı cetvellerden ibarettir.

2. Bağıyye: Gunyetü’t-Tullab mine’l-Hesab: Matematikten bahseden bir risâledir (broşür). Hesap metodları ve ondalık sistemden söz etmektedir.

3. Düsturü’t-Tercihi likavai-di’t-Testiğ: Takiyüddin, 1576’da kaleme aldığı bu eserini Hoca Saadeddin Efendiye takdim etmiştir.

4. Tercümanül-Etıbba ve Lisa-nü’l-Elliba: Farmakolojik bir lügatten ibaret olan eser Takiyüddin’in tıpla da uğraştığının bir delilidir. Eserde ilaç isimleri Arapça, Farsça, Yunanca başta olmak üzere çeşitli dillerde yazılmıştır.

5. Güneş saati: Takiyüddin bir-kaç tane güneş saati yapmış, bunları taşa hakketmiş, Düsturü’l-Tercih ve Reyhanetü’r-Ruh adlı eserlerinde bunlardan bahsetmiştir.

6. Rasat saati: Muhtemelen Takiyüddin, İbni Yunus’un rakkastan bahseden Ziyc-i Hakinıt’sini okuyarak rakkası saate uygulamıştır. Kendisinden 50 sene sonra gelen ve Hadinks’e bahşedilen bu şeref aslında Takiyüddin’e aittir. Katip Çelebi, Takiyüddin’in rasat saatleri hakkında iki eseri bulunduğunu bildirmektedir.

7. El-Cebr ve’l-Mukabele Şerhi: Siracüddin Mehmed Es-Secavendi’nin El-Cebr ve’l-Mukabele adlı eserine yazdığı bir şerhtir.

8. El-Kevakibü’d-Dürriye: Keşfü’z-Zunün’da sözü edilen eserin vakitlerin belirlenmesiyle ilgili olduğu belirtilmektedir.

9. Ziyc-i Cedid-i Sadeddin: Ziyc-i İlhani’nin düzeltilmiş şeklinden ibarettir. Takiyüddin bu eserini 1572’den önce kaleme almış ve Hoca Sadeddin Efendiye takdim etmiştir.

10. Alatü’r-Rasadiye li-Ziyc-i Şehinşahiyye: Rasathanede bulunan aletleri anlatmak için 3. Murad adına Şehnâme-i Hümayun adında bir eser kaleme alındı. Bu eser tamamen Takiyüddin’in izahları ve tarifleri ışığında onun yardımcıları tarafından düzenlenmiştir.

11. Sidretül-Münteha’l-Efkar fi Melekuti’l-Feleki’d-Devvar: Kendi özel rasatlarından bahseden bir eserdir. Bu eser astronomi alanında yazılan en kıymetli eserler arasında yer almaktadır.

12. El-Mezületü’ş-Şimâliyye: Güneş saatleri şemaları ve açıklamalarının yer aldığı bu eser Arapça olarak kaleme alınmıştır.

13. Et-Turuku’s-Seniyye: Takiyüddin’in ilk eseridir. Su saatleri, nehirlerden su çekilmesi, su akımlarında meydana getirilen bir kısım eğlence âletlerinden bahseden bir eserdir.

14. Reyhanetü’r-Rah: Takiyüddin’in Nablus’ta İcadı iken 1567- 68’de kaleme aldığı güneş saatlerinden bahseden bir risalesidir. Bu tip saatlerin düz yüzeylerde nasıl yapılacağını anlatmaktadır.

15. Gurub-u Şemsin Sebeb-i Taahhuru: Kandilli Rasathanesi 45 numarada kayıtlı olan bu risalede Takiyüddin, güneşin batmasının gecikme sebepleri üzerinde durmaktadır.

16. Mekanik Saat Konstrüksüyonuna Dair En parlak Yıldızlar: Takiyüddin’in bu eserinde bahsettiği saatler şunlardır:

Cep Saatleri: Cep saatleri tarih sahnesine zembereğin saatlere uygulanmasından sonra çıkmıştır. İlk defa Almanya’da, 1526da, Peter Heinlen tarafından yapılmıştır. İngiltere’de yapılışı ise 1586 yılındadır. Bu tip saatler 1675 yılından sonra ancak ceplerde taşınabilmiştir. Takiyüddin 1556 yılında kaleme aldığı bu eserinde cep saati deyimini kullanmış ve onu ayrıntılarıyla anlatmıştır.

Duvar ve masa saatleri: Avrupa’da ilk defa 1550 yıllarında kullanılmaya başlanan, ancak yüz sene sonra yaygınlaşan duvar ve masa saatleri, çeşitleri ve yapımından söz etmektedir.

Astronomik Saatler: Gökyüzü hareketlerini aksettiren bu saatlerin değişik şekillerini anlatmaktadır. Astronomik saatlerle ayın, haftanın günleri, ayın safhaları, güneşin ekliptikteki yeri, Ay ve Güneşin birbirlerine göre durumları, bazı sabit yıldızların asansiyonları, azimutları, yükseklikleri, namaz vakitleri, şafak, fecir ve gece yarısı bilinebilmekteydi.

Gözlem saatleri: İlk saatler astronomik bir alet olarak kullanılmıyordu. İlk defa 16. yüzyılda saatler bu inceliği taşıyabilecek özellikte yapılabildi. Astronomiye uygulanışı da ancak 1586 yılında, Avrupa’da, Landgraf William tarafından yapıldı. William bu saatiyle sabit yıldızların boylamlarını, bir dakikalık hatayla ölçmeyi başarabilmişti.

17. Risâletü Rubıl-Ceyh: Rubu tahtası adıyla bilinen zamanı biçmede kullanılan astronomi aletinden bahsetmektedir.

18. Haridetü’d-Dürer ve Feridetü’l-Fikir: Takiyüddin, 1584’de kaleme aldığı bu eserinde 60’11 sistemi 10’lu kısımlara ayırmakta ve bunun yollarını göstermektedir.

19. Hülasatü’l A’mal: Gece ve gündüz süreleri üzerinde durmaktadır.

20. Risâle-i Kavsün-Nehâr ve’l-Leyl: 7 sayfadan meydana gelen ve İstanbul Rasathanesi Kütüphanesi, 122/34’te kayıtlı olan bu eser gece ve gündüzle ilgili bazı astronomik meseleleri izah etmektedir.

Kısaca Takiyüddin, Tycho-Brahe ayarında bir astronomdur. Rasathânesini ilmi esaslar üzerine kurmuş ve bu ölçü üzerine incelemelerini sürdürmüştür. Osmanlılarda ilk defa rasathane kuran, ilmi eserleriyle astronomik gelişmelere ışık tutan bir ilim adamı olarak tarihte yerini almıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.